GÜNE BAKIŞ

Bir pazar sabahından günaydınlar…

Bir pazar sabahından günaydınlar…

İnsan ömrü durmadan tekrarlanırmış gibi geliyor insana… Elbette değil… Aylar, haftalar, hatta günler geçip giderken arkasından bakakalıyoruz… Çok hızlı… Dün gibi… Yeni yıla daha dün girdik ama mart ayı da geride kaldı sayılır…
Sanırım marifet zamanın akışı değil, bizim onda neler yakaladığımızdır… Haydi gelin USTA BALIKÇI gibi oltamızı sallayalım, bakalım kısmetimize neler çıkacak? Kısmet diyoruz ama plan programa da bakar bu işler… Hafta sonu için birkaç gün önceden HAFTA SONU planı düşündünüz mü? Kimlerle görüşeceksiniz? Birlikte kararlaştırılan bir piknik ya da gezi var mı? Kimler ziyaret edilecek? Elbette kendinizi günün akışına da bırakabilirsiniz… Eh! Artık ne çıkarsa bahtınıza…

GÜNCELLEME
.....
gelin önce
sözün mührünü çözelim
bir güzel...
bir DOST selamı alalım
dünlerden...
bulabilirsek eğer
ruhumuzdan
bir de kopya çekerek başlayabiliriz...
siyah/beyaz olsun ama
biraz da gri...
yaşam sınavında
ne zaman sınıfta kalmıştınız
yoksa GEÇER not muydu
hatırladıklarınız?
.....
Ayşe TURAL

YAĞMUR

Dışarda usul usul, sine sine yağmur yağıyor... Beşparmaklar ince bir tülle örtülü... Deniz gökyüzüyle bir olmuş... Gri...
Her damla ağaçlara, çiçeklere ve sonra toprağa dokunuyor... Kucaklıyor... Seviyor...
Doğanın harikası bu... Yağmur her şeye can veriyor... Temizliyor... Pırıl pırıl yapıyor...
Dilerim ruhlarımızı da daha güzel yapar...
Ne HARİKA değil mi?

' Yaşlılık, sizi aşka karşı korumaz... Ama AŞK, bir ölçüye kadar sizi YAŞLANMAKTAN korur...'
Jeanne Moreau

SONRALARINIZ
ne zamandan beri
bu SONRALAR
zamanı ötelere
iteleme telaşı...
keşkelere tutunurken
nasıl da
kayıp gider elinizdekiler
farkında mısınız?
bir sonradan görme
şaşkın bir ivecenlikle
bin bilinmezliklere karışır
SONRALAR sonraları doğurur...
SABIRTAŞIna inat
zamanlar kayıp giderken
sonraların nal seslerini
duyuyor musun?
Ayşe TURAL
VAZGEÇİŞLER...
Şu aralar hayatın içinden gelen hikayeler dinliyorum... Ortak paydalar vazgeçişler... Ister istemez soruyorum: Neden?
Bir adım atıyorsunuz... Sabırla, iyi niyetle karşınızdakini tanımaya başlıyorsunuz... Derken... Derken... Bir kırılma yaşıyor taraflardan biri / fay hattı gibi /
Sonrasında bir vazgeçiş... Incir çekirdeğini doldurmayacak basit bir şey kurcalıyor kafayı herhalde... O her neyse paylaşmayı bilmelisiniz gençler... Konuşmalısınız...
Niçinler, nedenler açık yüreklilikle konuşulmalı ki; önünüzde uzanan zamanlara soru işaretleri ile yürümeyesiniz...
Konuşma yok... Açıklama yok... Bir soğukluk ve kendini çekme...
Henüz beyin okuma gerçekleşmedi beyler! Hanımlar!
Karşınızdakine açık kalplilikle düşüncelerinizi söyleyin... Korkmak, saklanmak, susmak... Sizi hiçbir yere taşımaz...
Bireyler ne istediklerine önce kendileri karar vermelidir... Başkalarının duygularıyla oynamayın... Kimse sizin eğlenceniz değil...
Unutmayın sevgiye EMEK verenler kazanır her zaman...
Sevgiyle kalın...
ACIMASIZLIĞIN KAPILARI
ne incesiniz öyle
bir o kadar da zarif
inceliğiniz
tutuyor kapılarını
acımasızlığın...
tatlı bir tebessüm mü
dolaşan solgun dudaklarınızda
yoksa
dünlerden kalma bir sevda mı? ...
siz
kırılganlıklar ötesi
bir bakışı
taşırken eteklerinizde...
kanadı kırık kelebek misali
hayatınıza giremedi mi
masalsı sevdalar? ...
Ayşe TURAL
SEVGI CÖMERTLİĞİNİZ...
'Başkalarına cömertlikle verdiğimiz SEVGI, aslında kendimize sakladığımız SEVGİ'dir...' der Elbert Hubbart
Demek ki hepiniz, hepimiz içtenlikle sevgimizi veriyoruz..
SUNA Tanaltay da hemen her konuşmasında ' Sevgi veriş- alıştır...' Derdi ...
İşte bunu iyi öğrenmiş yürekler, dağıttıkça çoğalacağını biliyor sevginin...
Bana verdiğiniz sevgilere şükran duyuyorum...

Ayşe TURAL

INSAN
insan
kendine baktıkça
küçülüyor sanki yavaş yavaş...
insan
kendine DOKUNDUKÇA
yaşlanıyor sanki ağır ağır...
insan
kendini dinledikçe
büyüyor sanki kocaman kocaman....

Ayşe TURAL

BELLEK SEVECENDİR...

Yaşadıklarımızdan yola çıkarak hayatımıza bir göz atalım isterseniz...
Geçmişin tozlu sayfalarında kimlere rastlamayız ki! Hayatımıza girenler, sevgililer, dostlar, arkadaşlar... Kısa süre şimşek hızıyla hayatımıza giren ortalığı toz duman edenler...
Ansızın bir söz, bir renk, bir koku yıldırım gibi dalar şu anın içine... Isimler, yerler bile unutulmuşken siyah- beyaz bir film başlar...
Neyse ki bellek sevecendir... Hele benim gibi pozitifseniz hep güzel olayları biriktirirsiniz... Doğal olarak da biraz burnunuzun direği sızlar... Eh! O kadarcık da olsun ama... Yaşanan her güzel olay değerlidir...
Sevgiyle güzel gün dileklerim sizlere...

ALINYAZIM

alınyazım dokunurken yüzüme
rüzgara boyun eğiyor salkım söğütler...
derken
zamanı öğütüyor yel değirmenleri...
sahi
gelecek
Ne zaman gelecek?

Ayşe TURAL

Güneş saklandı bulutların arkasına...
Gökyüzü dudaklarını büktü... Ağlamaya hazırlanıyor...
Kocaman bir kuş sürüsü geçiyor çığlık çığlığa başımın üzerinden...
' seni çok seviyorum YAŞAMAK...'

O ZAMAN

o zaman
ben çocuktum...
ne kocamandı ağaçlar
uçsuz bucaksızdı gökyüzü...
kalabalıklar içinde
kaybolacağım sanırdım...
şimdi büyüdüm
ne küçücük şu DÜNYA...

Ayşe TURAL

AKŞAMLAR

eteğindeki hüznü geceye dökerken kollarımızla sararız üşüyen ruhumuzu...
İşte o zaman, bir fincan tarçınlı çay için...
Dünyanın bir başka yerinde, kendine sarılan birinin daha var olduğunu geçirin aklınızdan... Adını bilmediğiniz, yüzünü görmediğiniz bir başka yürek...
Haydi şimdi...
Başınızı kaldırıp ona gülümseyin... Gördünüz mü?
Yalnız değilsiniz...


SEVGILIYE

ömrümün kışında
baharımsın
gün ışığım
sevgi bağım
gönül denizimde yıkan...
al ellerimi
ısıt avuçlarında
gülüşün düşsün düşlerime...

Ayşe TURAL

' Birbirini ANLADIKÇA...
Birbirine DOKUNDUKÇA...
Birbirini SEVDİKÇE çoğalıyor INSAN...'

Ayşe TURAL

EKMEK KAVGASI
Şu yaşam
Hiç de kolay değil senin için
Küçük adam…
Gün boyunca
Ya simit satmalısın “ gevrek”
Ya da çifti
Bilmem ne kadar olan çorap…
O da olmazsa
TARTI başında
Çiklet parasına
ADAM tartmalısın…
(Ayşe Tural)

SİZ SİZ OLABİLİYOR MUSUNUZ?
Y

apılan her söyleşi, söylenen her merhaba, hayatınıza birilerini getirir. Bildiklerinize birilerini daha katar. Bu yüzden değil midir ki, her ' MERHABA' diyeni gönülden selamlayışım...
Çoğunu nereden tanıdığımı unuturum. Sadece öğrencilerimle ilgili ayrıntıları, yıllar geçse de üstünden, sevgiyle hatırlıyorum... Ne mutlu bana ki onların yüreklerinde parmak izim kalmış...
Eğer siz siz olursanız, maskeler kullanmadan,en duru halinizle ve doğal görünürseniz ve elbette o halinizden önce siz hoşnutsanız... Mesele kalmamış demektir.Güzel dostluklarda buluşmak dileğiyle...

DİLEĞİM....

HER YENİ GÜN BİZİ YENİ SINAVLARA TAŞIR...
YAŞAM BİR KEZ DAHA ŞAŞIRTIR...
UMMADIĞIMIZ OLAYLARLA YA DA KİŞİLERLE KARŞILAŞIRIZ...
BEKLEMEDİĞİMİZ ANLAR YAŞARIZ...
DİLERİM
HER AN YÜREĞİMİZİ UMUTLARLA,
SEVİNÇLE,
MUTLULUKLA VE
HUZURLA DOLDURSUN...
DEVİR NE KADAR DEĞİŞTİ...
İnsan denilen o çok akıllı yaratık, artık manevi değerleri önemsemiyor artık. Dini imanı para, mevki... Hep daha az çalışıp kolay yoldan para kazanma derdinde ne yazık ki! Çıkarı yoksa size selam bile vermiyor. Neyse ki toplumda iyiler de var...
İnsani değerlere önem veren, saygı, dayanışma, yardımlaşma, dürüstlük, sözünde durma, iyilik yapma gibi erdemleri ailesinden, çevresinden öğrenmiş, bunları onurla taşıyan insanlar da var... Neyse ki varlar da yüreğimize su serpiyorlar. Yoksa işimiz duman...

DEĞİŞİM
her şey değişti diyorlar
eski baharlar
eski yazlar kalmamış...
öyle ya
eski değerlerin olmadığı
onurun, gururun
para ile
değiş-tokuş edildiği dünyada
mevsimler değişmiş
çok mu?
(Ayşe Tural)
ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR HARİKA MI(?)
Bu sabah Lefkoşa'daki arkadaşlarımla sabah kahvesindeydim. Dönüş yolunda her zamanki alışkanlığın radyo dinliyorum. Arabamda radyo hep açıktır. Bir radyo kanalında çocuklarla söyleşi var. Hiç kaçırır mıyım, onların hayata bakışı beni çok şaşırtıyor. Dikkatle dinliyorum.
Spiker 4- 5 yaş aralığındaki çocuklara büyüyünce ne olmak istediklerini soruyor. Birisi ' Ben MARKETÇİ olacağım.' diyor. Nedeni sorulunca da orası her şey satıyor, hepsini alabilirim diye cevap veriyor. Diğer çocuğa aynı soru soruluyor, hemen cevabı yapıştırıyor. ' BANKACI olacağım.' diyor. Neden sorusuna gelince kendinden gayet emin, ' Onlar durmadan para veriyor,parayı çok seviyorum...' diyor.
Hem kahkahalarla gülüyorum bir yandan da kara kara düşünüyorum... O yaşlarda bizim paradan puldan haberimiz yoktu, sokakta MUTLU MUTLU oyun oynardık...
ŞİİR/ ATIM
bu gece
gün ağarırken
şiir/atıma bineceğim...
Kafdağının ardında beni bekleyen
düşlerime koşacağım
hem de dört nala...
mavi elbisem
uçuşacak mutluluk rüzgarında...
anne
bez bebeğimle kokulu kalemlerimi de ver
belki şiirler yazarım orada...
(Ayşe Tural)

NE ZAMAN ÖZGÜRLEŞİRİZ?
' Kendinizi tanımaya başladıkça özgürleşirsiniz.' der Jean Paul Sartre. Sorgulamaya başladıkça, niçin, neden, kimin için, hangi amaçla... dedikçe içinden çıkamayacağınız hissine kapılırsınız, hatta paniklersiniz...
Aslında tam da o noktada kafanızdaki ve ruhunuzdaki yumaklar çözülmeye başlar. Sabır gösterirseniz, yaşamın aldanışlarını yakalar, kendi aynanızda kendinizi MAKYAJSIZ- MASKESİZ görme cesaretini bulurunuz....
Elbette gerçeklerle yüzleşme, her kişinin değil ER KİŞİnin harcıdır... Kocaman yürek ister...

NEHİRLERİM SANA AKAR

ne zaman
bir kuş ötse dalında
kocaman bir çınarın
yaşamın öyküsü düşer aklıma
SEN düşersin...
ne zaman
bir yaşamak düşünsem
gözkamaştıran güneşler
konuk olur
gönül bahçeme...
güzellikleri çağırınca
melekler adına
sevgiler yağar evrenime
içimin nehirleri
durmadan sana akar, bilirim...
(Ayşe Tural)

GÜZEL SABAHLARDA GÜZEL GÜNLERE UYANALIM…. Mutlu pazarlar efendim…

Bu haber 243 defa okunmuştur

:

:

:

: