BM seçimlere günler kala müzakere diyor

Öncelikle belirmeliyim ki Kıbrıs da var olan barışı bozmayacak bir anlaşmayı ve Kıbrıs Türk halkının haklarının korunduğu bir sistemi destekliyorum

 

Erkan Eğmez

Öncelikle belirmeliyim ki Kıbrıs da var olan barışı bozmayacak bir anlaşmayı ve Kıbrıs Türk halkının haklarının korunduğu bir sistemi destekliyorum. Ancak bu şekilde KKTC de Cumhurbaşkanlığı seçimlerine üç hafta kala mayıs ayında esaslı müzakere mesajı veren BM bir şeyler hesaplıyor, bunları geçmiş de gördük. BM Kıbrıs özel temsilcisi EİDE Kıbrıs’a geldi iki lider ile görüştü, müzakere heyetleri ile görüştü ve müzakerelerin başlaması konusunda umutlu olduğunu söyledi, bu kadarı ile kalsa anlarım ancak kalamadı ve mayıs ayında müzakerelerin başlayacağının sinyalini verdi.
Geçtiğimiz haftalarda Rum basınının, aslın da devlet televizyonu PIK iddialarını şu şekilde gelişti.

KKTC Dış İşleri Bakanı Özdil Nami ABD ye güvence verdi ki nawteks uzatılmayacak. Rum hükümet sözcüsü geçen hafta ABD de bazı temaslar gerçekleştirdi ve oradaki yetkililer bu güvenceyi aktardı bundan dolayı da Rum başkan Anastasiadis bunu olumlu bulduğunu ancak yeterli olmadığını ve araştırma gemisi Barbarosunbölgeyi terk etmesi gerektiğini dile getirdi. Müzakerelerin başlayabilmesi için nawteks ilan edilmeden önceki koşulların yerine gelmesi gerektiğini net olarak talep etti. Nami’nin bu sözü verip vermediğini bilmiyoruz bu Rum tarafının iddiası.

Rum tarafı kazı işlerine devam ediyor onların egemenlik hakları olduğu için iddialarına göre, her araştırma iznini verme hakkına sahiptirler. Rum Dış İşleri eski bakanı Lillikas, Rum tarafının izinleri ile yapılan araştırmalarda doğal gaz bulunamadı söylemlerinin bir oyun olduğunu düşünüyor. Rum tarafına egemenlik iddiaları konusunda BM herhangi bir ikazda bulunamıyor, çünkü Rum tarafı haksız bir tanınma ile kendi lehlerine bir durum yarattılar. Tüm dertleri Türkiye bölgeden ayrılsın özellikle doğal gaz arama konusunda ve dünya ya ispat etsinler ki egemen devlettirler.
BM’nin KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerine üç hafta kala mayıs da müzakereler başlayacak açıklamasınıseçimlere müdahale diye değerlendiriyorum. Bu açıklama tamamı ile halen Cumhurbaşkanı olan Dr. Derviş Eroğlu aleyhinedir, şunu yaratmaya çalışacaklar. Müzakerelerde sonuç alıcı bir döneme giriyoruz,

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nu beş yıllık geçmiş dönemde anlaşma için yapıcı olmadığını gördük. Yeni dönemde Derviş Eroğlu dışında bir adayı seçmelisiniz ki Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm bulunabilsin, BM bu mesaj peşinde.
Bunu çok iyi bilmeliyiz ki Rum tarafı Kıbrıs cumhuriyetinden geri adım atmadığıdır ve bizi de o cumhuriyetin vatandaşları görmekte haklarımızın da oransal olarak var olduğunu savunmaktadırlar. Peki, bu haklarımız devlete ortaklık haklarımı kağıt üzerinde yazan evet 1960 Anayasası ancak Rum tarafının değerlendirmesi azınlık hakkıdır. Bunu da açıkça da söylüyorlar nüfusları oranın da haklarını almalılar.

Onların Kıbrıs sorununa çözüm bulma şekli adanın kuzeyinde “Türkiye’nin sözdeişgaline son verilmesidir” bu düşüncelerini her dış platformda söylüyorlar. Bu kadar acil mi seçime çok kısa bir süre kala müzakereler Mayıs da başlayacak ve sonuç almayı bekliyoruz demiş olmaları. Bunların hepsi belli bir hesabın sonuçları diye düşünüyorum ve Derviş Eroğlu’nun seçimi kaybetmesine yöneliktir. Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının hakları ve Kıbrıs da egemen bir halk olduğunu ve Rum halkı ile eşit siyasi paylaşması gerektiğini masada dile getirdiği için Rum siyasiler tarafından zaten istenmiyor.

Ondan dolayı bu BM’nin müzakereler Mayıs ayında başlayacak çağrısının tamamı ile KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bir müdahale niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Tüm çalışmaları Rum tarafını memnun etmeye çalışma niteliğin de kim ne derse desin siyasi gelişmelerden bu net olarak anlaşılıyor Türkiye’de bunu iyice görmeli ve ona göre tavır geliştirmeli. Rum tarafının çözüm anlayışı Türkiye ada da ki varlığına son vermeli ve Kıbrıs Cumhuriyeti tüm adaya egemenliğini yaymalı ve bu devlet içerisindeki azınlıklar haklarını kullanmalılar.
Bizim gücümüz kurmuş olduğumuz devletimize sahip çıkmaktan geçer BM de bunu iyi bilmeli ve Rum siyasilere siz bu adayı tamamen temsil etmiyorsunuz demenin yollarını aramalı aksi halde ada da bir siyasi çözüm bulmak imkansızdır.

Bu haber 266 defa okunmuştur

:

:

:

: