Neden kendimizi ezdirelim

Bir yandan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun Kıbrıs Futbol Federasyonu’na entegre çalışmaları bir yandan müzakerelerin başlaması için atılan adımlar, ülkedeki grevler, uzun süren Motorlu araçlar mukayyitliğindeki grev, araç satışlarını gerçekleştiremeyen ve kendi yağıyla kendi ciğerini kavurtmaya çalışan galeriler…
Bir yandan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun Kıbrıs Futbol Federasyonu’na entegre çalışmaları bir yandan müzakerelerin başlaması için atılan adımlar, ülkedeki grevler, uzun süren Motorlu araçlar mukayyitliğindeki grev, araç satışlarını gerçekleştiremeyen ve kendi yağıyla kendi ciğerini kavurtmaya çalışan galeriler…
Yetmedi mi?

Bir yandan seçim için dönüp duran adaylar, bir yandan önlenemeyen trafik kazaları, bir yandan aldığı üç kuruşla ay sonunu nasıl getireceğim diye düşünen özel sektör çalışanları, bir yandan da yarınının ne olacağını bilmeyen bir halk…
Bu notlarımız umutsuzluk pompalamak adına yazılmadı sadece düşüncenin yazıya dökülmesi…
Çünkü herşey güllük gülistanlıkmış gibi davransak ta değil. Olmadı olmayacak ta…
Bu girizgahın ardından gelelim asıl konumuza…
Aslında son günlerde en fazla ele alınması ve irdelenmesi gereken konulardan biri müzakereler. (değil ama öyle düşünmek zorundayız)
Neden mi?
Çünkü herşeyimiz ona endeksli…
Nefes almamız, adım atmamız, tanınmamız, mesafe katedebilmemiz, çocuklarımıza bırakabileceğimiz mirasımız ve bu liste daha uzar gider…
Peki onurumuz?

Rumları bir adım attı diye biz de adım attık. Karşılıklı iyi niyet göstergesi deniyor. Gerçekten Rumlar iyi niyet mi gösteriyor yoksa yeni bir planın temellerini mi atıyorlar.
Birileri seviniyor “artık bu iş bitti” diyor. Başlamadan neyin “bitti” ilanı bu. Nasıl oluyor da aslında ortada hiçbirşey yokken zafer naraları atılıyor? Anlayanlar anlamayanlara anlatsın lütfen.

Daha ortada fol yok yumurta yok.
Karşılıklı iki gemi geri çekiliyor. Çekilsin… Önemli olan liderlerin masaya oturmaları ve müspet bir sonuca varmaları. Bunun için ne hızlandırılmış müzakereler, ne 6 Nisan’da adaya gelecek olan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espan Barth Eide’ninkeskin diye nitelendirilebilecek çabaları, ne de Rumların “çözümün anahtarı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elindedir” demeleri…

Hiçbirşey gösterge olarak kabul edilmemeli. Çünkü karşımıza ne yapacağı belli olmayan bir Güney Kıbrıs ve Başkanı var… Rüzgar nasıl eserse öyle hareket eden bir ülke oldukları için fazla güvenmemekte fayda var.
Daha ne kadar Rumların oyuncağı olacağız, daha ne kadar onurumuzu çiğnemelerine ve Uluslararası camiaya kendilerini haklı göstermek için yaptıkları çabalara sessiz kalacağız? Yetmedi mi yaptıkları?
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun aldığı karar da onların ekmeklerine bal süremeyecek mi? Neden kendimizi onlara ezdirelim?
Bu haber 209 defa okunmuştur

:

:

:

: