Talat: “Hükümeti parti MYK’sı yönetmeyecek”

Siyaset de her şey gibi değişmeli, günün şartlarına ve ihtiyaçlarına göre şekillenmeli.

Siyaset de her şey gibi değişmeli, günün şartlarına ve ihtiyaçlarına göre şekillenmeli.
Hiç kuşku yok ki en önemli sorunumuz “siyasi istikrarsızlık”.
Hükümetlerin, devletin devamlılığı yok, devlet hizmetleri, hükümet icraatları yürütülürken bir organizasyon, beraber çalışma, birbirini tamamlama en önemli eksik.
Herkes, her kurum, her Bakanlık, her Bakan ayrı bir ircaa makamı.
Oysa olması gereken, ortaya konan programların bir ahenk içinde, birbiriyle iç içe devam etmesi ve sonuç odaklı olması.
Bu, bugünkü hükümet için de geçerli, bundan öncekiler için de, hatta bundan sonraki hükümetlerde bu anlayışın dışına çıkamayacak.
Parti içlerinde ki iktidar kavgaları, kişisel çıkar hesapları, siyasi partiler arasındaki “iyi bir icraat yapmasın puan almasın” düşüncesi yılların yığınlaşmış sorunlarını bugüne bıraktı.
Seçim kaygısı ve toplumun değişen tercihleri siyasi yapılanmada bir hareketliliği zorladı.
Yapılanma yolunda Tüzük değişiklikleri, yönetim yenilenmeleri, parti ve partiliye daha fazla yaklaşma eğilimleri yeterli olacak mı?
Ulusal Birlik Partisi yarın Tüzük kurultayına gidecek, haftaya Cumhuriyetçi Türk Partisi- Birleşik Güçler yeni yönetimini seçecek.
Diğer siyasi partilerde de bu kadar sıcak olmasa da bir hareketlilik var.
Daha çağdaş, daha modern ve ihtiyaçlara daha olumlu cevap verecek bir tüzük UBP için önemli bir adım.

Sonrasında yeni yönetim için bir süreç yaşanacak, çok adaylı olmayacak ve bir konsensüsün sağlanacağı Genel Başkan ve ekibi UBP için daha verimli olacaktır.
UBP için daha zaman var, CTP-BG ise yeni yönetim için gün sayıyor.
Bu gelişmeler bizim için çok önemli, çünkü ısrarla vurguladığım istikrar konusu maalesef siyasi partilerdeki bu gelişmelere bağlı.
CTP-BG kurultayından sonra ortaya yeni bir hükümet, yeni bir siyasi model, yeni bir program, yeni Başbakan ve Bakanlar ortaya çıkacak.
Mehmet Ali Talat, siyasi doygunluğa ulaşmış, bu ülkenin en önemli makamlarında görev yapmış bir siyasi figür.
Cumhurbaşkanlığı görevinden sonra, aktif siyasete, CTP’ ye, Genel Başkanlığa hazırlanıyor.

Peki, Talat bu riske neden girdi, neden siyasi geçmişini tehlikeye attı?
“CTP’yi çok seviyorum ve sıkıntılarını görüyorum” diyor.
“Partinin toparlanmaya ihtiyacı var. Bugünkü durum kabul edilebilir değil. Cumhurbaşkanlığı adaylığından vazgeçtim ve parti Başkanlığına aday oldum. Manifestomda yer alan birçok konu hükümet programında var. Ama çeşitli sebeplerden yapılmadı. Bunları konuşacağız ve takvimlendireceğiz.
Olmazsa da bunu halka açıklayacağız. Yeni bir hükümet kurulacak, iki parti var ve ikisine de aynı yakınlıktayız. Bu ülkede ciddi ihtiyaçlar var. Kavga değil, kucaklayıcı hükümet olacak. Partizanlık yapmayacak, istihdam yaparken ayırımcılık yapmayacak, ülkenin hükümeti olacak, söz verilen konuları yerine getirecek, KIB-TEK, BRT, DAÜ, LAÜ özerkleştirilecek.
İyi bir ekip oluşturulacak. Diğer partinin atadığı Bakanları ben o gün öğrenmeyeceğim. Neden bu isim bu Bakanlığa atandı, bunu soracağım. O işte uzman insanlar, o işin başına getirilecek.

CTP daha önce ülkede siyaset belirleyen tek partiydi. Bugün bir kısırlık var. Geç kalınıyor. Ben iki yıl için geleceğim, tekrar da aday olmayacağım. CTP’nin toparlanması, ülkenin çözüm bekleyen sorunlarının çözülmesi, yapmak istediğim bu iki noktadır.
Hükümeti kuran ve Başbakan olmayan yeni bir model deneyeceğiz. Başbakanı ve Bakanları yeni oluşacak parti yönetimi belirleyecek, ama parti devlet bütünleşmesi olmayacak, hükümeti parti MYK’sı yönetmeyecek.”
Mehmet Ali Talat, Cumhuriyetçi Türk Partisinin hükümette ve parti içindeki sıkıntılarında en çok öne çıkan konulara dikkat çekiyor.
Adaylığını bu konuların çözümü ve ülke sorunları ile bağdaştırıyor.
Siyasete yeni bir model ve yöntem geliyor, başarılı olacak mı, göreceğiz.

Bu haber 620 defa okunmuştur

:

:

:

: