“Erenköy’de tarihi çarpıttılar”

Her zaman söylerim, savaş korkusu yaşamadığım için kendimi şanslı sayıyorum. Savaş korkusu yaşamadım ama, yaratılan ve kendi içimizde birbirimizle savaştığımız yaşam kavgasından hep korktum.
Her zaman söylerim, savaş korkusu yaşamadığım için kendimi şanslı sayıyorum.
Savaş korkusu yaşamadım ama, yaratılan ve kendi içimizde birbirimizle savaştığımız yaşam kavgasından hep korktum.

Neydi bizi bu kadar acımasız yapan, elbette ilk söylenen sebep, ganimet kültürüdür.
1974 öncesi, toplumu bir arada tutan umut, beklenti, var olanı paylaşma ve savaş korkusunun oluşturduğu birliktelik, 1974 sonrası yerini başka önceliklere bıraktı.
Yanlış politikalar, bedel ödemeden, zahmetsizce kazanılan paralar ve haklar, aynı zamanda, biri yer biri bakar durumları, birlikteliği bencilliğe bıraktı.
Bencillik tarihimizi de etkiledi.

Tarihi olaylar ve gelişmeler, sadece hayatımıza, geleceğimize yön vermekle kaldı.
Tarihi, tarihimizi ne kadar biliyor ve sahipleniyoruz.

Kültürümüzü, tarihimize yön veren olay ve kişileri ne kadar tanıyor, hatırlıyoruz.
Gelecek nesillere, çocuk ve gençlerimize, Kıbrıslılık kültürünü tarihle birleştirip
harmanlayarak, doğru şekilde aktarıp, anlatıyor muyuz?
Daha önce de söyledim, Kıbrıs’ta kimse masum değil.
Doğruları, öğrenmek, öğretmek şeffaf ve açık bir şekilde, nesillere aktarmak en başta geçmişi pekiştirir.
Yalanlar, eksiklikler, tek taraflı, ön yargılı anlatımlar, gerçeklerin yerini tutmaz ve gerçek tektir, o da günün sonunda ortaya çıkar.
Kıbrıs’ta her iki toplum en başta barışmalı, birbirini affetmeli, özür dilemeli, hatalarından ders almalı, Kıbrıs’taki sorumluluğu paylaşmalı.
Bunlara gelene kadar, Kıbrıs’ta yapılan en büyük hatalardan biri tarihi çarptırmak oldu.
Tarihi yalanlamak, sadece kendine göre dizayn etmek ve en tehlikelisi bunu geleceğe aktarmak birçok sorunu beraberinde getirdi.
Halil Sadrazam, emekli kurmay albay ve bir tarih meraklısı.
Kıbrıs’ın geçmişine, daha önce yaşanan ve bugün bile izlerini bu topraklarda yaşadığımız dönüm noktası olayları araştırıyor, her iki tarafa ait belgeleri karşılaştırıp, doğruları buluyor ve bunları yazıyor.
Kıbrıs’ın savaş tarihini anlatan kitapları var.
Konuyla ilgili bir sohbetimiz oldu.
Kıbrıs Türkünün mücadelesinde önemli bir kilometre taşı Erenköy’le ilgili şu notları aktardı;
“Kıbrıs’lı gençler farklı bir nedenle Erenköy’e gönderildiler. Türkiye de eylem yapmasınlar, tantana çıkarmasınlar diye gönderildiler. Erenköy’e öğrenciler yerine, asker gönderilebilirdi. Bu daha garanti ve güvenli olurdu. Üniversite öğrencileri, Kıbrıslı Türklerin geleceğiydi. Ülkeye yön verecek, üretecek, ülkeyi ileriye taşıyacak, yeni ve genç neslin temsilcileriydi. Bir yerde geleceğimizi de tehlikeye attılar. Söylediğim gibi amaç farklıydı. Erenköy olaylarının yaşanmasında, Kıbrıslı Türkler de masum değil. Buraya gelip silahı, bombayı, havanı gören öğrencilerde bir güven oluştu. Ve bazı Rum köylerini taciz etmeye başladılar. Bu sebeple, Rumlar buraya saldırı düzenlediler.

Hatta Yunanistan, Türkiye’ye “Kıbrıs’lı Rumların morali bozuk, ada üzerinde uçaklı bir geçiş yapalım ki moralleri düzelsin” diyerek bir ricada bulundu. Ve Türkiye de buna izin verdi. Yunanlılar adayı bombaladı.”

Sadrazam komutanın belgelere dayalı olarak anlattıklarından sadece bir kesitini aktarabildim.

Yalan, yanlış veya eksik, herhangi bir şekilde tarihi çarptırmak hiçbir amaca hizmet etmez, gün gelir gerçekler saklandığı yerden çıkar ve tokat gibi çarpar.

Bu haber 492 defa okunmuştur

:

:

:

: