“KOP yan çizse bile kaybetmeyiz”

Bir yazımda, toplumda bir değişim yaşandığını, kırk yıllık söylemlerle, hamasetle, nutuklarla daha fazla yol alınamayacağını belirmiştim.

 

Erçin ŞAHMARAN

Bir yazımda, toplumda bir değişim yaşandığını, kırk yıllık söylemlerle, hamasetle, nutuklarla daha fazla yol alınamayacağını belirmiştim.
Bir değişim var, aynı zamanda değişime direnen kırk yıllık bir de anlayış var.
Toplumun beklentileri, istekleri, ihtiyaçları, arzuları artık en üst noktada.
Hiçbir şey tatmin etmiyor, hele yıllardır yapılmayan, önemsenmeyen, laf salatasından öte gitmeyen, vaatler, boş sözler miadını tamamladı.
Artık vatandaş icraat istiyor, sözünde duran, kendini önemseyen, ihtiyaçlarını çözecek makamlar arıyor.
Dünya değişti, teknoloji tüm kapıların anahtarı, güneyle iletişimi sağlayan sınır kapıları engelsiz, yılların doğruları bir anda yanlışa döndü.
Her şeye inat, eğitim sistemine, başıboşluğa, ilgisizliğe rağmen yetişen bir jenerasyon var.
Haliyle ihtiyaçlarda gelişiyor, değişiyor.
Ülkeyi yönetenler kırk yıldır, aynı isimler, aynı yüzler, aynı anlayışlar, dolayısıyla toplumun çok çok gerisinde kaldılar.
Kıbrıs insanı, gençliği spor yapmak istiyor, üstelik kendi olarak.
“Bırakalım, başkası bizim yerimize düşünür, biz yapamayız başkaları yapsın, kaynak sağlayalım”.
Artık böyle bir şey yok.
Her şey para değil, alt yapı değil, kendine güvendir esas mesele.
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu uzun zamandır, bir gelişimin, bir adımın içinde.
KOP’la yani “Kıbrıs Futbol Federasyonu” ile müzakere ederek, Kıbrıs Türk sporcusunun önünü açacak bir kapıyı aralamak istiyor.
Daha öncede söylediğim gibi, benim KTFF ve yönetimine desteğim tam.
Kimse bu topluma kötülük yapmak istemez.
Hem bildik beklentiler, hem de Türkiye BAL ligine bedelsiz giden Kıbrıslı sporcuların sorunları, hem de Türkiye ile güney Kıbrıs’ın uluslar arası alanda ki temasları işi bu noktaya getirdi.
Neden? Çünkü yazının başından bu yana anlatmaya çalıştığım, yılların hamaset nutukları artık fayda etmiyor.
Kral çıplak, Türkiye memnun, güney Kıbrıs memnun, Kıbrıs’ın kuzeyine gelince nutuk.
Elbette konunun farklı yönleri, akıllarda oluşan soru işaretleri var.
Mesela;
Bu girişim, sadece BAL ligine giden oyuncu sorunu çözülmediği için mi gündeme geldi, yoksa genel olarak kuzey Kıbrıs sporunun çıkışı için mi?
Türkiye ve kuzey Kıbrıs makamlarına inat olsun diye mi bu adım atıldı?
KOP daha öncede süreçte isteksiz noktaya gelmişti, yine aynı yol izlenirse ki güneyde de ciddi baskı unsurları var o zaman ne olacak?
Bunlar önemli konular, bunlar bardağın boş tarafı, ama bardağın dolu tarafına da bakmak gerek.
Bir defa gelinen yeni nokta, KTFF’nin, KOP’la yeniden müzakere masasına oturmayı istemesi ve bunun için ilgili taraflara bilgi vermesidir.
Yani KTFF ben üzerime düşeni yapıyorum, top artık KOP’da diyor.
Elbette birçok engel, argüman ve zorluk var, bunların aşılması için müzakere masasına çağrıdır yapılanın özeti.
Az önce sorduğum sorulardan birine dönecek olursam;
KOP yan çizerse ne olacak?
Kıbrıs futbolu yanında, siyaseti de kazanacak.
Futbol camiası FIFA’ya “ben üzerime düşeni yaptım, olay benden çıktı mağduriyetimi giderin” diyebilecek.
Hakkını ulusal alanda daha sağlam altyapıyla arayabilecek.
Siyaset “bakın sporda bile bizimle anlaşmak istemiyorlar” düşüncesini de eline koz olarak alabilecek ve dünya önünde bunu kullanabilecek.
Türkiye basını “biz kaybettik” diyebilir.
Bende sorarım “biz kaybederken siz neredeydiniz?”
Kuzey Kıbrıs’tan “egemenliğimiz gitti” diyenler olabilir.
Bende sorarım “güvenliğin, kararların, merkez bankan sende değilken hangi egemenlik?”
Atılan son adım, KOP altına girmek değil, futbolda müzakereleri yeniden başlatma girişimidir.

Bu haber 692 defa okunmuştur

:

:

:

: