Ne günlere kaldık ey Gazi Hünkar

Sokak lambalarının aydınlatması ile ilgili yasal mevzuat, yetkinin belediyelerde olduğunu söylemektedir.
yalcincemal@hotmail.com

Sokak lambalarının aydınlatması ile ilgili yasal mevzuat, yetkinin belediyelerde olduğunu söylemektedir.
İrsen Küçük Hükümeti döneminde, halktan topladıkları sokak aydınlatma paralarını, elektrik kurumuna vermeyen belediyelere.
Zamanın hükümeti kanun hükmünde kararname çıkararak, yetkiyi Elektrik Kurumuna vermişti.
Ödenmeyen borç ise, maktu ücret adı altında tüketiciye yansıtılmıştı.
Yani olay, Elektrik Kurumu ile bir alacak verecek davasına dönüştürüldü.
Belediyeler de, Kurumdan alacaklı olduklarını iddia etmişlerdi.
Bu, Yorgancıoğlu Hükümetine kadar sürdürüldü.
Hükümet, yasa yaparak, bu kanun hükmündeki kararnameleri ortadan kaldırdı.
Buna rağmen, Elektrik Kurumu, bu aydınlatma ücretlerini, müstehliklerden almaya devam etti.
Yani hukuka aykırı bir uygulama, Elektrik Kurumu tarafından devam ettirildi.
Şimdilerde, bu hukuk dışı uygulama karşısında, Lefkoşa Belediyesi. Belediyeler Yasasından doğan hak ve yetkilerinin, Elektrik Kurumu tarafından gasp edilmesi karşısında. Bu hukuk dışı uygulamanın sona erdirilmesi için, en doğal hakkını kullanarak, yargıya başvurup, hakkı olan yetkinin kendisine verilmesini istedi.
Bu konuda da, iki ara emri başvurusunda bulundu.
Bilindiği gibi, Kaza Mahkemesi, birini kabul etti, diğeri için ise. Kurum yetkililerini, dinledikten sonra, önümüzdeki Çarşamba kararını verecek.

Bizim Devletimizin, şekli ve niteliği, Anayasamızda yazılıdır:
KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ DEVLETİ, DEMOKRASİ, SOSYAL ADALET VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKELERİNE DAYANAN, LAİK BİR CUMHURİYETTİR.
Oluşan Devletin, mihenk taşlarından biri de budur.
Yani ülkede, üstün olan hukuk ve onun oluşturduğu kurallardır.
Devlet düzeni.
Bu esasa, dayanır.
Her türlü adalet, hukukun üstünlüğü prensibi ile mümkün olur.
Bunları, niye yazdım?
Sokak aydınlatma lambaları ve armatürlere olan müdahale ve işlevlerini, Kuruma, Mahkeme men kararı verdi.
Harçlarla ilgili kararı ise, önümüzdeki Çarşamba günü verecek.
İlk karar karşısında, EL Sen Başkanı Sn. Cesurer, bir açıklamada bulunarak şunu söyledi:
Kıb Tek ‘e yapılacak bir müdahale durumunda, Başkent başta olmak üzere, bütün ülkenin sokakları, karanlığa bürünür…
Gerekçe olarak da, geçmişte, belediyelerin yetkisinde olan sokak aydınlatma direklerinde, kurum çalışanlarının, tahta direkte can verdiğini örnek gösterdi.
Yasada, gerekli tedbirlerin, hangi kurum tarafından alınacağı bellidir. Belirsizlik varsa veya yasal boşluk varsa, bu giderilir.
Fakat yasada olmayan bir yetkinin, Elektrik Kurumu tarafından, her hangi bir gerekçe gösterilerek, yetki gaspına gidilirse, ülkede hukuk delinir.
Delinme şöyle dursun, hukuk kalbura döner.
Sayın Cesurer’in, yapmış olduğu açıklama, bence talihsiz bir açıklama olmuştur ve Mahkemeyi vereceği kararla ilgili olarak, baskı altına alma, hedefini taşımaktadır.
Unutmayalım ki, Mahkemelerin, nihai kararından, daha büyük bir karar olamaz.
Görevi, ne olursa olsun, bu kararın üzerinde, karar oluşturamaz.
Oluşturulsa bile, o karar, Hukukun Üstünlüğü ilkesi karşısında, ölü doğmuş, muamelesinden başka bir muameleye, tabii olamaz.
Ülkeyi karartmaya, hiç kimsenin ne hakkı var.
Ne de, gücü var.
Bu haber 173 defa okunmuştur

:

:

:

: