Serdar Denktaş’ın af argümanı kitaba ters mi?...

Daha önce “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Kayıt Dışı Ekonomi Boyutlarının Ölçümü, Çözüm ve Eylem Planı” isimli kitabı tanıtmak için 3 Nisan 2015 tarihinde Ticaret odasında sunum yapıldığını vurgulayarak özellikle e-devleti gündeme taşımıştım.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Daha önce “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Kayıt Dışı Ekonomi Boyutlarının Ölçümü, Çözüm ve Eylem Planı” isimli kitabı tanıtmak için 3 Nisan 2015 tarihinde Ticaret odasında sunum yapıldığını vurgulayarak özellikle e-devleti gündeme taşımıştım. İşte tanıtımı yapılan kitap ile o zamanın Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş’ın ifadelerinde çelişki dikkati çekmişti. Öncelikle Serdar Denktaş’ın af konusundaki aşağıdaki söyleminin tanıtımı yapılan kitabın tespitleri ile örtüşmediği iddiasında bulunulabilir.

Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş konuşmasında, KTTO’nun yaptığı çalışmanın önemine değinerek, kayıt dışı ekonominin toplumda “vergi kaçıran tüccar” algısı yarattığını söyledi. Kitap ve hükümetin çalışmalarıyla bu algının ortadan kaldırılabileceğini ifade eden Denktaş, ülkedeki kayıt dışı insanların üzerinden af yapılarak, herkesin kayıt altına girmesinin sağlanması gerektiğini belirtti. Denktaş, ekonominin ancak o zaman kayıt altına alınabileceğini kaydetti ( http://www.gundemkibris.com/gurpinar-ulkedeki-kayit-disi-istihdamin-20-civarinda-110977h.htm ).

Sözkonusu Kayıt Dışı Ekonomi projesinin aşamaları içerisinde Ticaret Odası, 30 Nisan 2013 tarihli KKTC’de “Kayıtdışı Ekonominin Boyutlarının Ölçümü ve Çözüm Önerileri” isimli raporunda Genel yaklaşımlar ana başlığı altında aşağıdaki TEMEL ESASLARI sıralamıştır.

• İlgili paydaşların katılımının da sağlanmasıyla kayıt dışı ekonomi sorununu aşmaya yönelik ortak bütünlüklü bir eylem planının hazırlanması,

• Devlet politikası haline getirilmesi gereken kayıt dışı ile mücadele ile ilgili politika, önlem ve önerilerin yer alacağı eylem planının bir takvime bağlı olarak hazırlanarak siyasi kararlılık ile uygulanması,

• Teknolojinin gelişmesiyle oluşan yeni kayıt dışı işlemlerin önüne geçilmesi,

• Af uygulamalarının tamamen sona erdirilmesi,

• Etkin denetim ve müeyyide uygulanması,

• Siyaset kurumunun kamusal işlemler üzerindeki etkisinin minimize edilmesi,

• Bürokratik işlemlerin asgariye indirilmesi.

Yukarıdan anlaşıldığı gibi hazırlanan rapora göre “AF UYGULAMALARININ TAMAMEN SONA ERDİRİLMESİ” öngörülmektedir. Bu açıdan Denktaş’ın söylemi ile raporun öngörüsü örtüşmemektedir. Peki, Sayın Denktaş’ın ifadelerinde doğruluk payı yok mudur? Elbette vardır. Hem teoride hem de uygulamada çok zor olsa da ahlaki zafiyet yaratmadan da başarılı af yapmak mümkündür. Böyle bir affın temel unsurları aşağıdaki gibidir:

• Vergi Affının Bir Kereye Özgü Olması: Vergi aflarına ilişkin genel kanı, bir defaya mahsus olarak çıkarılan af ve sonrasında alınan sistemi sağlamlaştırıcı önlemler mükelleflerin vergiye ilişkin görevlerini eksiksiz yapmaları yönünde teşvik edeceği şeklindedir.

• Vergi Affının Vergi Sistemini Güçlendirici Önlemlerle Eş Zamanlı Yürütülmesi: Vergi affı uygulamasının başarılı olabilmesi, af kanunu uygulanırken affa neden olan faktörlerin kaldırılmasını sağlayacak ek önlemlerin alınması ile mümkündür. Eğer vergi affından yararlanan bir mükellef af sonrasında hiçbir şeyin değişmediğini, vergi suçu işlemeyi teşvik eden faktörlerin de hâlâ varlığını sürdürdüğünü görecek olursa davranışlarını değiştirmek için bir neden göremeyecektir. Bu düşünce, af uygulamalarının vergi suçu işleyenlerin yakalanma ihtimallerini artıracak şekilde idarî ve hukukî reformlarla yürütülmesini zorunlu kılmaktadır.

• Vergi Affı ile Sağlanacak Avantajların Affa Katılımı Teşvik Edici Olması

• Vergi Affı Döneminin Yeterli Uzunlukta Olması

• Affın İçeriği İyi Tanıtılmalı ve

• Vergi Affından Yararlananların Gizlenmesi: Vergi aflarının başarılı olabilmesi için yapılacak diğer bir uygulama da, affa katılan mükelleflerin gizleneceği şeklindeki bir uygulamanın af kanunundan önce kamuoyuna açıklanması hatta böyle bir uygulamanın af kanunuyla düzenlenmesidir.

SON SÖZ: SUÇLU AFLAR DEĞİL, AFFI YAPANLARIN BİLİNÇLİ VEYA BİLİNÇSİZ BECERİKSİZLİĞİDİR.

Bu haber 722 defa okunmuştur

:

:

:

: