Şehit Ertuğrul ilkokulu

Sorunlar çözülmedikçe büyür, büyüdükçe içinden çıkılması daha da zor olur.
Sorunlar çözülmedikçe büyür, büyüdükçe içinden çıkılması daha da zor olur.
Lafı dolandırmaya hiç gerek yok, Şehit Ertuğrul İlkokulu’nda tam bir kaos yaşanıyor.
İş bilmezlik, vurdumduymazlık, umursamazlık, ciddiyetsizlik, iradesizlik, eğitim hakkının gasp edilmesiyle de aslında suç işleniyor.
Bu suçu bizzat, devlet, hükümet ve bakanlık işliyor.
Bir ilkokul, aylardır sorunlarla boğuşuyor, bir ilkokulda öğrenciler aylardır mağdur, bir ilkokulda öğretmenler, veliler, öğrenciler birbirine girmiş, peki, var mı umursayan?
Hükümetler icraatlarını sadece bütçelerine göre yapmazlar, icraatları en iyi yapabilecek insanlarla, uzmanlarla, en iyi, en verimli, en kaliteli kaynaklarla politikaları hayata geçirirler.
Parti içi dengeler, bölge hassasiyetleri, herkes her işten anlar mantığını yarattı.
Mustafa Arabacıoğlu’nun, Eğitim Bakanı olarak atanması çok tartışıldı.
Bir doktor, yıllardır parlamento da bulunan bir Milletvekili, belediye başkanı adayı, cumhurbaşkanı adayı, daha önce sağlık bakanlığı yapmış, şimdi de eğitim bakanı.
Bu cümlelerle paralel olarak Arabacıoğlu Eğitim Bakanı olarak çok eleştirildi, tartışıldı.
En sonunda benden bu kadar dedi ve istifa etti.
Aslında bir mesaj verdi, daha doğrusu bir mesaj vermek istedi.
Peki, bu istifadan sonra ne değişti?
Cevap çok kısa “hiçbir şey değişmedi” hatta daha da kötü oldu.
Eğitimin başından bir doktor gitti, bir doktor geldi, makam aynı, konular aynı, sorunlar aynı, çözümsüzlük, sistem, statüko aynı.
Elbette isimlerle, kişilerle, kişiliklerle bir sorunum yok, ama eğitim hafife alınacak bir konu değil.
Eğitim çökmüş durumda, eğitim günden güne geriliyor, sahipsizleşiyor, özele sektöre, ticarete dönüştürülüyor.
Şehit Ertuğrul İlkokulu, başarılı bir okul, tam gün eğitim için pilot okul seçilen, ilk önce 1964 yılında bir kibrit fabrikasında eğitim yuvası olan, 1971 yılında şehit öğretmen Ertuğrul Ahmet’in anısını yaşatmak için “Şehit Ertuğrul İlkokulu” adını alan, 800 civarında öğrencisi bulunan bir okul.
Müdür, müdür muavini, eğitime katılan, eğitim yerine grev yapan öğretmenler, bölünmüş, ayrılmış, çökertilmiş, huzursuz bir okul.
Yok mu bu okulda yaşananları durduracak, keskin bir adımla, okulu, okula çevirecek irade.
Kimdir yetkili veya yetkililer, kim çözecek bu sorunu, yok mu bir ses veren!
Kıbrıs sorunu, egemenlik, kırmızı çizgiler, siyasi, hak sahibi, eşit statüde bu adayı yönetmeye talip olanlar, kendi okulunuzu bile yönetemiyorsunuz.
Hiçbir yerde yoksunuz, yazık bu öğrencilere, aylardır ders yapılmıyor, sınavlara, mezuniyete hazırlanan çocuklar psikolojik anlamda çöküntü yaşıyor, en sonunda veliler okulu bastı, bu işin sonu iyi bir noktaya gitmiyor, illaki kötü bir olay mı yaşansın, bu mu beklenen.
Sorunlu, sıkıntılı başlayan, öyle devam eden eğitim, yılsonu gelmesine rağmen aynı noktada.
Okulların kapanmasına yaklaşık bir ay var, herhalde beklenen bu yılın şöyle veya böyle bu şekilde bitmesi.
Bu saatten sonra her ne yapılacaksa geç bile kalınmış ve zararı ne müdüre, ne müdür muavinine, ne de Bakana.
Zararlı çıkacak olan sadece çocuklar ve aileleri, şimdi sormak lazım bu vebalin altından kim kalkacak?
Bu haber 731 defa okunmuştur

:

:

:

: