Ömrümüzün baharı

Ömür hızla akıp geçiyor.

Ömür hızla akıp geçiyor. Zamanı durdurmamız, gideni geri döndürmemiz asla mümkün olmuyor. Elimizden kayıp giden fırsatları yeniden oluşturup eksiklerini tamamlamak mümkün değil.Geçen günlerimizi iyi değerlendirememişsek pişmanlık içerisinde ah etmekten başka bir şey elimizden gelmiyor.
Bu gün orta yaş, yada ihtiyarlık çağında olanlarımız,hep geriye bakarak şunu söylüyoruz: -ah bir genç olsam !...Artık geçti. Gençlik bir bahardı bu yaylaya bir defa uğradı. Bu gün genç olanlarımız da yarın olduğunda aynı şeyleri söyleyecekler.
Hiçbir pişmanlık giden zamanı geri getiremez. O halde ne yapmalıyız? Bu sorunun cevabını arayalım beraber . Gençlik çağını geride bırakmış olanlarımız, artık genç olamayacaklarına göre ellerinde olanın kıymetini bilmeli. Gençlerimiz de yaşlılarımızın haline bakıp kendilerine dersler çıkarmalı, aynı pişmanlığa düşmemek için ellerindeki imkanı en güzel ve faydalı bir şekilde kullanmanın yollarına bakmalıdır.

Gençlik, bahar mevsimi ,olgunluk yaz, yaşlılık ta kış mevsimi gibidir. Baharda bir şeyler ekersek yazın hasat eder, kışın çetin zamanlarında rahatça günler geçiririz. Ağustos böceği ile karıncanın hikayesini herkes bilir. Yaz boyunca saz çalıp eğlenen ağustos böceği kış gelip te soğuklar bastırınca karıncaya gidiyor bana yardım et diye. Karınca soruyor,-ben yaz boyu bir şeyler biriktirmek için uğraşırken sen ne yaptın?,--ağaçların dallarında türkü söyledim. -O zaman şimdi de söyle…Demek ki yaz günlerini boşa geçirmeyecektin…
Gençlik, hayatımıza yön verecek kararların alındığı, önemli başlangıçların yapıldığı, enerji ve heyecan dolu, yarınlarımıza teminat olacak paha biçilemez bir hazinedir. Bu gün her birimiz üzerimize düşen vazifelerimize ne derece sadık kalıyoruz? Gençlik denen bu muazzam hazineye gereken önemi gösteriyor muyuz?
Bu konuda her birimizin ayrı sorumluluklarımız vardır.

Fert olarak, kendimizi ilgilendiren hayati kararlar arifesinde olduğumuz gençlik çağımızın kıymetini bilmek, en verimli şekilde değerlendirmek durumundayız.Aile olarak gençlerimize imkanlar sunmak, onların olumlu kararlar almalarında, yanlarında olmak zorundayız.Millet olarak geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin hayata hazırlanmasında, onların önlerindeki bir çok tehlikeli tuzaklara düşmemeleri için gereken bütün tedbirleri almak ve onları sağlıklı bir şekilde yarınlara ulaştırmak için elimizden geleni yapmak en öncelikli işimizdir.
Gençlik, bir milletin geleceği ,hayatının sigortasıdır .Milletler, yetiştirdikleri nitelikli gençler sayesinde geleceklerini garantiye alabilirler.
Bu hafta içinde kutlayacağımız On dokuz Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla, gençliğimizin problemlerine yeniden dikkat çekip, karşı karşıya kaldıkları problemlerin çözümünde onlara nasıl yardımcı olabileceğimiz hususunda kafa yormalıyız.

Gençlik, hem dünyevi hem uhrevi iki manada da önemli bir potansiyeldir. Çünkü gençlikte daha zinde ve hareketli, yaptığımızın farkında olarak çalışırız. Yaptığımız her işte daha dikkatli oluruz. Gençlikle ilgili olarak Peygamber Efendimizin mübarek sözlerine baktığımızda bir çok uyarı ve müjdeler bulmamız mümkündür. İbadetin, tövbenin, iffetin gençlikte olmasının daha güzel olduğunu beyan ediyor. Kıyamet günü Allah’ın özel ikramlarda bulunacağı kişilerden bir grubun da ibadetle yetişen gençler olduğunu beyan ediyor. Kısacası, çalışmak ta ibadet de yapacağımız her ne güzel iş varsa gençlikte olması daha güzel ve daha değerlidir.

Ömrümüzün baharı olan gençlik çağımızı en güzel şekilde değerlendirip, yarınlarımızda pişmanlığa düşeceğimiz hareketlerden uzak duralım gençliğimizin elimizden uçup gitmesine fırsat vermeyelim. Gençliğinin peşinden hayıflanmaları dile getiren Gençlik şiiriyle bitirelim. Rabbim Hiç birimizi yarın pişman olacağımız durumlarla karşılaştırmasın. Hayatımız, bizi hem bu dünyada hem ahirette mutlu edecek güzelliklerle dolsun, Gününüz hayırlı, kazancınız bereketli yuvanız mutlu olsun.

GENÇLİK

Yüce dağ başına yağan kar gibi
Ak düştü saçıma görmedin gençlik
Çiçek mi kokladın nazlı yar gibi
Kaç güzele gönül vermedin gençlik

Bazen coşkun aktın bazen duruldun
Her yaylada bir güzele vuruldun
Benim diye dört köşeye kuruldun
Bir türlü yerinde durmadın gençlik

Bülbül oldun goncalarım var dedin
Cihan bahçe olsa bana dar dedin
Bu dünyada ne yaşarsam kâr dedin
Hakikate kafa yormadın gençlik

Kaptırdın kendini bir kara göze
En sonunda seni getirdi dize
Baharın gülleri kavuştu güze
Bir türlü farkına varmadın gençlik

Bu garip Hakkı’yı mahzun bıraktın
Yel gibi savurdun kor gibi yaktın
Yağmur gibi yağdın sel gibi aktın
Çağırdım peşinden durmadın gençlik

Bu haber 192 defa okunmuştur

:

:

:

: