Talat’ın söylediği gibi olmadı…

“İstikrar” önemlidir.



 

 

 

 

“İstikrar” önemlidir.
Ve bu ülkenin her anlamda, her alanda ki en önemli sorunudur.
İstikrarsız, belirsiz, otoritesiz, başıboş bir memleket ve bunu ortadan kaldıracak siyasi otoritelerin, kendi sorunları etrafında dönüp durması istikrarlı bir ortamı mümkün kılmadı.
CTP-UBP hükümetinin elinde çok önemli bir şans ve fırsat var.
Sayısal aritmetikteki avantaj, muhalefet anlamındaki zayıflık, daha hızlı, daha kolay kararlar alabilmenin yanında, yanlış kararların alınmasını da getirebilir, böyle bir duruma zemin hazırlayabilir.
Bunun için elbette zaman içinde önyargılı olmadan takip etmek gerek.
Bunları başarabilmek için yeni hükümete çok iş düşüyor.
Temel yasalar, tabi ki Anayasa, tek liste seçim bölgesi gibi reform niteliğindeki yasalar en erken zamanda, makamın değil, icraatların ön planda olacağı, konuşulacağı, hayat bulacağı bir ircaat dönemi olmalı.
“Partinin toparlanmaya ihtiyacı var. Bugünkü durum kabul edilebilir değil. Cumhurbaşkanlığı adaylığından vazgeçtim ve parti Başkanlığına aday oldum. Manifestomda yer alan birçok konu hükümet programında var. Ama çeşitli sebeplerden yapılmadı. Bunları konuşacağız ve takvimlendireceğiz.
Olmazsa da bunu halka açıklayacağız. Yeni bir hükümet kurulacak, iki parti var ve ikisine de aynı yakınlıktayız. Bu ülkede ciddi ihtiyaçlar var. Kavga değil, kucaklayıcı bir hükümet olacak. Partizanlık yapmayacak, istihdam yaparken ayırımcılık yapmayacak, ülkenin hükümeti olacak, söz verilen konuları yerine getirecek, KIB-TEK, BRT, DAÜ, LAÜ özerkleştirilecek.
İyi bir ekip oluşturulacak. Diğer partinin atadığı Bakanları ben o gün öğrenmeyeceğim. Neden bu isim bu Bakanlığa atandı, bunu soracağım. O işte uzman insanlar, o işin başına getirilecek.
CTP daha önce ülkede siyaset belirleyen tek partiydi. Bugün bir kısırlık var. Geç kalınıyor. Ben iki yıl için geleceğim, tekrar da aday olmayacağım. CTP’nin toparlanması, ülkenin çözüm bekleyen sorunlarının çözülmesi, yapmak istediğim bu iki noktadır.
Hükümeti kuran ve Başbakan olmayan yeni bir model deneyeceğiz. Başbakanı ve Bakanları yeni oluşacak parti yönetimi belirleyecek, ama parti devlet bütünleşmesi olmayacak, hükümeti parti MYK’sı yönetmeyecek.”
Mehmet Ali Talat, CTP-BG Başkanlığına gün sayarken bunları söylemişti.
O gün altını çizdiğim bir-iki cümlesi olmuştu.
Koalisyon ortağı için;
“Diğer partinin atadığı Bakanları ben o gün öğrenmeyeceğim, o işte uzman insanlar, o işin başına getirilecek” demişti.
Hükümet programını hazırlayarak yani “en baştan yapılacak olanlar bunlar, yapabilecek olan gelsin” diyerek amacı daha başlarken ortaya koymuştu.
Peki, öylemi oldu?
Bakanlık paylaşımında bir eşitlik söz konusu, ama Bakanlığa atanan yeni Bakanlar atandıkları görevlerde uzman mı?
Hayır, daha önce de çeşitli Bakanlıklara o alanla ilgili olmayan isimler atanmıştı.
Bugün eğitime, sağlığa, turizme ve birçok ana hizmet noktasına baktığımızda hatanın nereden başladığını çok rahat anlayabiliriz.
Bizde işe göre adam yok, adama göre iş var.
Yeni kabineye baktığımızda, özellikle UBP kanadı, oluşturulan kabine tamamen kurultaya yönelik, kurultay da bazı isimlerin desteğini alıp, bazı isimleri pasifize edilmesine yönelik hamleler.
Turizm Bakanı bir doktor, ulaştırma Bakanı konuya uzak, bir Bakanın henüz makamı yok.
İstikrar için denemeyi, şans vermeyi, bekleyip görmeyi en başından savunan ben yine ilk baştan üzüldüm.
Belki çok iyi işler yapılacak, bilemiyorum.
İsimlerle de bir sıkıntım yok, sıkıntı yine söylenenlerin, söylendiği gibi yapılmaması.

Bu haber 752 defa okunmuştur

:

:

:

: