Böyle “vatanseverliğe” üzülüyorum

Kırk yıl arkasına saklandık.
Kırk yıl arkasına saklandık.
Dünya, Avrupa herkes bize karşı, bütün ambargolar bize.
Spora bile siyaseti karıştırdı, bizim dışımızdaki dünyalılar.
Tabi ki doğrudur, elbette kabul edilemez, ters olan bunu bir tek biz biliyoruz ve sadece kendimize sakaldık.
Tüm bunlar yıllarca tepe tepe kullanıldı, ortaya çıktı ki kandırıldık.
Siyaset kendini toplumda dâhil olmak üzere her şeyin üstünde gördü.
Kıbrıs Türk insanının bilinen sebeplerden dünya kamuoyunda spor ambargosuna maruz kalması, açıkça siyasi sebeplerin sporla bağdaştırılması sonucu ambargo uygulanması yetmedi.
Kuzey Kıbrıs’taki siyaset de spora müdahale etmeye çalıştı.
Siyaset elbette her işin içinde.
Her türlü olumsuzluğun, çözülmekten çok, daha da büyümesi bundan.
Türkiye mesela, ya da güney, zamana, şartlara göre her türlü yeniliği yapıyor, uygulamaları değiştiriyor, geliştiriyor.
Kuzey Kıbrıs, gün geçtikçe geriliyor, artık yerinde bile saymıyor, sanki her şey yolundaymış gibi bir rahatlık var ki, gerçekten ilginç.
Spor, siyaset, futbol, FIFA, TFF, KTFF, KOP, özür, derken bundan sonra ne olacak?
Süreç devam edecek, biz olmaya çalıştıkça, bu gibi engeller hep karşımızda olacak.
“Kendi evimizin efendisi olacağız” diyenler, esasında kendi koltuklarının efendisi bile olamadılar.
Milliyetçiliği, halkçılığı, vatanseverliği, sadece birkaç söze hapsedenler, gerçek toplumcu, ulusalcı, birlikçi olmaya çalışmadılar.
İşin popülizm, hassas duygularla oynama, şükran edebiyatı ile kendi olmaya çalışmama, bu duyguları istismar ederek iktidara gelme ve kalma dışında, bir çizgi oluşturmadılar.
Kendi olmak, kendine ve temsil ettiği zümreye göre, onuru, gururu taşımak ve asla yerlere düşürmemek.
Ne söylediğini, ne istediğini, ne duyduğunu ve düşündüğünü unutmamak, taşıdığı sorumluluğun ağırlığını iliklerinde hissetmek.

Vatanseverlik, vatanının üzerinde yaşayan insanlardan, toprağından, dağından, taşından, toprağından, kurumlarından, kum tanesinden, bir damla suyundan, endişe duymaktır.
Toplumunu, insanını, geçmişiyle, bugünüyle ve geleceğiyle değerlendirmek, geçmişi istismara, bugünü popülizme, yarını belirsizliğe bırakmadan, her türlü düşünceyi vazife edinecek, bağımsız, bağlantısız adımlara ihtiyaç var.
Tek havayolun boş yere elinden gitmiş, dağların oyulmuş, delik deşik olmuş, denizlerin birilerinin geçim kapısı yapılmış, insanların bölünmüş, bu toprağa rant için yapılmayan kalmamış, toplumun, kurumların, saygı görmüyor, savunman, paranın kontrolü senin elinde değil, sen vatanseverliği sözcüklere hapsetmişsin neye yarar.
Neye yarar, şehirler, yollar, mahalleler, sokaklar, kültürel değere ait ne varsa senin değil artık, neye yarar şimdi sözcükler?
Üzülüyorum, gerçekten bu halimize üzülüyorum.
Kırk yıldır, taş taş üstüne koymayan, kendi tarihini yaşatmayan, öğretmeyen, dışlayan, bölen, ayırımcılık yapan, adaletsizlik yapan, bu vatanseverliğe üzülüyorum.




Bu haber 599 defa okunmuştur

:

:

:

: