Hayatınıza Dokunabilir miyim?

Hem çok zor, bir o kadar da kolaydır birinin hayatına dokunmak…

Hem çok zor, bir o kadar da kolaydır birinin hayatına dokunmak… Bence en çok da CESARET ister… Başarabilmek için biraz GÖZÜ KARA olmalı insan…
Öğretmen olmak; hele de edebiyat öğretmeni olmak düşündüğünüzden daha fazla yükler ekler omuzlarınıza… Ya da ben hep öyle düşündüm… Bu sorumluluk duygusu ömrüm boyunca peşimi bırakmadı… Aslında görev de değil, ben KEYİF alarak elimden geleni yaptım; hepsi bu…
Yılların verdiği alışkanlıkla artık tanımadıklarımın da hayatına dokunmayı öğrendim… Yapmanız gereken tek şey, hangi duygularda ya da durumlarda BEN OLSAM NE YAPARDIM’ı cevaplamak… Olduğunuz gibi, sapmadan, kaçmadan…
Sonrası çorap söküğü gibi geliyor zaten…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gördüğünüz kitap 15. Kitabım… Anı- denemelerden oluşuyor… Kitabımı torunlarım TAN ile ASLAN’a ithaf ettim…
“ Torunlarım TAN ile ASLAN’a bana armağan ettikleri yaşama sevinci için…” diye yazılı ilk sayfalarda…

SUNUŞ
Sizinle olmak, size ulaşmak, size dokunmak…
Dünyanın en harika duygusu…
Var olduğunuzu bilmek, sevginizle ısınmak GÜNEŞİ tutmak gibi…
Hayatı paylaştıkça çoğalacak
SEVGİ…
Hayatı paylaşltıkça güzelleşeceğiz…
Daha bir İNSAN olacağız…
İyi ki varım…
İyi ki varsınız…
İyi ki varız…
Tanrı’nın yüreklerimizi sevgi, mutluluk ve HUZURla doldurmasını diliyorum…
Ayşe TURAL / 9 Nisan 2015

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Arka kapakta şunlar yazıyor…
“ Hayatın içinde her zaman İNSANIN İNSANA BORCU VARDIR, diye düşünürüm…
Silkin… Umutsuzlukları silkele üstünden…
Yüzünü dön GÜNEŞE…
GÜÇLÜYÜM…
YAPABİLİRİM diye fısılda…
GÜLÜMSE…

HER ŞEY DAHA GÜZEL OLACAK…
Kabuğunuzdan çıkın…
Başka hayatlara dokunun…
Onları kendi hayatınıza DAVET edin…
Olmazsa siz onlara MİSAFİR gidin…
Gülümseyişlerine bir TEBESSÜM
Bakışlarına bir IŞIK gönderin…
Zaman varken YAŞAMAK için SEVMEK için ACELE edin,
FIRSAT ellerinizin arasından kayıp gidebilir…”
123 sayfalık kitapta kendinize dair, hayata dair, duygu ve düşüncelerinize dair minik yıldızlar yakalayacaksınız… Dilerim o yıldızlar, umutsuzluklarınızı aydınlatır… Sevgiyle Efendim…
GÖLGE
derdimiz
yemek içmek eğlenmek...
başka kaygımız yok
ara sıra
ölümler de olmasa
yaşamımıza
hiç GÖLGE düşmeyecek...
Ayşe TURAL

ANILARLA YAŞAMAK
Bir yerde okumuştum, insan yaşalandıkça anılarına daha sıkı sarılır diye... Belki de daha az yaşamaya başlarız olayları... Hareket kabiliyetimiz, yaşlandıkça daha kısıtlıdır. Hayatımızdaki olaylar azalır, etkinlikler de öyle...
Simone De Beauvoir’ın gençlik ve orta yaşlılıkla ilgili kitaplarını okuduğumda çok etkilenmiştim. Aslında her kitap bizi az ya da çok mutlaka etkiler. Belki de etkilediği için öğreniriz. O kitapların birinde, “ Güzel anılarınızın olduğu yerlere yıllar sonra sakın gitmeyin...” der.
Nedeni de oradaki eski siz değilsinizdir artık ve sizde o yılların gözü de yoktur. Yani bakış açınız değişmiştir ve hayallerinizdeki güzellikler şimdinin yanında yavan kalır.
ŞİMDİ sözcüğünü çok seviyorum. En büyük güç onda çünkü... En doğru zaman da o, en üretken zaman da... Her ne ararsanız şimdide var... Sonrası meçhul çünkü... Yaşamdaki başarımı hep şimdiye borçluyum ben. Aklıma gelen her şeyi o an yaparım da ondan... Sonra, hangi sonra,ne zaman? Bitmek bilmeyen bir sonsuzluktur sonra. Bu nedenle şimdi en tatlı andır... Telefon mu etmem gerekiyor, yazı mı yazmam gerekiyor, birini ziyarete mi gitmem gerekiyor? Şimdi yapılır. O an daha önemli bir işim varsa, not edilir ve en uygun ve yakın zamanda gereken yapılır.
Anılarda yaşamanın da bir mutluluk olduğunu biliyorum. Bu bilinçledir ki daha çok anı topluyorum. İlerde güzel anılarla başbaşa kalabilmem için dağarcığımda güzel anlar ve anılar biriktirmeliyim. Hayatı ıskalamadan, es geçmeden, tatlı tatlı...

AŞK ACITIR BAZEN...
Bir ayak sesiyle gelir usulca...
Çalar kapınızı...
Açarsınız...
Buyur edersiniz...
En güzel köşeye oturtursunuz...
Nedense bir türlü yerine yerleşemez...
Hatta eğreti durur...
Fazla gelir sevginiz...
Aşkınız bir BEDEN büyük gelir...
Taşıyamaz...
Yine de YÜREK sever bile bile...
Uğurlarsınız...
Gider...
Perde kapanır...
AŞK
Tüm teselli sözlerine karşılık
ACITIR bazen...
Çünkü onun adı
AŞKTIR...
Ayşe TURAL

YALNIZLIK VE SEN...
Yalnızlık, yanında SEN diyeceğin birinin olmaması demektir...
Saçını bir el okşamayalı ne kadar oldu, düşündün mü?
Birisi için süslenmeyi, onun için heyecanlanmayı da unutmuşsundur, ihtimal...
SEN diyeceğin birisi için bir fincan kahve pişirmeyeli ne kadar oldu?
Şöyle kadehini 'şerefe' diye en son ne zaman kaldırmıştın?
Ne zaman seni biri sıcacık kucaklamıştı?
Düşün ve anla...
Aslında AYRILIK,
bütün SENleri de hayatından alıp götürmüştür...

RUHUM
gölgesinde HUZURun
sevdanın güneşinden
kaçıyor durmadan...
Ayşe TURAL

KADINLAR...
KADIN, toplumda kendisinden olağanüstülükler beklenen bireydir. Annedir / eştir /çalışan kadındır /sosyal bir varlıktır... Ondan gücünün üstünde bir performans beklenir her zaman...
Belki de bu yüzden daha güçlüdür kadın. Hastalıktan acıya, üzüntüye, değişikliklere hep kapıları açıktır. Dirençlidir, dayanıklıdır... Kolay kolay pes etmez...
KADIN doğurgandır, üretkendir, güzeldir, çekicidir. Kısacası dünyanın eksenidir kadın...Aslında toplumlarda kadınlar neredeyse, hangi düzeydeyse toplum oradadır...

BİR KADIN
bir kadın...
yağmur olup yağabilmeli mesela...
ya da
rüzgar olup esebilmeli...
yavrusu gibi sallayıp kucağında...
emzirebilmeli...
konuşmak yerine
susabilmeli...
ağlamak yerine
çekip gidebilmeli...
Ayşe TURAL

DOSTLUK
( - kısaltmaya kıyamadım- lütfen tümünü okuyun...)
Dostluk sözcüğü insanın içini ısıtan bir sözcük bana göre. Tıpkı sevgi gibi, aşk gibi… Üşenmiyorum, Türk Dil Kurumunun iki ciltlik Türkçe Sözlüğünü açıyorum. Ben, bir şeyi yazmadan önce mutlaka ararım, incelerim, bilgilenirim. Evet, işte buldum. 626. Sayfada neredeyse bir sütuna uzun uzun dostluğun tanımı yazılmış. Tümünü değil ama birazını aynen yazıyorum...
“ dost: isim ve sıfat olarak kullanılabiliyor ve Farsçadan dilimize geçmiş. 1. Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen (kimse)
Örnekler de verilmiş üstelik.
“ Dostlar beni hatırlasın” AŞIK VEYSEL
“ Gönüller yaşamalı her duygudan azade
Dosta sunacağınız sevgi en tatlı bade” FEYZİ

HALICI
Öyle dostlarımız vardır, bazen bize yakınlarımızdan bile daha yakındır. En yakınımıza eşimize, anne babamıza söyleyemediklerimizi onlarla paylaşmışızdır. Doğal olarak da onlardan çok etkileniriz...
İyi dostlar, güzel arkadaşlar seçebilmişsek, yaşamımızda daha bir güven içinde yaşarız. Hayatı paylaşmak adına, güzel zamanlarımızı onlarla geçiririz.
Biliyorsunuz, kahvenin bizim hayatımızdaki önemi çok büyük. Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırının olması herhalde bu yüzdendir... Kahve içeceksek, o an değil bir gün öncesinden, hangisinde içeceğimize karar veririz. Elbette içilecek kahve değildir belirlenen; hangi dostunuzla o zaman dilimini paylaşacağınızdır…
Dostlarım, sevdiklerim iyi ki hayatımda varsınız. Ben sizlerle bir anlam kazanıyorum. Sizlerle değerleniyorum...
Ayşe TURAL

O ZAMAN
o zaman
ben çocuktum...
ne kocamandı ağaçlar
uçsuz bucaksızdı gökyüzü...
kalabalıklar içinde
kaybolacağım sanırdım...
şimdi büyüdüm
ne küçücük şu DÜNYA...
Ayşe TURAL

BİZ HER ŞEYE RAĞMEN HARİKAYIZ
Hangi yaşta olursak olalım, çocukluğumuzu anımsamak, çocuğa dair her şey bizi o andan alır çok uzaklara götürür. Hatta ÇOCUK sözcüğü bile yüzümüzün aydınlanmasına yeter de artar bile...
Her şeyin küçüğü sevilir. Belki de bize ihtiyaçları olduğundandır;
korunup kollanmak isterler... Her sıkıntılarında destek beklerler, yanlarında olduğumuzu bilmek isterler.
Biz büyükler de bunu asli görev sayıp işi abarttıkça abartırız. Yetişkin oluncaya, evleninceye dek de hep peşlerinde oluruz. Hatta ve hatta evlendikten sonra da adım adım onları izleriz. İstesinler istemesinler, işlerine biraz burnumuzu sokarız. Yemekler hazırlar, bütçelerine bir öğün de olsa katkıda bulunuruz. Torunlarımıza bakarız.
Zaman zaman nesil farkından oluşan çatışmalarda, kırılsak bile, belli etmeyip sineye çekeriz. Aslında biz her şeye rağmen HARİKAYIZ...

GÜLÜŞLERİN
gülüşlerinin ta içinden
koşmak geliyor...
ağzının içinden alıyorum
sözcükleri...
gülerek bana dönüyorsun
sırlarının içine
bir de beni saklıyorsun...
Ayşe TURAL

YAŞAM, ONUNLA MÜCADELE EDENİ DAHA ÇOK SEVER...
Yaşamın olumsuzluklarına inat kavgayı sürdürmektir, yüreklilik…
İnatla üstüne gitmektir zorlukların…
Başarmak için çırpınmaktır ve sonuna kadar gitme cesaretini göstermektir…
İnanın bana:
Yaşam onunla mücadele edeni daha çok sever…
BİTİŞ
su
taşı bitiriyor
güneş suyu...
zaman
güneşi bitiriyor
aşk zamanı...
söz
aşkı bitiriyor
ben sözü...
Ayşe TURAL

YAŞAMI KOLAYLAŞTIRMAK...
Yaşamı kolaylaştırmak hepimiz için bir hedef olmalı. Neden mi? Hayat o zaman daha çekilir hale gelir de ondan...
Hayatın içinde yeterince can sıkan olaylar var zaten...
Değiştiremeyeceğimiz durumlar için canımızı sıkmak niye? Durmadan dırdırlanmak , temcit pilavı gibi ısıtıp önümüze getirmenin mantığı yok...
Haydi! Arkanıza yaslanın... Gözlerinizi kapatın… Derin bir nefes alın... Güzel bir şeyler geçirin aklınızdan...
Sonra gülümseyen gözlerle bakın etrafınıza... ' her şey daha güzel olacak...' diye fısıldayın...
MUTLU VE HUZURLU BİR HAFTA SONU GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE….

Bu haber 268 defa okunmuştur

:

:

:

: