Babamın öldüğü yaştayım

Bugün benim doğum günüm, bu sabah yeni bir yaşa uyandım. 1975 yılının iki Haziranın da açmışım gözlerimi dünyaya, Kıbrıs’ıma.
Bugün benim doğum günüm, bu sabah yeni bir yaşa uyandım.
1975 yılının iki Haziranın da açmışım gözlerimi dünyaya, Kıbrıs’ıma.
Annem her doğum günümde anlatır;
“Seninle dağlardan kaçarken bile sağlam durdun, bana zorluk çıkarmadın. Ne yollar aştık beraber”.
Bir defasında hastalandım, gece yarısı, o zamanlar her evde arabalar, telefonlar yok, hemen komşu çağrıldı, hastaneye götürüldüm.
Rahmetli babam telaşlı, üzgün, o da yakın zamanda dedemi, babasını kaybetmiş.
Gözleri doldu, elini başıma koydu “Şahmaran bey ben babam öldüğünde bile ağlamadım, sen beni ağlattın” dedi.
Nur içinde yatsın, şimdi onun öldüğü yaştayım, bu sabah kırkıma merhaba dedim.
Hayat böyle bir şey, doğmak, büyümek, daha ve daha da büyümeye devam etmek.
Dönüp bakmak geriye, yaşanmışlara, belki uzun bir zaman dilimi gibi gelir belki de kısa.
Hayatımın kırkıncı iki Haziranını yaşıyorum, buradan baktığımda çok da uzun değilmiş yaşam.
Bugün benim doğum günüm, buraya kadar elbette birçok ilki yaşadım, ilk adım, ilk sözcük, ilk duygusallık, ilkokul, ilk iş günü, ilk röportaj, ilk yazı, ilk haber ve devam eden daha birçok ilki sığdırdım bu yaşıma.
İlk var ama son var mı, tabi ki yok, her gün bir ilk ve her günün sonu yeni başlangıca bir fırsat.
Bugün benim doğum günüm, geride kocaman yıllar, önemli anlar, korkular, gözyaşları, umutsuzluk ve sabırsızlıklar bıraktım.
İnsanları, hayatı anlamak, olgunlaşmak için koşuşturduğum, düştüğüm, kalktığım her defasında bu defa dediğim, hayal kırıklıkları bıraktım biraz da.
Doğumla gelen mucizenin sevincini, aynı zamanda ölüm acısının tarifsizliğine tanık oldum geride kalan kırk yılımda.
Kimine göre yaşlanıyorum, kimine göre olgunlaşıyorum, aslında çok dik bir yokuşta, çok yüksek bir tepeye doğru yürüyorum.
Arkama baktıkça aştıklarımın, geride bıraktıklarımın daha da büyüdüğünü görüyorum.
Yaşam denen yarış, kimi zaman umutsuzluğu doğuruyor, kimi zamanda mutluluğu hediye ediyor.
Babamın öldüğü yaştayım, mutluyum, sağlık en güzel hediye, dünya güzeli ve birçok umudumu büyüten iki oğlum ve anneleriyle, koskoca bir ailem var.
Aslında yeniden uyandığı her gün için mutlu olmalı insan.
Bugünün en güzel hediyesi “HATIRLANMAK” olacak.
Bugünümü hatırlayan herkese şimdiden teşekkürler.
Bu haber 548 defa okunmuştur

:

:

:

: