Garantiler tabu mu ?

Cumhurbaşkanlığından , Kıbrıs müzakereleri ile ilgili, beklenen açıklama geldi.

Yalcincemal@hotmail.com

Cumhurbaşkanlığından , Kıbrıs müzakereleri ile ilgili, beklenen açıklama geldi.
Açıklamayı, Sn. Burcu yaptı.
Tüm başlıkların, masada olduğunu söyledi.
Bir fazlası ile !
Fazla olan “garantiler .”
Sn . Akıncı’dan önceki, Cumhurbaşkanlarının yaptıkları görüşmelerde , altı başlığın yanında ” garantilerin “ de masada olduğunu hatırlamıyorum.
Görüşülen, altı başlıktaki konulardı.
Ne Talat – Hristofyas.
Ne de Eroğlu – Hristofyas.
Ne de Eroğlu – Anastasiadis.
Görüşmelerinde, masaya getirilmek istendi .
Fakat, KKTC tarafı, bunu kabul etmedi.
Garantiler, Yunanistan’daki yeni oluşan Cipras Hükümetinden sonra, ciddi şekilde gündeme getirildi.
Garantilerin, modası geçmiş.
Çağ dışı, kalmış.
AB kriterlerine, tersmiş.
Öyle anlaşılıyor ki, Rum ve Yunan tarafı, garantilerin masaya gelmesini, bir ön şart olarak, ileri sürerek, masaya oturmuş.
Yunanistan’ın, Lefkoşa Büyükelçisi de, aldığı talimatla, bu kervana katıldı.
Efendim “garantiler, AB kriterlerine aykırı “imiş.
Adama sormazlar mı !
Madem garanti sistemi, Kıbrıs’ın AB kriterlerine aykırı idi , AB Kıbrıs’ı üyeliğe, niye aldı ?

Garanti sisteminin, Kıbrıs Cumhuriyetini doğuran, anlaşmaların içerisinde bulunduğunu, görmediler mi ?
Okuduğunuz gazetenin, Editörden köşesinde, bu konu irdelenmiş
ve AP milletvekili Matsakis’in sorusu üzerine, dönemin AB Komiseri OLLİ Rehn’nin verdiği yanıtta, garanti sisteminin AB Kriterlerine aykırılık teşkil etmediğini, yazılı yanıtında açıkça belirtmiştir.
Yani bulunacak bir çözümde , garantilerin AB kriterlerine ters düşmediğini, AB yetkili ağızlarından, yazılı olarak açıklanmıştır.
Rum ve Yunan tarafının , garantileri, devamlı olarak gündemde tutmalarının esas gayesi, ne olabilir ?
Bunun arkasında, iyi niyet aranabilir mi ?
1974‘de, Türk askeri adaya çıkmış ve Rumlara vahşet yapmış .”
Adaya, Türk askerinin çıkmasına, kimler neden oldu ?
Bunun bir araştırması, yapıldı mı ?
Kıbrıs Türk halkına yapılan katliamı, sonlandırmak ve Enosis’e giden yolu tıkamak için, adaya, Türk Askerinin geldiğini, bilmeyen var mı ?
1974’de, adanın her iki kesimine de, barış geldi.
Adadaki var olan barış, adadaki kolordu sayesindedir.
Bu da, garanti sisteminin varlığı ile mümkün olmuştur.
Kıbrıs müzakereleri ile ilgili olarak, ilk kez basın önüne çıkan Cumhurbaşkanı sözcüsü Sn . Burcu ” Garanti Anlaşmasının, bir tabu olmadığını , ellenebileceğini “ söyledi .
Sn . Burcu bu açıklama ile , Sn . Cumhurbaşkanının da, görüşlerini dile getirmiş oldu.
Yani bu açıklama, Sözcüyü değil , Sn . Akıncı’yı bağlar.
Garantilerle ilgili, tek yetkili merci, Türkiye.
Bunu, biliyoruz.
Ortadan kalkıp, kalkmaması da, Türkiye’nin yetkisinde.
Fakat sarayın, garantiler konusuna yaklaşımını ve bu konuda yapılan açıklamayı da, hoş karşılamadığımızı belirtmek isterim.
Garantilerin bir tabu olmadığı ve ellenebileceği yaklaşımı, Kıbrıs Türk halkının, adadaki yaşam güvencesinin, yaşama hakkının , adadaki varlık nedeninin, ellenmesi anlamına gelmiyor mu ?
Garanti sistemini, bir tabuya benzetmek ve bu yollu açıklama yapmakla , Kıbrıs Türk Halkı üzerinde, oluşturacağı psikolojik etki düşünüldü mü ?
Garanti sistemi, Kıbrıs Türk Halkının, yeniden doğuş fermanıdır.
Yaş, kağıdıdır.
Öyle anlaşılmıştır ki Saray, elletme iradesini ortaya koymuştur .
Önemli olan, Kıbrıs Türk halkının iradesidir .
Kıbrıs Türk halkı , varlık nedeni olan, garanti sistemini, elletebilecek mi ?
Yoksa, bu sisteme uzanacak elleri, iradesi ile kıracak mı ?

Bu haber 279 defa okunmuştur

:

:

:

: