Yeter, kendinize gelin artık

Fazla söze gerek yok. Vatandaş endişeli, hem de çok.
Fazla söze gerek yok.
Vatandaş endişeli, hem de çok.
Görüşmeci Kıbrıs Türkü adına görüşüyor, tek başına, tüm yetki kendisindeymiş gibi davranamaz.
Yeni Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Kıbrıs Türk siyasi partilerinin, Halkın ve dahası Türkiye’nin dışlanarak Rum kesimi ile “tek başına” görüşme yürüttüğü iddiaları var.
İddia bir tarafa, Rum tarafında alenen “garantiler sona ersin, Türkiye Kıbrıs’tan tamamıyla defolup gitsin. Biz Kıbrıslı Türklerle kardeşçe yaşarız” şarkıları söylenmeye başlandı.
Nereden çıktı bunlar? Adamlar Kıbrıs Türkünü adeta enayi olarak görmekte, Kıbrıs sorununun 1974’de durup dururken başladığına, 1974 öncesine bir şekilde dönülebileceğine inanıyorlar.
Niye? Türk tarafındaki bazı zihinsel esirler bu fikri savunuyor Rumlara 1974 öncesi dönemin tüm suçlarını, günahlarını unutmaya yardım ediyor da ondan. Yet kardeşim, yeter.
Futbol federasyonundan, öğretmenler sendikasına her tarafta ucube bir zihniyet toplumu kemiriyor.
Güven arıtıcı önlem adı altında Rum tarafına boyuna taviz verip karşılığında zaten temizlenmiş, kaymış bir şekilde anlamsızlaşmış mayın alanının haritasını alıp iş becerdim sanamazsınız.
Önemli değil mi? Elbette önemli bu haritaların alınması ama beceri bu haritaların öncelikle niye şimdiye kadar verilmediğini sorgulamak, ikincisi bunlar gibi daha ne kadar var, bilinmeyen mayın alanları nerelerde falan gibi Temel soruları da sormak gerekli.
Görüşmeler sadece görüşmeler varmış gibi bir görüntü verilsin diye yapılmaz. Dahası, güven artırıcı önlemler – ki güven olmadan nasıl artıracaksınız? – esasa yönelik görüşmelerin yedeği olamaz, o görüşmelerde ilerlemeyi boş verip “ön oyun” ile yetinirseniz, hiç bir sonuç elde edemez, boşu boşuna teslim olursunuz.
Garantiler sona erecek diye ısrar ediyormuş Rumlar. Diyemiyor mu görüşmeci ekip ve yeni cumhurbaşkanı böyle bir talebin ne kadar kötü güven sarstığını Türk tarafında? Eğer Türklere yönelik tehdit yok ise, kesme, ezme, yok etme planları yok ise niye korkuyor Rumlar Türkiye’nin garantisinden. Sayın Akıncı ve ekibi saatler süren görüşmelerde diyemiyor mu bunları muhataplarına?
Efendim 1974’de Türkiye’nin müdahalesinden dolayı travma oluşmuş, asla adada Türk askeri varlığını ve garantisinin devamını kabul edemezlermiş.
Olur, satılmış ve ruhunu Rum’a teslim etmiş birkaç kişi haricinde Kıbrıs Türk halkında da 1963-1974 dönemi travması var, asla Türk askerinin adadan gitmesini, Türkiye’nin garantörlüğünün sona ermesini kabul edemez.
Eğer onlar “asla Türk garantisi olmaz” diyorsa ve biz de “Türk garantisi olmadan asla” diyorsak, durum net değil mi? Herkes kendi yoluna!
Yok efendim illa da federasyon diyorlar ise, o zaman uzlaşılacak, bu köşeli laflar bir tarafa bırakılacak. Önce de Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve ekibi bu oyunu Kıbrıs Türk Cumhuriyet Meclisi’nin verdiği yetkiyle ve KKTC halkını temsil eden “Meclis adına” oynadıklarını, tek başlarına hareket edemeyeceklerini idrak etmeleri lazım.
Benzer sıkıntıları Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat döneminde de yaşamıştık, sonucu hatırlatırım.
Bu haber 285 defa okunmuştur

:

:

:

: