Cumartesi günü güzel başladı

Tüketiciler Derneği bizi ödüle layık gördü ve gidip ödüllerimizi aldık. Gururluyduk. Mutlu bir şekilde kanala geldik.



Nihan YÜCEL

nihanyucel@adatv.tv

Tüketiciler Derneği bizi ödüle layık gördü ve gidip ödüllerimizi aldık. Gururluyduk. Mutlu bir şekilde kanala geldik.
Sevgili Olesya’nın program çekimi vardı ve hazırlanıyordu.
Murat ise yoğun bir koşuşturmaca içindeydi.
Ama her zamanki heyecanlı ifadelerin yeri,hüzüne bırakılmıştı sanki o gün.
Sonra bir anda Melisa’nın geleceğini hatırladım. Yaklaşık bir haftadır Olesya, Melisa’nın sağlık durumu ile ilgili araştırmalar yapıyordu. Sosyal paylaşım sitesinde onun için yardım çığlıkları vardı. Okuduğum anda beynimden vurulmuşa döndüm, hayata sımsıkı tutunan minik bir yüreğin hayat hikâyesini…
Günler geçti ve Olesya’nın programına konuk geldiler.
Yoğun koşuşturmacanın sonunda habere dalmışım. Bir ağlama sesi ile irkildim. Hıçkıra hıçkıra içini çeke çeke bir çocuk ağlıyordu. Nupelda ile yukarıya çıktık. Ve işte o an… Melisa gözyaşlarına boğulmuş babasının bacağına yapışmıştı. Annesini istiyordu. Annesi ise Oelsya ile program kaydındaydı. Susturmaya çalıştım. Babasının başaramadığını ben nasıl başaracaktım? Annesi yanında değildi, kapalı bir kapının ardındaydı. Çaresizdi Melisa. Sadece Anne diyebiliyordu. Onu bir şekilde ikna ettim. Annesini görünce ne Murat, ne Nupelda ne de ben onu tutamadık. Hemen annesinin yanına koştu. Aslında koşmaması lazım çünkü Allah korusun düşerse ve başını çarparsa belki de geri dönüşü olmayan bir yola girilebilir. Murat ile göz göze geldik ve sadece yaşlı gözlerimizle birbirimize tebessüm ettik. İçini çekerek annesine sarıldı Melisa. Annesi de kızının rahatsızlığını Olesya’ya anlatıyordu. Sesini duyurmaya çalışıyordu ekranlardan. Masanın üzerinde röntgenler, hastane raporları… Diğer yanda da Melisa’nın bana bakan boncuk gözleri… Kayıt süresinde onu kamera arkasından neşelendirmeye, onun dikkatini dağıtmaya çalıştım. O an aklımda ne haber ne de başka bir şey vardı. Sadece Melisa’nın mutlu olmasını istiyordum deli gibi…Çok komik deyip gülüyordu. O güldükçe yüreğimin bir yerinde sızı hissediyor, bir yandan da onu güldürdüğüm için mutlu oluyordum. Çünkü o mutluydu. Bu kadar hayat dolu, güzel, sevgi dolu, ipek saçlı, bir çocuk neden bu durumdaydı?Kayıt bittiğinde hepimizi defalarca öptü kokladı. Bizde onu. Aramızda zıpladı, oynadı. Ondan ayrılırken annesinin gözlerine baktığımda çaresizliğini, kızı için çırpınışını gördüm.
Maddi imkansızlıklar Melisa’nın hayatına mal olmamalı. Elimizden ne gelirse yapmalıyız. Bırakın Cumhurbaşkanlığı seçimini, bırakın birbirinizi yemeyi, bırakın artık gereksiz işlerle uğraşmayı. Hayat elimizden kayıp gidiyor. İnsanlar çaresizlik içinde sessiz çığlıklarını size duyurmaya çalışıyor. Duyun artık bu insanların yardım çığlıklarını.
Bir yudum insan olalım. Bir umut olalım. Melisa’nın aydınlığa açılan kapısının açılmasını sağlayalım. Hadi birlik olalım.
Yüreğimiz zaten Hüseyin Luricinalı ile bir kez daha dağlandı. Canımız, içimizden yüreğimizden biri daha ellerimizden kayıp gitti. Tutamadık. Melisa için umut olalım. Onu aramızda tutmayı başaralım. Onu kurtaralım…

Bu haber 972 defa okunmuştur

:

:

:

: