Sevgi savaşları verilmeli

Art arda yaşanan vahşetler insanın içini öylesine daraltıyor ki, hiç bir şey yapmak gelmiyor içinden.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Art arda yaşanan vahşetler insanın içini öylesine daraltıyor ki, hiç bir şey yapmak gelmiyor içinden. Sürekli nedenleri sorar durursun bu kadar acı yüklü, Kaos içinde, cinayet, vahşet, kadınlara yönelik şiddetler, bütün bunlar neden yaşanıyor... Neden oluyor? İlhan Şeşen'in dediği gibi “Neler Oluyor Bize” Bir zamanlar bütün atılan adımların adı sevgiydi. Günümüzde sevginin yerini şiddet aldı, televizyonlarda sokaklarda, ev içinde, söyleşilerde, dizilerde, sinemalarda, yapılan programlarda, meclislerde, herkesten bir ses vahşetlerin, şiddetlerin önüne geçecek somut aranıyor... Hiçbir şey yok... Bu yaşanan acımasızlıkların önüne sadece sevgi geçebilir. Annelere, babalara, öğretmenlere, sanatçılara, medyaya, bilge insanına, psikologlara, yüce meclislere, sanal aleme... Çok büyük işler düşer... Yasaların en kısa zamanda değiştirilmesi şiddete, vahşete, acımasızlığa karşı en ağır cezaların yaptırılması. Okullarda sevgi, saygı, merhamet, iyilik, şefkat dersleri verilmeli. Bunun yanında kitap okuma alışkanlıkları, müzik eğitimleri arttırılmalı toplu taşımacılık, hizmet evlerinde ruh okşayıcı müzik dinletileri olmalı, senaryolar daha çok sevgi içerikli yazılmalı sevgi her şeyin ilacıdır. Bugün sanal alemde on beş yaşında olacak bir kızın yazdıklarını sizinle paylaşmak istedim...
Ah be Özgecan... Biliyor musun? Yarın unutacaklar seni... 2011'de önce tecavüz edilip sonra yakılarak öldürülen Fatma Yazan gibi... Yarın seni unutacaklar Özgecan. Annesinin tecavüzcü ve katilleri tarafından tecavüze uğrayan N.E. gibi... Bak mesela Mert kim diye sorsam magazin sayfalarında ararlar bu ismin karşılığını... Oysa Mert henüz 9 yaşındayken tecavüze uğradı ve boğularak öldürüldü... N.Ç. Kim desem “Yahu N.Ç. kim? Açık konuş!” derler. Oysa N.Ç. henüz 13 yaşındayken 2002 yılında tam 26 kişi tarafından tecavüze uğradı. Mahkeme “Kızın rızası var” diyerek sanıklara çok komik cezalar verdi... Yarın unutacaklar seni Özgecan... Kaçtığı evine dönmek için yardım istediği polislerin ve polislerin arkadaşları tarafından tecavüze uğrayan 16 yaşındaki dünyalar güzeli Gizem gibi... Unutacaklar seni kardeşim... Yazık ki sen bu lanet olası adalet sisteminde öldüğünle kalacaksın ailende tarifi imkansız çektiği acıyla... Yeşim Ayar canım, yüreğine sağlık... Bu ruh hali ile büyüyen çocuklar, yürekler acısı... Bir anne, baba bir çocuğu dünyaya getirmeden önce çok iyi düşünmesi gerekir. Bakabiliyorsa çok iyi, eğitebiliyorsa, doğurmalı, büyütmeli... Toplumumuzun hayırlı evlatlara ihtiyacı vardır. Evlenmek içinde evlenmek olmaz. İki insanın arasında aşk yüklü sevdanın, kültür eşitliği, örf ve adet anlayışı ve ekonomik açıdan iki insanın el ele verip birlikte hayatı üstlenebilmeli. Küçük yaştaki evlilikler mutsuzluğun tetikçisidir. Otuz yaş üzeri yapılan evlilikler daha sağlıklı evliliklerin göstergesidir. Bir çocuk evde, sokakta, okulda, televizyonda ne görüyorsa onu öğreniyor. Hiçbir insan ana rahminden kötü doğmaz. Şartlar insanları bu acımasız kaosların içerisine sürükler. Bugün meclisler yukarıda yazdığım gibi; psikologlar, bilge insanları, öğretmen, anne, baba, sanatçılarla birlikte ortak kararlar almalı sevgi, saygı savaşları başlatmalı. Sevginin yardımcı olamayacağı hiç bir unsur yoktur. Meclisteki büyüklerimiz kendilerine zaman ayırıp spor yapmaları, kitap okumaları, müzik dinlemeleri meclise adım atmadan önce her adayın en az on tiyatro, sinema, konser, şiir, roman kitabı okumalı, ağaç dikmeli politikaya öyle girmeli, sanatın dilinden, ağacın kıymetinden, çocuğun ruhundan, hayvanların arkadaşlığından, çevrenin güzelliğinden, belgesellerin bilgisinden, insan değerinden yaşlıların donanmışlığından, tecrübelerinden bir ülkenin ne büyük acılardan geçerek dünyada yerini alabildiğini bu uğurda savaş veren şehitlerimiz, tarihimiz, var ettiklerimiz... İnsan ayrımı yapmadan adaletli yürüyebilen, anlayışlı, ön yargısız. Paylaşımcı, merhametli, kültürlü, iyiliklerle yüklü güzelliklerin mimarı olmalı. Olmalı ki o meclisi hak edebilsin... Küfürsüz, dedikodusuz, kavgasız, vahşetsiz, iyiliklerle yüklü bir dünya olmalı.

Sizi Seviyorum

Bu haber 5331 defa okunmuştur
  • Fahriye hanım teşekkürler.. cumhur ayar  antalya - 22.02.2015 Yazınızı yine zevkle okudum.... Günümüzde ne hale geldiğimizin penceresi ...Kaleminize kalbinize sağlık...

:

:

:

: