Çanakkale mahşeri

Bu gün, bir şiir paylaşacağım. Hiç unutulmaması gereken Çanakkale zaferini ve o ruhu anlatmaya çalıştığım bir şiir. Ondan önce bir hatırayı da ilave ederek bütün şehitlerimize ve merhum gazilerimize rahmet dileklerimle. Seyit onbaşı’dan bahsedeceğim.
Bu gün, bir şiir paylaşacağım. Hiç unutulmaması gereken Çanakkale zaferini ve o ruhu anlatmaya çalıştığım bir şiir. Ondan önce bir hatırayı da ilave ederek bütün şehitlerimize ve merhum gazilerimize rahmet dileklerimle. Seyit onbaşı’dan bahsedeceğim.

Çanakkale harbinde, Rumeli Mecidiye tabyası, korkunç bir saldırı neticesinde neredeyse tamamı imha edilmişti. Cephaneliğin büyük bir kısmı havaya uçmuş,on altı topçumuz şehit olmuştu.Koca tabyadan geriye kalan;bir yüzbaşı,iki er ,bir de vinci kırılmış ağzına mermi alamayan top idi.

Yüzbaşı etraftaki birliklere durumu haber vermek için uzaklaşmıştı ki erlerden Koca Seyit,denizin üzerinde ateş ve ölüm kusarak ilerleyen düşman gemilerine bakarak derin derin içini çekti gözleri doldu.Mahzun yüreği,düşman karşısında aciz kalmanın ızdırabı içinde ellerini Yüce Mevla’ya açtı ve:” Ya Rabbi,ey kudret sahibi Allah’ım,bana şu an öyle bir kuvvet ver ki hiçbir kulun benden güçlü olmasın” diyerek Rabbine sığındı.

Koca Seyit, dünya aleminden sıyrılmıştı adeta…Artık,sadece rabbinin huzurunda gibiydi.Gözlerinden akan yaşlar yanaklarından aşağı süzülürken,bir müddet” lâ havle velâ kuvvete illâ billah.” cümlesini tekrar tekrar okudu.
Sonra birden “Ya Allah” diye haykırdı ve arkadaşının şaşkın bakışları arasında
215 okka(yaklaşık 276 kiloluk) mermiyi kavrayıp kaldırdı.Demir basamakları üç kez inip çıktı.Sel gibi ter dökerken bir yandan da çatlamış dudaklarıyla “Allahım benden kudretini esirgeme” diyordu.
Nihayet üçüncü mermiyi topa sürdü ve ateşledi.Ve bu mermiyle savaşın kaderi değişti. İngilizler’in Ocean adlı zırhlı gemisi vurulmuş ve denizin üzerini cehnnemi bir alev bürümüştü…
Hadiseyi öğrenen Cevat paşa Seyidi tebrik ederken aynı ağırlıkta bir başka mermiyi kaldırmasını istedi.Koca Seyit şu cevabı verdi:”Paşam,ben o mermiyi kaldırırken gönlüm Allah’ın feyziyle dopdolu idi.Kendimde bir başkalık hissediyordum Cenabı Hak’a yaptığım duaların neticesinde Onun yardımıyla o anda olan bir şeydir o şimdi yapamam kumandanım mazur görün” Bu sözler üzerine Cevat Paşa :”Evladım büyük bir iş başardın, benden bir mükafat iste” dedi. Allah’a kulluktan başka her şeyi gönlünden silmiş olan fedakar yiğit, ruhundaki ikinci kahramanlığı şu sözleriyle sergiledi.”Kumandanım,hiçbir talebim yoktur.Lakin ben pehlivan yapılı olduğumdan günde bir somun yetmiyor.Düşman karşısında daha güçlü olmam için emretseniz de bana iki somun verseler...”! Bu isteğe tebessüm eden Cevat Paşa, O’nu onbaşılıkla mükafatlandırdı. Akşam olduğunda herkese bir, Seyit’e iki somun verildi… Verildi ama o İman kahramanının gözleri doldu,arkadaşları bir ekmekle idare ederken kendisi ikinci ekmeği almaya gönlü razı olmadı,götürüp geri verdi ve bir daha da almadı…
Allah cümlesine sonsuz rahmetiyle muamele eylesin bizi de onların emanetine hakkıyla sahip çıkanlardan eylesin.


ÇANAKKALE MAHŞERİ
Nasıl unuturum Çanakkale’yi
Milletin var oluş destanı vardır.
Anlatmak ne mümkün bunca çileyi
Orada dertlerin harmanı vardır.

Mehmet’im seferde sefer tası yok
Ayakta potini başta fesi yok
Su içmeye vakti matarası yok
Vatana adanmış bir canı vardır.

Kimisi nişanlı köyde sunası
Meleşiyor bir kuzuyla anası
Kiminin başında taze kınası.
Her evin bir nazlı kurbanı vardır.

Vakti sefer olmuş bakmam ardıma
Bütün dünya gözün dikmiş yurduma
Var gücüyle kin kusuyor orduma
Zalimin körelmiş vicdanı vardır.

Bir sabah dağlarda koptu velvele,
Dereler yol verdi kandan bir sele
Baharda yamaçlar bürünür güle
Renginde şehidin al kanı vardır

Bomba sırtı denen yerdir burası
'Sekiz metre siperlerin arası
Cennet’e girmenin gelmiş sırası'
Göklerde bu halin hayranı vardır.

Kaybolan güneş mi gözümde fer mi
Yıkılan gökler mi sarsılan yer mi
Gökten yağmur değil yağıyor mermi
Meydanda son asrın tufanı vardır
Can pazarı olan Sargı yeri’nde
Bin telaş yaşanır her seferinde
Oğlu can veriyor bak ellerinde
Bir doktor babanın figanı vardır.

On beş yiğit ile kahraman Yahya
Milletin gönlünü eyledi ihya
Yıldırım misali yüklendi koya
Morto’da düşmanın hüsranı vardır.

Boğazda sur olmuş Seyit onbaşı
Kapkara bir duman kapladı arşı
Son sözü söyledi dünyaya karşı
Değişen şartların devranı vardır.

Şükürler olsun ki erdik sabaha
Dilerim gidenler gelmez bir daha
Müminler sonunda çıkar felaha
Bu işte Mevla’nın bürhanı vardır.

Hiç bir yiğit diğerinden seçilmez
Böyle bir destana kıymet biçilmez
Can sağ iken 'Çanakkale geçilmez'
Zaferle yazılmış fermanı vardır.


Bu haber 155 defa okunmuştur

:

:

:

: