Kadın ve girişimcilik

Bugün Lefke Avrupa Üniversitesi’nde moderatörlüğünü üstlendiğim “Kadın ve Girişimcilik” paneli düzenliyoruz.

Bugün Lefke Avrupa Üniversitesi’nde moderatörlüğünü üstlendiğim “Kadın ve Girişimcilik” paneli düzenliyoruz. Bu Panelde gerek ticari gerekse sosyal girişimci olarak başarısını kanıtlamış üç değerli konuşmacımız olacak. Eski Ekonomi Bakanı ve Otelciler Birliği Genel Koordinatörü Ayşe Dönmezer, Kıbrıs Türk İş Kadınları Derneği Başkanı Şenay Ekingen ve Evrensel Hasta Hakları Derneği Başkanı Emete İmge kendi hayat tecrübelerini ve başarı hikayelerini katılımcılara aktaracak ve soruları yanıtlayacaklardır.
Ben de bu panel münasebeti ile kadın ve girişimciliğe yönelik hafızamı güçlendirmek için kısa bir araştırma yaptım ve bu araştırma sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle 8 Mart günü neden dünya kadınlar günü olarak kutlandığına tekrar vurgu yapmak istiyorum.

8 MART GÜNÜ NEDEN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ?..

Her yıl 8 Mart’ın Kadınlar Günü olarak kutlanması aslında trajik bir öyküye dayanmaktadır. Bugünün adı tam olarak “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”dür. Amerika New York’ta 8 Mart 1857 tarihinde gerçekleşen üzücü bir olay bu tarihin her yıl Kadınlar Günü olarak “anılmasına” neden olmuştur. Zira 8 mart 1857 tarihinde New York’taki bir tekstil fabrikasının 40 bin işçisinin daha iyi koşullar için yaptıkları grev onların sonunu hazırlamıştır. Grevi engellemek isteyen polislerin, işçileri fabrikaya kilitlemesi ve ardından fabrikada yangın çıkması işçilerin feci şekilde can vermesine sebep olmuştur. Bu olayda ölen 129 işçinin birçoğunun kadın olması, 8 mart tarihinin anma günü olmasına neden olmuştur. 1977 yılında Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması resmen kabul edilmiştir (http://anasayfahaberleri.com/8-Mart-Dunya-Kadinlar-Gunu-Neden-Kutlanir/1747).
KADININ MAĞDURİYETİNE İLİŞKİN DÜNYA GERÇEKLERİ NELER?
Dünya Kadınlar Gününün her yıl ciddiyetle kutlanmasının en önemli sebebi kadınların halen daha erkeklere göre her alanda eşit haklara ve imkânlara çeşitli nedenlerle sahip olamamasıdır. Buna ilişkin başlıca istatistikler aşağıdaki gibidir (http://bilgimce.com/belirligun/dunyada-turkiyede-kadinlarla-ilgili-istatistik.html).

Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;
• Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.
• Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.
• Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.
• Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.
• Kadınların yaklaşık yüzde 47'si ilk cinsel ilişkilerini zor kullanılarak yaşıyor.
• Mültecilerin yüzde 80'i kadınlar ve çocuklardan oluşuyor.
• Halen en az 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunuyor.
• Her üç kadından biri dayak yiyor, zorla seks yapmaya zorlanıyor ya da tacize uğruyor, ve
• Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i erkek partnerleri tarafından öldürülüyor.

Türkiye’den Rakamlar;

• Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.
• Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.
• Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.

KKTC’de durum;
Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’nin 13-65 yaş arasındaki kadınlarla yaptığı ankete göre ülkemizdeki her 5 kadından biri şiddete maruz kalıyor. Bu araştırmada ortaya çıkan oran KKTC’deki yetişkin kadın nüfusu ile kıyaslandığında (yaklaşık 72 bin kadın) şiddete maruz kalan kadın sayısı da yaklaşık 14 bin olarak ortaya çıkıyor. Rakamlarla ortaya konan bu ürkütücü gerçek halk arasında “KKTC’de kadına şiddet yok” inancını da çürütmüş oluyor.Öte yandan, 2005 yılında Lefkoşa, Mağusa, Girne, Lefke, Güzelyurt ve Karpaz’da 13-65 yaş arası 500 kadına yönelik bir anket çalışması yaptıklarını ifade eden Ebru Çakıcı, “Araştırmaya katılan her 5 kadından biri eşinden en az 1 defa tokat yediğini, her 10 kadından biri yumruk, tekme gibi ağır şiddete maruz kaldığını, her 20 kadından biri ise eşi tarafından sopa ve kemer gibi aletlerle dövüldüğünü belirtti” dedi (http://www.haberdarkibris.com/14-bin-kadin-dayak-yiyor-25618h.htm).

GİRİŞİMCİ VE SOSYAL GİRİŞİMCİ KAVRAMLARI

Bir kişinin girişimci olabilmesi için;Risk ve sorumluluk üstlenebilen, Dinamik bir kişiliğe sahip, Yeniliklere ve gelişime açık, Büyüme tutkusu olan bir kişi olması gerektiği söylenebilir.Bir sosyal girişimciise , toplumun karmaşık sorunlarına çözümler üretir. ÇÖZÜM ÜRETİRKEN DE DAİMA OLAYLARA OLUMLU YAKLAŞIR. ELEŞTİRDİĞİ HER ŞEYİN BİR GÜN BİR ŞEKİLDE ÇÖZÜLEBİLECEĞİNE İNANIR. Girişimci, genel anlamda, üretim için gerekli kaynakları bir araya getiren kişidir. Girişimcilik de, girişimcilerin risk alma, fırsatları kovalama, hayata geçirme ve yenilik yapma süreçlerinin bütünüdür (http://ugurdemir.info/wp-content/uploads/2013/03/1-Giri%C5%9Fimcilik-Kavram%C4%B1-ve-%C3%96zellikleri.pdf).
Sosyal Girişimcinin sahip olması gereken başlıca kişisel özellikler; Toplumsal sorunların farkında olmak, Başarılı olma isteği, Mücadelecilik ve azim, Sorumluluk ve risk alabilme arzu ve yeteneği,Yaratıcılık ve fırsatları sezebilme yeteneği, Planlı çalışma ve araştırma yeteneği, Başkalarıyla çalışabilmek, onlara güvenebilmek ve ilişki içerisinde olduğu kişilere güven verebilmek, Eksikliğini, sınırlarını bilmek ve tavsiyelerden yararlanabilmek, Zor şartlarda ağır çalışmalara hazır olmak, Kendini geliştirme arzusu, ve Başkalarını etkileyip onları da çalışmaya katabilmektir (Hülya Denizalp, 2007).
Kadın girişimcilik ile ilgili aşağıdaki temel istatistikler, kadınların hak ettiği yere gelmeleri için Kadınlar Gününü kutlamada ve her gün yapılması gereken mücadelede daha kararlı ve azimli olmayı gerektirmektedir.
Kadınların Toplam Girişimcilere
Oranı (%)
Kadınların
İşgücüne Katılım Oranı (%)

ABD 41 72
AB 28 59
OECD 25 62
TÜRKİYE 9 27
Kaynak: Cenk Kaan Gür, “Kadın Girişimciye Garanti Yaklaşımı”,www.kadingirisimciler.org.tr/.../Cenk%20Kagan%20G

KKTC’de Ekim 2004’de istihdam edilenlerin, % 33.2’sini (28 826 kişi) kadınlar oluşturmaktadır. İlçe merkezlerinde kadın istihdamın ilçe merkezlerindeki toplam istihdam içindeki payı % 34.8 iken, bu oran bucak ve köylerde % 31.7 olarak tahmin edilmiştir. İstihdam edilen kadınların (28 826 kişi) % 80.3’ü hizmetler sektöründe çalışmaktadır. Kadınların % 72.0’ı ücretli ve maaşlı, % 6.1’i yevmiyeli, % 2.6’sı işveren, % 11.1’i kendi hesabına, % 8.2’si ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır (http://www.devplan.org/Isgucu/2004.pdf). DPÖ verilerine göre KKTC’de Kadın İşveren Oranı ise aşağıdaki gibidir.

KKTC’de Kadın İşveren Sayısı, Ekim 2014 KKTC’DE Kadın İşveren Yüzdesi, Ekim 2014
KADIN 3,948 23
ERKEK 13,638 77
TOPLAM 17,586 100

KADIN GİRİŞİMCİLERİN KARŞILAŞTIĞI TEMEL ENGELLER
Yukarıdaki tabloyu yaratan temel nedenler az veya fazla tüm ülkelerde nerede ise ortaktır. Bunlar başlıca Sermaye Eksikliği,Toplumun Geleneksel İnanç ve Baskısı,Cinsiyete Dayalı Rol Ayrımcılığı,Cinsel ve Duygusal Taciz (MOBiG),Cam Tavan Engeli,Sosyal Pozisyon ve İletişim Engeli,Yasalardan Kaynaklanan Engeller, Basmakalıp Yargılar (Güvensizlik, Tecrübe Eksikliği ve Başarısızlık Beklentisi),Rol Çatışması,Eğitim Düzeyinin Düşük Olması,Zaman Darlığı, Sosyal Sorunlar,Sağlık ve Psikolojik Sorunlar, ve Girişimcilikte Rol Modellerinin Eksik Olmasıdır (Abdullah Soysal, Türkiye’de Kadın Girişimciler..).
ÖZETLE YUKARIDAKİ ENGELLER KALKTIĞI ORANDA KADININ ERKEĞE GÖRE MAHRUMİYETİ VE MAĞDURUİYETİ ORTADAN KALKACAKTIR.

Bu haber 514 defa okunmuştur

:

:

:

: