“Türklerin haklarına el sürdürtmeyiz sürdürtmeyeceğiz”

1967 ‘de, ABD emperyalizminin, desteklediği, Yunanlı subaylar. Yunanistan’da, Askeri Cuntayı iş, başına getirirler.
1967 ‘de, ABD emperyalizminin, desteklediği, Yunanlı subaylar. Yunanistan’da, Askeri Cuntayı iş, başına getirirler.
Yunan Cuntası, tüm temel insan haklarını ortadan kaldırır.
Basına, sansür getirilir.
Güdümlü bir basın, yaratılır.
Askeri Cunta’nın tümü, Cunta’nın borazanı haline getirilir.
Yunan Cunta’sı, ABD’nin, Yunanistan ve Avrupa’da, bir acentesi haline gelir.
Yunanistan’da, devlet dümenini tutanlar, ABD’nin dümen suyuna göre rota kırarlar.
Yunanistan’a gelen Cuntayı, başka Cuntalar da takip etti.
Ülkede, solcu avı başladı.
Siyasi parti liderleri, hapsedildi.
Cuntaya onay veren Kral, sonunda o da Cuntaya tavır koydu.
Karşı, darbesini yaptı.
Başarıya, ulaşamadı.
Ülkeyi, terk etti.
Yunanistan’daki askeri rejimi, gemleyecek, hiçbir güç kalmamıştı.
Rejime karşı olanlar, Avrupa’ya kaçıp, Cuntaya karşı örgütlendiler.
Ülkedeki, ekonomik durum, çok kötü…
Enflasyon, hat safhada…
İşsizlik, aldı başını gitti.
Üniversite öğrencilerinin direnişi, kanlı bastırılır.
34 üniversite öğrencisi, Cuntanın askerleri tarafından öldürülür.
Bu olaylar gelişirken, Kıbrıs’ta, Makarios, SSCB ile batıyı rahatsız edecek ilişkiler içine girer.
Zaten, bağlantısızlar hareketi içindeki yeri, ayrı bir rahatsızlık kaynağı idi.
Emperyal güçlerin desteği ile ayakta duran Yunan Cuntasına, hem içerideki kötü durum karşısında yitirdiği itibarı geri getirmek. Hem de, Makarios’un, Sol ideolojiye doğru kırdığı dümeni, istedikleri sulara yöneltmek veya dümeni kırmak için bir fırsat doğmuştu.
Kıbrıs’taki, Milli Muhafız Ordusundaki Yunanlı subayların, işine son verme bahanesi, öne çıkarılarak, Yunan Cuntası, 15 Temmuzda Makarios’a, askeri darbe yapar.
Darbe saati, Makarios, çocuklardan oluşan bir heyeti, kabul ediyordu.
Darbe ile birlikte, Makarios, arka kapıdan kaçarak, yara almadan kurtulur.
Lefkoşa, darbeciler ve Papazcılar arasında, çok şiddetli çarpışmalara sahne olur.
Baş Papaz, dağ yollarından kaçarak, Baf’a gelir.
Baf’ta, Musalla’daki kilisede, Baf’ın ileri gelenleri ile temas eder . Orada, kararını verir:
“Cuntanın kuvvetlerine karşı, durulamaz. Teslim olun. Mücadeleye Diplomatik yollardan devam edilecek.”
Denizdeki bir gemiden gelen helikopter, papazı alıp götürür.
İngiliz üslerindeki Ağrotur’dan Malta’ya gider.
Oradan, İngiltere. Akabinde de, Amerika.
GG Konseyindeki, meşhur konuşması.
Baf kazası, Makarios’cu olduğu için, Gavur Taşı mevkiine, mevziler kazılarak, Cuntanın birliklerini orada karşılamak istediler.
Fakat Makarios’un uyarısından sonra, direnmekten vazgeçip teslim oldular.
En son düşen kent, Baf olmuştu.
Daha doğrusu.
Teslim olmuştu.
Cuntacılarla, Solcu ve Papaz’cıların çatışması, Baf’ta yok denecek kadar bir süreç izledi.
Tutuklananlar, meçhullere, götürülüyordu. Çıkarmanın olacağı, 20 Temmuz gününe kadar, adada, solcu ve papazcı avı devam etti.
Beş günde aralarında süren çatışmada, çok sayıda Rum öldü veya kayboldu.
Darbeye, Batı’dan, çok önemli, kınayıcı, bir hareket gelmedi.
Nerede ise Batı, bu olaya onay verir pozisyona girmişti.
Bağımsızlar hareketi ve SSCB, olaya sert tepki koymaya başladı.
20 Temmuz Harekatına kadar, Kıbrıs Türk halkı, savunma maksatlı hareketlerini sürdürmeye, devam etti.
Bulundukları bölgelerden, zaruret dışı, ayrılmadılar.
Türkiye’deki Başbakan, Rahmetli Ecevit’in, hareketlerine kilitlendiler.
Ecevit, darbe günü, haşhaş ekimini başlatmak için Afyon’daydı. Haberi, Afyon’a hareket halinde iken, uçakta öğrendi.
Havalanmak için hareket eden uçağı, Kıbrıs Masası Şefi, Ecmel Barutçu, uçağın önüne geçerek, uçağı durdurur ve uçağın kapısını açtırarak, durumu Başbakan Ecevit’e haber verir.
Ecevit, Afyon’daki töreni çok kısa tutarak, Ankara’ya döner. Durumu, daha da iyi bilmek ister.
Ecmel Barutçu’ dan dan, sürekli olarak, konu ile ilgili bilgi vermesini ister.
Afyon’daki törende, Ecevit:
Türkiye’nin neresinde ne yetişeceğine, Türklerden başka kimse karar veremez. Mesajını dünyaya duyurur.
Darbe ile ilgili de özetle, şunları söylemişti:
Şu anda Afyon’un şu meydanından ve Atatürk’ün anısı olan şu doğal anıtın eşiğinde bütün dünya, yakın – uzak komşularımıza şunu söylüyorum:
Kimse Kıbrıs’taki kargaşalığı fırsat bilerek, Türklerin haklarına dokunmaya kalkışmasın. Hiçbir oldu-bittiyi kabul etmeyiz. Türklerin haklarına el sürdürmeyiz. Sürdürtmeyeceğiz.
Ankara’ya döner dönmez, Genel Kurmayda. Kıbrıs’a askeri çıkarmanın hazırlıklarının, yapılması talimatını verdi.
Ecevit, çıkarmaya, Afyon’dan uçakla Ankara’ya dönerken, karar verir.
Garantör İngiltere’den, beklediğini bulamayınca, 20 Temmuzda TC Devleti olarak, garantörlük hakkını da kullanarak, adaya Türk Askeri çıkar.
Dün itibarı ile ABD Emperyalizminin desteklediği, Yunan Faşist Cuntasının, Adayı Yunanistan’a bağlamak için başlattığı, bir işgal hareketinin yıl dönümü.
Bu hareket, Ecevit sayesinde, Bağdat’tan döndürülmüştür.
Dönmemiş olsa idi.
Olacakları, var siz, bir düşünün!

Bu haber 233 defa okunmuştur

:

:

:

: