Nurlu ufuklara vaatlerin yıl dönümü

Annan Planı referandumu, on birinci yılını geçen gün 24 Nisanda doldurdu.
yalcincemal@hotmail.com

Annan Planı referandumu, on birinci yılını geçen gün 24 Nisanda doldurdu. Memlekette, bazı kesimler tarafından, yıl dönümü kutlamaları da oldu.
Bazı çevreler ve basın, karşı taraf da evet dese idi, Kıbrıs Türk Halkının kazanımlarının ne olacağını da, yazdı, söyledi.

“Tahmini hava durumu”

Ben on bir yıl geriye doğru giderek, o meşhur referandumu ve bunun Türk tarafında evet çıkması için söylenen yalanları ve vaatleri anlatmaya çalışacağım.
Bir de, o referandumdan sonra Kıbrıs Türk’lerinin, Avrupa’dan neler elde ettiklerini, ne kazanımlarla bu referandumdan çıktıklarını, tekrar gözler önüne sereceğim.
Plan’ın güneyde onay bulacağına, Kuzeyde bazı çevreler, o kadar çok inanmıştı ki. Güneyin Hayır-ı karşısında, büyük bir travma geçirmişler ve halen de o travmanın tesiri altında, sağa sola, referandum sonucunda, Kıbrıslı Türk’lerine ne kazanımlar elde edeceği yollu söylemlerle. Kıbrıs Türklerine karşı komik durumlara düşmektedirler.
2004 Nisanı, tarihe, Kıbrıs Türk’lerine vaat edilenlerin bir fiyaskoya döndüğünü. Fiyasko ile de bir komediye dönüştüğünü, hem Kıbrıs, hem de dünya tarihi yazacak.
Göçmen olarak başka yere gidecek olan vatandaşlara, en büyük vaat, Villa.
Hem de, havuzlu.
Kıbrıslı Türk’ler, ürettiklerinin tümünü satacak.
Güneş, KKTC coğrafyasından görülmeyecek.
“O kadar çok turist getiren uçak olacak ki, aşağıdan baktığımızda güneşi göremeyecektik .”
“Uçaklar, uçak bulutları oluşturacaktı .”
Bu gelecek turistler için ise, hesaplamalar yapılmış, günde kaç adet tavuk ve yumurta satılacaktı.
AB, bizi, Birliğine alacaktı.
Elimizi kolumuzu sallaya sallaya, tüm Avrupa’yı dolaşabilecektik.
Rumların Plana hayır demeleri halinde bile, bunlar AB tarafından sağlanacaktı.
Bu vaatleri ve buna bağlı vaatler, tüm medya ve televizyonlardan halka pompalanmıştı.
Türkiye’deki Hükümet yetkilileri de, Kıbrıs Türk Halkının evet demesi için. Nerede ise, tehditvari davranışlar da, sergilediler.
Zamanın Genel Kurmay Başkanı, Özkök. Referanduma bir – iki gün kala, Planın, iyi bir plan olduğu yollu açıklaması ile de, evet oylarının, artması yönünde tetikleyici bir rol oynamıştı.
Sn. Gül (o dönemin Cumhurbaşkanı), referandumda, Rumlardan hayır çıkması halinde “kapı kapı dünyayı dolaşıp, KKTC’yi tanıtma söylem ve vaatlerinde bulunmadı mı?
Sn. Talat, AB yetkililerinden aldığı sözleri, Kıbrıs Türk Halkına vaat etmedi mi?
Kısaca, Rumların Hayır demesi halinde, Kıbrıslı Türklerin Evet-ine karşı, AB Kıbrıslı Türklere “ Nurlu ufukları “ göstermedi mi?
Gösterdiğini, hep birlikte gördük ve yaşadık.
Cennetin kapılarının anahtarı, nerede ise Kıbrıs Türklerine verilmişti.
Pekâlâ, referandumdan sonra ayni AB yetkilileri ne yaptı?
Hayır diyen Rum tarafını, AB’ne almadı mı?
Aldığını hep birlikte gördük.
Ticaretin, ambargolardan kurtulması için zamanın hükümetinin, girişimleri sonucu. Doğrudan Ticaret Tüzüğü ile Mali Yardım Tüzüğü çıkarıldı.
Bunlar da, güneyin onayına bağlandı.
Mali Yardım Tüzüğünün uygulanması ise, ağır şartlara bağlandı.
Sonuçta bu iki tüzük de, istenilen sonuca ulaşıp yarar sağlamadı Kıbrıs Türk’lerine. Evet demeleri için, o kadar boş vaatler verildi ki, bunları saymakla bitmez.
Bunlar olsa olsa, Rahmetli Aziz Nesin’e, çok değerli malzeme olur. Günümüzde ise, halkın bunları yaşayıp görmesi ve aldatılmışlıklarını, hasıraltı etmesi için. Yine ayni çevrelerden. İnanılmayacak derecede bir “ yalan kampanyasına “ başlanmıştır.
Gerçekler ortada durur iken ve halk bunları her saniye yaşar iken. Kıbrıslı Türklerin % 65 evet demeleri karşısında, verilen sözlerin yerine getirilmediğini ve bir şekilde aldatılmış olduğu gerçeğini, ters yüz etmek için, AB’nin, avukatlığına soyunanları, aramızda halen görüyoruz.
Kıbrıs Türk’lerinin afaki kazanımlarından bahsederek, kendileri gibi herkesi de inandırmaya çalışıyorlar.
Zannediyorlar ki, Kıbrıs Türk’ü, onların kafa yapısını taşımaktadır.
AB, Kıbrıs’la ilgili olarak, hem Kıbrıs Türk’lerini, hem de Türkiye yetkililerini aldatmışlardır.
“ Kandırmışlardır .”
2004 referandumu, Kıbrıs Türk’lerine hiç bir artı getirmemiştir.
Şimdi o “ Kıbrıs Türklerine “ nurlu ufuklar gösteren AB aldatılmış Kıbrıslı Türklerin, nefretini taşımakta.
Ona lanetler haykırmaktadır.
AB “şapkası düştü, keli göründü .”
Kel de hani ne kel?
Adamlar, Serbest Ticaret Tüzüğünün uygulanmasını, çözümden sonraya bıraktıklarını resmi açıklamalarla kamuoyuna duyurmuşlardır. Ama, AB ‘ den daha da AB ‘ci olanlarımız, hala daha, referandumdan sonra Kıbrıs Türk’lerinin kazanımlarından söz edecek kadar, deve kuşundan da öte, acayip bir kuşa dönüşmüşlerdir.
Hangi ve nasıl bir kuşa dönüşürlerse dönüşsünler, güneş balçıkla sıvanmaz.
Sıvarsanız, böyle tüysüz ve kanatsız ortada kalırsınız.
El aleme de, maskara olursunuz.
Bir hatırlatma:
Gerçeği görecek kadar, erdemliği elden bırakmayınız.
Çünkü gerçek, gerçektir.
Bu gün sandık günü.
Annan Planı’nın on birinci yıl dönümü, hepimize kutlu ve mutlu olsun.
Bu gün hepimiz sandıklara.
Demokrasinin gereğini, yerine getirelim…
Bu haber 212 defa okunmuştur

:

:

:

: