Huzur

Bir huzur doğar insanın içine ilk atılan adımlarda sanki güneş her an bir batıdan birde doğudan doğar ısıtır insanın içini, şükreder.

Bir huzur doğar insanın içine ilk atılan adımlarda sanki güneş her an bir batıdan birde doğudan doğar ısıtır insanın içini, şükreder. Yeni doğumlarla, ilk adımlara, hayata umutla bakar bakar hayaller kurar geleceğe doğru hiç yorulmadan çalışır. O içindeki umutları yeşillendirir. Yüreğindeki sınırsız, karşılıksız sevgiye dönüşür bu sevgi öyle büyük bir sevgidir ki, uyumaz, uyutur. Yemez, yedirir, giymez giydirir. Bu sevginin adına evlat sevgisi denir. Yeryüzündeki en büyük sevgidir. Yerini hiçbir şey dolduramaz üstüne titrer kanat gerer, kalkan olur. Her adım mutluluktur bir anne baba için yenik düşse de yıllara hiç şikayet etmez. O kalp evlat için atar durur. O anları yaşar, büyük heyecanlarla ilk adım atmalar, ağızdan dökülen ilk sözcükler ilkokul yılları. Birbiri ardına akıp giden yıllar... Çığ gibi büyüyen hiç eksilmeyen sevgi yumağında yoğrulan yıllar... İki gün önce Viva Casino personeli Lapta Huzur Evi'nde yaşayan büyüklerimizi büyük bir yardımla ziyarete gittiler. Bu sosyal içerikli yardımların sürekli yapılması beni hayli sevindirdi. Bir hayli uzakta olan huzurevine anca bilirkişi tarafından gidilebiliyor. Çok güzel olan mekan bin dokuz yüz yetmiş dört yılı öncesi bir manastır görevini yapıyordu daha sonra başarılı olamayan bir otele dönüştü... Şimdilerde yaşlılar huzur evine dönüştürüldü. Eskiden deniz kenarı şehre yakın bir mekanda yaşayan yaşlılarımız halkla daha bir iç içe yoğun yaşıyorlardı. Kendi mekanlarının tadilat bahanesi ile bu kadar uzak bir yere sevk edilmeleri üzücü… Araştırmalarım arasında beni en çok üzen kendi ailelerinin yani kendi ailelerinin hiç gelmemeleri. Nice bayramlar gelir geçer, güneşler doğar batar ne gelen var ne giden gözlerine uzun uzun baktım bir ışık aradım umutsuzluğu mutsuzluğu gördüm. İçim burkuldu içimde bir acı hissettim bir insanın istediği bir yudum sevgi kendi kanından canından ne emekler ne bedeller... Tükenen onca yılların karşılığı bu mu olacaktı. Yalnızlığa kimsesizliğe itilen anneler, babalar, kardeşler, akrabalar hayatların içinde acımasız hayatlar...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber 8715 defa okunmuştur

:

:

:

: