Talat, Siber, Erhürman ve gelinen nokta

Hepinizin tanıdığı bir UBP zihniyeti vardır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

'Hepinizin tanıdığı bir UBP zihniyeti vardır. Bu ülkede bunu temizlemek bizim boynumuzun borcudur. Bunun için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak, özerkleşme süreçlerini kurumlarımıza yaşatmak ve bir daha UBP zihniyetinin ülkeyi dağıtmasına izin vermemek zorundayız.
Popülizme de son vermek zorundayız. Ülkenin ekonomik büyümesi bizim omuzlarımızda. Bu ülkede rüşvetin her türünün sona erdirilmesi yine bizim boynumuzun borcudur. Öylesine yaygınlaşmıştır ki rüşvet, bu ülkede tüm kurumlarımızı kemirmektedir. Bunları ortaya çıkarmak ve bu ülkeyi temiz bir ülke haline getirmek bizim görevimizdir. Halkımızı kucaklamak zorundayız. Parti olarak, politikaları belirlerken, halkın bütününün nasıl etkileneceğini tartmak zorundayız.”

Cumhuriyetçi Türk Partisi yeni Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'ın, kurultay günü yaptığı konuşmadan bazı cümlelerdi bunlar.
Özellikle altı çizilmesi gereken ve mutlaka üzerinde durulması şart olan bazı mesajlar var sözler içinde.
Rüşvet ve rüşvetin yaygınlaştığı, tüm kurumları kemirdiği, bunların ortaya çıkarılarak temizlenmesi gerektiği.
Bunları bu ülkenin ikinci Cumhurbaşkanı, deneyimli bir siyasetçisi ve devlet adamı söylüyor.
Sayın Talat daha öncede KIB-TEK için “Elektrik Kurumu’nda o kadar büyük yolsuzluklar var ki. Var olduğunu biliyorum” demişti.
Peki, bunlar, bu söylenenler, bu iddialar sözde mi kalacak?
Yoksa bundan sonrası için mi geçerli olacak?
Demokratikleşme, sivilleşme, şeffaflaşma tüm bu söylenenlerden, herkesin bildiği, söylediği ama sıradanlaştırılan olaylardan arınmakla, hesaplaşmakla, hesap sormak ve hesap vermekle sağlanır.
Tüm bunlar sadece parti defterlerine, seçim afişlerine, dile yerleştirilen güzel sözlere hapsederek sağlanamaz.

Meclis Başkanı Sibel Siber geçen hafta bir açıklama yaptı.
Duyunca üzüldüm, acaba tekrar bir açıklama gelir mi diye bekledim, Sibel hanım üzgündü, en önemlisi çaresizdi.
Konu Mecliste bekleyen yasalar.
Kamu Reformu Yasası bekliyor, Siyasi Partiler Yasası ise görüşülmekten vazgeçilmiş.
Meclis Başkanı Sibel Hanım bu durumu şöyle açıklıyor;
“Komiteler toplanamıyor çünkü nisap sağlanamıyor. Nisabı kimlerin sağlamadığı deşifre edilmeli”.
Elbette toplumun önünü tıkayanlar deşifre edilmeli.
Sorun bunları kim yapacak, bu konu, Meclisin çalışması, denetlenmesi, Meclis Başkanlığının görevi değil mi?
Yoksa buda sadece bir söylem miydi ve unutulup gidecek mi.
Tüm bunlar neyi getiriyor biliyor musunuz, küçük büyük herkesin, her kesimden insanın ve özellikle siyasette olanların, her cümlesinden ders alması gerektiği bir özeleştiriye getiriyor bizi.

Kaç kişi payına düşeni aldı bilemiyorum ama, arada kaynamaması gereken bir konuşma yaptı Tufan Erhürman.
Tufan hoca “Geçici de olsa münhalsız istihdam yasalara aykırı. İstihdamlarla ilgili gerekli düzenlemelerin yasalarda yapılması gerekiyor. İstihdam yaparken adalete önem verilmeli.
Adaletin uygulanması şart. Bu konuda artık gerekli düzenlemelerin yapılması gerek. Adaletin tesis edilmesi şart.
Halk artık yüzümüzü görmek istemiyor, adaleti tesis edemediğimizden dolayı”.
Yazının geldiği nokta bu, aslında herkes nereye gelindiğini farkında, yapılması gerekenlerde biliniyor.
Bunu yavaş yavaş seslendirenler de var, başını kuma saklayanlar da.
Önemli olan gelinen nokta ve gidilecek sonuç, yoksa hiçbirinin anlamı yok.

Bu haber 790 defa okunmuştur
  • sezgin kader   - 18.06.2015 Bunları biraz sokağa çıkan herkse bişliyor o kadar uzaksınız ki insanların derdinden halinden haberiniz yok varsa yoksa koltuk ve makam sayın talat bunca yıldan sonra neden döndünüz ne verdiniz bu memlekete tufan beyi desteklesniz ve başkan yapsanız olmaz mıydı değişim yenilenme denen CTP bu mu
  • Ali  Girne - 18.06.2015 Keşke söylediklerinizi yapabilecek iradeyi gösterebilseniz, o zaman bu ülke bu hallere gelmezdi, ancak ne gelen ne de gidenler, söylediklerinin zerresini yapmadılar, yapacak iradeyi hiçbir şekilde gösteremediler. Artık söylenenlere inanmıyor, verilen sözlere güvenmiyoruz. Tek icraatiniz, boş konuşmak, yapmayacağınız, yapamayacağınız sözler vermek. Bir gerçek var ki, yıllar önce düşmanın başaramadığını sizler başardınız. Ülkede halkı en kötü duruma getirdiniz, gençlerin göçüne yol açtınız, her gün, bir gencin göç edişine veya göç etme hazırlığına şahit oluyoruz ve bunun sorumlusu UBP, DP ve CTP``dir. Düşmanın yarım bıraktığı işi tebrik ederiz ki sizler başardınız ve düşmanla işbirliği içinde olanlara ne denir, siz çok iyi biliyorsunuz. İşbirlikçilerin de sonunun ne olacağından haberdarsınızdır. Sizlerin idamı da Meclisten silinmek olacak...
  • Kendileri İnanıyor mu acaba? Cemal   - 17.06.2015 Çok merak ediyorum, nefeslerini tüketip, sarf ettikleri sözlerden çıkan doğruları gerçekleştireceklerine kendileri inanıyor mu acaba? O mikrofonun karşısına geçtiklerinde hepsi arslan kesiliyor, neredeyse herşeyi düzeltecekleri yönünde bol keseden palavra atıyorlar ama iş icraate geldiğinde, nedense, hepsi sözlerinin arkasında duramayacak kadar da kıvraklar. Çok sözler verildi, çok şeylerin düzeltileceği konusunda, doğru adımların atılacağı konusunda çok palavralar dinlendi üç palavra kralı partiden (CTP, UBP ve DP) ancak iş hayata geçirme konusuna geldiğinde, siyah olması gerekiyor dediklerini beyaz, beyaz olması gerekiyor dediklerini siyah yaptılar, sıkışınca suçu başkalarına attılar. Kısacası, gerçekten merak ediyorum, bu söylediklerine veya bu palavralarına acaba kendileri inanıyor mu? Dediklerinin hiçbirini yapmayacakları kesin...
  • cefakar   - 17.06.2015 TALAT GELDİ SANKİ NE DEĞİŞECEK. EROĞLU GİBİ O DA GÜNÜN SONUNDA EVİNE GİDECEK GENÇLERE YOL VERSİNLER ARTIK BU SÖYLEDİKLERİ YOLSUZLUKLAR ONLARIN ZAMANINDA YOKMUYDU NEDEN BİŞEY YAPMADILAR O ZAMAN İNANDIRICI DEĞİL

:

:

:

: