Şimdi de festival ve çalıştay modası başladı!...

Ülkemizde artık hükümet etme ve/veya devlet yönetme adına yapılan birçok işin laf ola yapıldığını ve aslında yapılanın araç değil amaç haline geldiğini anlamamak için …………olmak gerekmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

Ülkemizde artık hükümet etme ve/veya devlet yönetme adına yapılan birçok işin laf ola yapıldığını ve aslında yapılanın araç değil amaç haline geldiğini anlamamak için …………olmak gerekmektedir. Üstüne üstlük zaman zaman yapılan işlerin de moda haline geldiğini söylemek gerekir.

Şöyle ki, günümüzde nerede ise her köyde festival adı altında panayır yaparak kaynak israfında bulunan belediyeler öte yandan maaşları ve çalışanların sosyal güvenlik katkılarını bile yapmaktan aciz olduklarını ifade etmektedirler. Yani her şeyde olduğu gibi belediyeler işbirliği ve güç birliği yaparak kültürel ve sanat içeriği zengin ortak festivaller organize temek yerine festival adı altında adi panayırlar yapmayı tercih etmektedirler. İşin özü, bölgesel bencillik ve kıskançlık olup filan köy yapar da biz yapamaz mıyız saplantısından başka bir şey değildir. Tabi ki, siyasilerin de sözde festival olan panayırları açmaktaki azimleri bu festivallerin yayılmasını motive etmektedir.

Festivaller gibi moda olan diğer bir olgu ise çalıştaylardır. Trafik Çalıştayı, Sağlık Çalıştayı ve son olarak Yükseköğretim çalıştayı bu yıl gerçekleştirilen çalıştaylardandır. Öncelikle, çalıştayın ne anlama geldiğini bilmeyenler için açıklamakta yarar vardır.

Çalıştay, bir grubun birlikte verimli şekilde çözüm üretmesini sağlayan, disiplinli bir fikir üretme ve karar alma aracıdır. Çalıştay'ın püf noktalarından biri, uygulama deneyimi olan bir yönlendiricinin, durumun anlaşılmasını kolaylaştıracak ve sonuca katkı yapacak eylemlerin planlanmasını sağlayacak soruları tasarlanmasıdır. Bir diğer püf noktası Çalıştay'ın ileri problem çözme yöntemleri konusunda usta bir yönlendiricinin liderliğinde gerçekleşmesidir (Burcu Topu, Çalıştay Tekniği, Atatürk Üniversitesi, 2011).

Devletin ve/veya hükümete ait kurumların gerçekleştirdiği çalıştaylar hiç kuşkusuz netice almaya yönelik olmalıdır. Yani çalıştay sonunda gerekli çalışma yapılmalı ve ilgili sektörün stratejik planlaması ve eylem planı hazırlanarak uygulamaya konmalıdır. Bunu yapmak için ise bilimsel denebilecek bir süreç işletilmeli ve bu konuda samimi olunmalıdır. Bunun için aşağıdaki hususlar temel yapı taşlarıdır:

• Öncelikle katılımcılara gerekli bilgi ve etüt yapabilecek bir hazırlık süresi tanınmalıdır. Katılımcıların sadece uzman olmaları yeterli değildir. Fikir sahibi olmak için bilgi sahibi olunması gerektiğinden planlanacak sektörün kimyası araştırtılmalıdır. Aksi takdirde, yapılacak planlamanın uygulama şansı düşük olacaktır. Son olarak düzenlenen Yükseköğretim çalıştayı bu açıdan problemlidir. Şöyle ki, 26-27 Mayıs 2016 tarihinde gerçekleşecek çalıştay için katılımcı başvurusu alınmış ve kimlerin çalıştayda yer alınacağı 20 Mayıs’ta duyurulmuştur. Yani, sadece 6 günlük bir hazırlık ile katılımcıların sektörün planlamasına katkı koyması beklenmiştir.

• Çalıştayda hazırlanacak plan ve eylem planının uygulanabilirliği açısından yetkili ve etkili tüm paydaşların ve uzmanların eksiksiz olarak çalıştayda aktif görev alması gerekmektedir. Halbuki, sektörün en yetkili ve etkili olabilecek YÖDAK yetkilileri hiçbir oturumda bulunulmazken YÖDAK başkanı yükseköğretim çalıştayının ikinci günü 365 günlük bir yıl içerisinde başka bir gün yokmuş gibi başka bir çalıştay düzenlemeyi başarmış ve adeta Yükseköğretim Çalıştayını sabote etmiştir. Şaşırılmayacak şekilde Yükseköğretim çalıştayındaki tüm oturumlarda en fazla eleştiri YÖDAK’a yönlendirilmiş ve bu eleştirileri yanıtlayacak herhangi bir YÖDAK temsilcisine rastlanmamıştır.

Netice itibari ile diğer çalıştaylarda olduğu gibi Yükseköğretim çalıştayı da laf ola yapılmıştır. Yani, çalıştayın gereğini yapıp sektörü yapılandırmaktan ziyade çalıştayı yapmakla övünmek temel hedef halini almıştır. Çalıştayda hazırlanacak stratejik planı uygulayacak en önemli kurum olan ve çalıştayın ortağı durumundaki YÖDAK’ın çalıştayı hiçe sayan tutumu ve bu tutumun hesabını sormayan devlet otoritesi karşısında Yükseköğretim Çalıştayının laf ola yapılmadığını iddia etmek sanıyorum biraz …… olur.

Bu haber 735 defa okunmuştur

:

:

:

: