“Bayram heyecanı bile bırakmadılar”

Bugün güzel bir gün.
Bugün güzel bir gün.
Ramazan bayramının birinci günü ve birçok olumsuzluktan uzaklaşmak için güzel bir fırsat.
Özellikle ihmal edilen, zaman anlamında cimri davranılan, aile, eş, dost ve arkadaşlarla hasret giderme imkanı.
Bayram, her anlamıyla sıcak bir zamana denk geldi, belki de sıcak olaylar bayrama rastladı.
Bu sıcak olayları yorumlamayı, haftaya bırakalım, bugünü bu gelişmelere kurban etmeyelim.
Peki, nedir bayram?
Her toplum tarihi boyunca yılın bazı günlerini daha çok önemsemiş, kutlamış.
Milli veya kutsal gün olarak kabul etmiş, toplumsal bilinç ve birlikteliği bugünlerle daha da pekiştirerek, beraberliği sağlamlaştırmış.
Peki, eskisi gibi mi? Maalesef, hiçbir şey eskisi gibi değil.
Esasında bayramlar;
Anıların, çocukluğun, güzel hatıraların önümüzde diz çöktüğü, mutlu ettiği, gülümsettiği, hüzünlendirdiği, geriye dönüşü imkansız zamanlardır.
Bayram aslında aynıdır, değişen, gelişen biz ve hayattır.
Ailelerin, komşuların, hayat koşuşturmacasın da birbirinin yüzünü unuttuğu maratona biraz ara verme zamanıdır.
Geleneklerin, örf, adetlerin, büyüklere olan saygının, çocuklara olan sevginin, bu dünyadan göçenlerin yad edildiği günlerdir.
Hayata bir moladır, eskiden, çocukken, bayramdan, bayrama alınan yeni ayakkabılar, giysiler, başucumuzda uyurduk.
Sabah erkenden, bunlar giyilir, tüm komşular, aile büyükleri, bayram kutlaması ve harçlık alınması için gezilirdi.
Her evde araba yoktu, iki hatta üç otobüs değiştirerek, önce Lefkoşa sonra Güzelyurt ve Güneşköy, en sonunda da Kozanköye’e giderdik.
Yemekler hazırlanırdı, masalar kurulurdu, tüm aile aynı masada beraber olurdu.
Şimdi, telefon ve mesajlar, sosyal paylaşım siteleri bu ilişkilerin yerini aldı.
Elbette zamana rağmen aynen devam mümkün değil, büyüyen aileler, yeni fertler, torun ve angoniler artan hayat sorumluluğu ve ağırlaşan şartlar, pek çok şeyi engelliyor.
Fakat mümkün olduğu kadarını yapmak da önemlidir.
Bu ülkeyi daha da güzel yapabilmek için gereken her şey fazlasıyla var.
Mesele bunları bir araya getirmek, malzemeleri iyice harmanlayıp en güzeli, en lezzetliyi, en tatlıyı yapmak.
Görev yine bizlerde, en başta bu güzel malzemeyi bir araya getirecek aşçıları başıma getirmeliyiz.
“Bayramı bayram gibi yaşamayı mümkün kılmadılar” bu sözler benim değil.
Markette karşılaştığım birisi aynen bunları söyledi ve devam etti;
“ İçimizde bayram heyecanı bile bırakmadılar”.
Durum budur, daha öncede bayram yazıları yazdım, her geçen zaman bir şeyleri daha götürüyor, bitiriyor.
En kötüsü içimizdeki çocuksu heyecan, beklenti ve umut, yeşermeden soluyor.
Bu defaya daha güzel bir bayram yazısında buluşmak dileğiyle, herkese ailesi, sevdikleri ve yitirmediği umutlarıyla iyi bayramlar diliyorum.
Bu haber 551 defa okunmuştur

:

:

:

: