Yasa değişti, seçmen aynı mı kalacak?

Siyasi partiler yasası değişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Siyasi partiler yasası değişti.
İyi de oldu, özellikle “vekil transferi” konusu tam bir vicdan yarasıydı.
Sanırım bu tür bir düzenleme bir tek kuzey Kıbrıs’ta olacak.
Bu anomaliyi yaratan da siyasetin kendisi, kendince önlem alanda yine siyaset kurumu.
Bu aslında övünülecek bir şey değil, aksi üzülecek, kızaracak bir durum.
Siyaset kendi ayıbını örtmeye çalışıyor, elbette bu düşünceler siyaset kurumunun tümü için geçerli değil, ama “ben halka daha iyi hizmet etmek için bir başka partiye geçiyorum” demek artık kabul gören bir durum değil.
Yasa güzel, önemli, bunu bir tarafa koyuyorum, ama böyle bir düzenlemeye gerek duyulması düşündürücü.
Peki, tüm suç, tüm vebal sadece siyasetçinin mi?
Tabi ki değil, bu konuda ün yapmış, bu tür tercihleri hayatımızın normal bir parçası haline getirmiş, siyasetçileri her şeye rağmen seçen kim?
Yine bu halk, bu toplum, bu seçmen değil mi?
Buraya kadar gelmişken bir bakalım, rekor Ahmet Kâşif’te;

Ahmet Kâşif: YDP – DP – ÖDH – UBP – BAĞIMSIZ – DP-UBP

İrsen Küçük: UBP – TAP – AHP - DMP – UBP

Ertuğrul Hasipoğlu: UBP – YAP – ABP – DP – UBP

Ergün Serdaroğlu: UBP – BAĞIMSIZ – UBP – BAĞIMSIZ – DP-UBP

Ejder Aslanbaba: DP – UBP – BAĞIMSIZ – DP-UBP

Ünal Üstel: UBP – UDP – DP – UBP

Afet Özcafer: UBP – BAĞIMSIZ – DP

İlkay Kamil: UBP – BAĞIMSIZ – DP

Türkay Tokel: UBP – BAĞIMSIZ – DP

Hasan Taçoy: UBP – BAĞIMSIZ – DP

Zorlu Töre: UBP – BAĞIMSIZ – DP-UBP

Turgay Avcı: UBP – ÖRP – UBP

Mustafa Gökmen: DP – ÖRP – UBP

Tahsin Ertuğruloğlu: UBP – DGP – UBP

Mehmet Tancer: DP – UBP

Serdar Denktaş: UBP – DP

Hüseyin Özgürgün: DP – UBP

Özellikle UBP ve DP arasında “transfer” konusunda uyumlu bir birliktelik var.
Yeni yasa transferi engelliyor, ilgili dönem içinde başka bir partiye aktif destek sağlamaya ve aritmetiği değiştirmeye müsaade etmiyor.
Bu değişiklik siyaseti tek başına kurtarmaya yetmez, siyaseti sadece siyasetçiye uygulanacak yasaklarda kurtarmaz.
Söylediğim gibi, toplum da kararını vermeli, kendisini yönetecek siyasetçi profilini belirlemeli, seçimini ona göre yapmalı.
Cenazesine, düğününe, hastalığına, sağlığına geleni mi, yoksa gerçekten ülkeye hizmet edeni mi seçecek.
Yasayla beraber siyasi partilerin denetlenmesi, hesaplarının kontrol edilmesi, Sayıştaylığın etkinliği, %3’ü aşan fakat Mecliste temsil edilmeyen siyasi partilere ödenek verilmesi, cinsiyet kotası ile ilgili düzenlemeler de olacak.
Bu düzenlemeler belki de hepsinden daha önemli ve faydalı.
Tüm sorumluluğu siyasetçiye yüklemek kolaya kaçmaktır.
Şimdi sıra seçmende, siyasi partiler yasası değişti, peki, seçmen aynı mı kalacak?

Bu haber 793 defa okunmuştur
  • olmadi be annem ali   - 25.06.2015 acaba bu listed onder sennaroglu niye yok.
  • Ahmet  kamburoğlu - 25.06.2015 Seçmenin suçlu olup olmadığı konusu çok tartışmalı. Fakat her halk hak edildiği şekilde yönetilir sözü de boşuna söylenmedi. Artık göre benin göreyim seni devri bitmeli, bitmezse bunların önüne hiçbir yasa veya yasaklama geçemez.
  • Sorumlu halk mı İbrahim Orundalı  Lefkoşa - 25.06.2015 Bizde delege sistemi oldukça ve delegeler de bir süflörün emriyle aday gösterirse elbette ki halk suçlu olamaz. Delegeler süflörün emriyle ipe sapa gelemyen kişileri aday gösterirse ve partililere başka seçim hakkı bırkmazsa elbette ki sonuç bu olacak. Tabii ki bir de bölge tiyatrosunu göz önüne almak gerekir. Alanında uzman bir pofesör delegeler onu aday göstermezse aday olabilir mi?
  • sezgin kader   - 24.06.2015 Yani durum bu olunca nasıl çözüm istesin bu insanlar? Dikkat edin bu sistemden faydalanan ve yukarıda adı yazan ``vekiller`` hep sağ partilerden. Bu ülkeye en büyük kötülüğü milliyetçi geçinenler yaptı. İşte ispatı da yukarıdaki yazıda.
  • kenan çelik   - 24.06.2015 vay be tabloya bak hep aynı isimler. kaşif rekor kırmış, peki bu halk onu seçerek rekor kırmadımı?

:

:

:

: