Umutsuz, mutsuz bir gençlik bu ülkeye ne verebilir?

Dün 19 Mayıs’tı, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Dün 19 Mayıs’tı, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
19 Mayıs 1919, Atatürk’ün Samsun’a çıktığı ve kurtuluş savaşının başlangıcı olarak kabul edilen tarih.
Bu tarih 20 Haziran 1938’ de “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kabul edildi.
Daha sonraki yıllarda, her Mayıs ayında kutlanmaya başlandı.
Dün hem Türkiye, hem de KKTC’de kutlandı, her yıl olduğu gibi, çeşitli gösteriler, törenler ve söylemlerle bu gün anlamlandırılmaya çalışıldı.
Peki, bugün? Her yıl bayramla anılan “gençler” bugün için ne durumda.
Bu ülke, gençlerine, genç insanlarına ne verebiliyor?
Geleceğe dair, hayata, belirsizliğe, güvenli bir yarına ait ne üretiyor bu ülke?
Bu ülkeyi yönetenler, iş, aş, korkusuz yaşam, umutlu, beklentilerin canlı olduğu bir düzen verebildi mi bu ülke gençliğine?
Gençlerin sorunlarından ne kadar haberdar ülkeyi yönetenler?
Çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor kuzey Kıbrıs’ta, her alanda, her tarafta yığınla, çözüm bekleyen sorun var.
Ha bugün, ha yarın, diye diye artık çıkmaz sokağa girildi, insanlar gerçek anlamda bıktı, usandı.
Böyle bir ortamda, ortada kalan genç bir insan topluluğu var.
15 ve 25 yaş arası insan gurubu genç nüfus olarak kabul ediliyor.
Ülkenin enerjisi, hareketi, üretim lokomotifi, çalışan, kazanan ve bu ülke için harcayan bir gençlik önümüzdeki dönemlerde, bu ülkeyi alıp götürecek.
Kültür, eğitim, ülkenin tüm gerçeklerini bilen, ülkesini tanıyan, değerlerine sahip çıkan, şoven, baskıcı öğretim kurallarından arınmış, kendi değer yargılarını yaratabilen, kendine güvenen bir gençlik beklentisi ne durumda?
Gelecekten umutlu olan, ülkesinden beklentisi yüksek olan gençlerin oranı günden güne düşüyor.
Göç etmek daha cazip geliyor genç nesil insanımıza ve tersini yaratacak alternatifler sunamıyoruz.
Bugün, ülke yönetiminde söz sahibi olacak, iş dünyasında yenilikler yaratacak, siyaset yapacak, her anlamda üretecek bir gençlik beklentisi içindeyken, genç nüfusumuzun sadece yaşam sorunu var.
Gelecek kaygısı, belirsizlik, umutsuzluk, kısır döngülü iç yaşam, adaletsiz, popülist, partizan ayırımcılığı, ilgisiz siyasi yönetimler gerçek sorunlarını unutturmuş gençlere.
Çok karmaşık ve zorunlu sorunlarla boğuşuyor gençler.
Eğitim, iş bulma, evlilik, konut edinme, eşitlik, özellikle devlet hizmetlerinden, yaşına, cinsiyetine, inanışına, doğum yerine, siyasi görüşüne bakılmaksızın, herkesle adil şartlarda yarışma hakkını aramakla harcıyor enerjisini.
Gençler için, onların katılmadığı, ortak edilmediği politikalar üretiliyor, onların yerine kararlar alınıyor.
Eğitim de, sosyal yaşam da, düzenli, kurumsal, politikalar üretilmeli, söz hakkı verilmeli.
Amaç yönlendirmek değil, eğitmek, yetiştirmek olmalı.
Mutsuz, umutsuz, başıboş bırakılmış, kalıplar içerisine hapsedilerek eğitilen, törenlere, nutuklara sığdırılan bir gençlik bu ülkeye hiçbir şey veremez.
Gençlerin, mutluluğunu, geleceğe dair umutlarını, beklentilerini yükseltmeye mecburuz.
Bunun karşılığı hepimize güvenli yarınlar olarak geri dönecek.
Bu haber 661 defa okunmuştur

:

:

:

: