Sevgi her anda her mekanda

Gündemimizden hiç eksik olmaması gereken sevgiyi ifade eden iki hadis-i şerif ve iki tarihi hadiseyi, hayırlı amellere vesile olması umuduyla tekrar paylaşmak istiyorum.

Gündemimizden hiç eksik olmaması gereken sevgiyi ifade eden iki hadis-i şerif ve iki tarihi hadiseyi, hayırlı amellere vesile olması umuduyla tekrar paylaşmak istiyorum.
Peygamber Efendimiz, bir hadis-şeriflerinde şöyle buyuruyor. 'Müminler, bir birlerini sevmede, birbirlerine acımada, bir birlerine yardım etmede bir bedenin azaları gibidirler. Nasıl ki bedenin bir uzvunda meydana gelen bir arıza dolayısıyla bütün beden ateşlenir rahatsız olursa, Müminler de birbirlerinin halinden öyle etkilenirler.' Bir de şu var: 'Kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemeyen gerçek manada iman etmiş olamaz.' Bir başka rivayette “Kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemeyen bizden değildir” buyuruyor.
Yermük savaşı sona ermiş, Müslümanlar zaferi kazanmışlar amma çok ta kayıp vermişlerdi. Huzeyfe, elinde bir su kırbasıyla yaralılar arasında dolaşıyordu. Az ileride amcanın oğlu Haris'i kanlar içinde bitkin bir halde buldu. Hemen yanına yaklaşıp su ister misin diye sordu. Haris, bitkin bir halde, hiç istemez miyim der gibi bakıyordu. Hemen yanına vardı. Huzeyfe kendi elleriyle suyu içirmeye çalıştığı bir anda az ileride İkrime'nin sesini duydu, su yok mu diyordu. Suyu tam ağzına götürmek üzere olan Haris, vazgeçti “suyu ona götür” dedi. Huzeyfe koşarak İkrime'nin yanına vardı. Aynı manzara.. Tam suyu ağzına götüreceği sırada bu sefer Iyaş seslendi... İkrime de su içmekten vazgeçip suyu O'na götürmesini söyledi. Huzeyfe koştu amma varıncaya kadar Iyaş, şehit oldu. Geriye döndü baktı ki diğerleri de şehit olmuşlar. Bir yudum suyu son nefesinde kardeşine ikram ederek Cennet’e yol almışlar. Öyle bir sevgi ki son anında bile kardeşini kendine tercih ediyor.

Çanakkale Savaşlarında yaşandığını hatırlıyorum, bir yerde okumuştum. İki arkadaş aynı mahallede doğmuşlar. Çocukluklarından itibaren hiç ayrılmamışlar. İlkokul, ortaokul, lise hatta üniversitede bile beraberler. Savaş çıkıyor cephede bile beraberler. Yoğun bir çarpışma anında bir tanesi vurulup düşüyor. Siperde olan diyor ki, “komutanım arkadaşımın yanına gidebilir miyim?” Komutan diyor ki “değmez… Zaten şehit oldu, kendini tehlikeye atıyorsun…” Çok ısrar edince komutan izin veriyor. Çok hızlı bir şekilde arkadaşını kaptığı gibi sipere getiriyor. Bakıyorlar ki şehit olmuş. Komutan diyor “bak demedim mi değmez diye. Arkadaşın şehit olmuş, sen kendini de tehlikeye attın. Asker diyor ki değdi komutanım değdi... Yanına vardığımda henüz son nefesini vermemişti. Bana ne dedi biliyor musunuz, “Geleceğini biliyordum!…”
Hep böyle gıpta edilecek sevgileri gönül dünyamızda yaşatmak dileğiyle yukarıda anlattığım Yermük hadisesinin Şii diliyle ifadesi olan Yermük’te üç gül şiiriyle bitireyim. Sağlık, afiyet, huzur ve sevgi dolu günler dilerim.

YERMÜK’TE ÜÇ GÜL

Yermük meydanında yaralı canlar,
Toprağa sızıyor mübarek kanlar
O gaza vaktinde can pazarında
Faniden bakiye geçilen anlar

Huzeyfe kırbayı eline aldı
Bir ümit diyerek meydana daldı
Ağır yaralanmış kanlar içinde
Amcasının oğlu Haris’i buldu

Su içmeye hazır olduğu anda
İkrime’nin sesi geldi bu yanda
Dedi ki bu suyu ona götürün
Belli ki hararet fazladır onda

İkrime’ye vardı suyun kırbası
Duyuldu öteden Iyaş’ın sesi
Dedi yetiştirin bunu Iyaş’a
Daha vermemişse en son nefesi

Vardılar ki Iyaş dünyadan göçmüş
Döndüler İkrime peşinden uçmuş
Baktılar Haris de vuslat yolunda
Su diye şahadet şerbetin içmiş.

Yaralanıp susuzluktan yandılar
Son nefeste birbirine sundular
Muhabbet içinde uçup gittiler
Beka yamacına varıp kondular

Bin sene de geçmiş olsa aradan
Muhabbet nişanı çıkmaz şuradan
Dilerim ki insanlığın gönlüne
Böyle bir muhabbet versin Yaradan.

Bu haber 206 defa okunmuştur

:

:

:

: