Sağduyu

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra, Ankara’daki yetkililer ve Cumhurbaşkanı Sn. Akıncı arasında meydana gelen, karşılık verme
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra, Ankara’daki yetkililer ve Cumhurbaşkanı Sn. Akıncı arasında meydana gelen, karşılık verme
Hareketleri, ne Kıbrıs Türklerine, ne de Anadolu halkına bir yarar getirmez.
Ülkemizin etrafı, ateş çemberi iken, Türkiye’yi, çeşitli nedenlerle, köşeye sıkıştırmak için bloklar oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemde.
Bu gibi hareketlerin meydana gelmesi, büyük bir talihsizlik olmuştur.
Sn. Akıncı’nın, seçim kampanyası sırasında söyledikleri, belli ki Ankara’yı rahatsız etmiştir.
Kıbrıs milli davasının yürütülmesi, Anavatan Türkiyesiz, mümkün değil.
Rahmetli Dr. Küçük’ün, o tarihe geçen cümlesini, unutmayalım:
“Kıbrıs Türk’ü, Türkiyesiz, hiç bir sey yapamaz .”
im ne derse desin. Bu bir olgu.
Dünyanın bize bakış açısını, her saniye izliyoruz.
AB’nin, bize karşı tavrı ortada.
Rum tarafının, bize biçtiği kefeni biliyoruz.
Nihai çözüm, onlara göre “OZMOSİS .”
Özgür, egemen ve bağımsız bir çözüm olmadan da, yaşam hakkımızın güvencesi. Anavatan Türkiye’nin, akdi anlaşmalardan doğan hakkı ile adada olmasıdır.
Yani, TSK ‘ne bağlı kolordu.
Bütün bu gerçekler karşımızda iken, bu polemiklere girmek.
Acaba, kime ne kazandırır?
Bunun hesabı, kitabı yapılmalıdır.
Karşı tarafın, Türkiye’yi tamamen adadan uzaklaştırma politikasının altındaki art niyet, halen anlaşılmamış mı?
Sn. Akıncı, mazbatasını yeni aldı.
Yeminden sonra da, resmen görevine başlayacak.
Ortada, taraflar arasında, nahoş bir olay ve durum varsa. Bu, medya veya başka kanallardan, karşılıklı suçlamalarla giderilemez.
Taraflar karşılıklı oturup, müphem olan ne varsa, konuşulup, halledilmelidir.
Bu polemiklere girmeye, hiç ama hiç gerek yok.
Sn. Erdoğan’ın arkasındaki çıkışların, nedenini bilmiyoruz.
Bunu yaparken, Kıbrıs görüşmelerinin seyri ve bizlerin gelecekleri ile ilgili ciddi endişeleri mi var, ki böyle çıkışlar yapmıştır?
Bu ortam, Kıbrıs Türk Halkını, gelecekle ilgili büyük kaygılara sevk etmiştir.
1963 ‘ te Kıbrıs Türk’ü soykırımdan, kıl payı dönmüştür.
Geçmiş, belleklerde durmaktadır.
Ortada, iki taraf arasında bir sorun varsa, karşılıklı giderilmenin yolu aranmalı ve bulunmalı.
Bu olayı fırsat bilerek, Sn. Akıncı’ya, seçimlerde destek veren bazı siyasal parti ve sivil toplum örgütlerinin açıklamaları ise. Sn . Akıncıya zarar verebilir.
Her kes, iki tarafın diyaloguna kadar, işi daha da büyütecek tutum ve davranıştan, kaçınmalıdır.
Bu çevreler, ayni hassasiyetlerini, dış dünyaya karşı yöneltirlerse
daha iyi olmaz mı?
Anavatan Türkiye, bizim olmazsa olmazımızdır. Bunu fırsat bilen, bazı provokatörler, Türkiye karşıtlığını kışkırtmaya başlamışlardır bile.
Sorunların çözümü, diyalogla olur.
Yoksa, karşılıklı salvo atışları ile değil.
Bunu fırsat bilenlerin ise, yangına, benzinle gitmeleri hiç değil.
Her şeyden önce:
SAĞ DUYU…
Bu haber 251 defa okunmuştur

:

:

:

: