KAMU REFORMU RACONA TERS!

Ülkemizde hiç kuşkusuz en fazla dillendirilen reform kamu reformudur.

 

 

 

 

 

 

 

Ülkemizde hiç kuşkusuz en fazla dillendirilen reform kamu reformudur. Devlet dairelerinde her gün çekilen işkenceler, sağlık, eğitim, iskân gibi dairelerde vatandaşı hiçe sayan memur tavırlarının devam ettiği, kamu çalışanının liyakate ve performansa göre değil partizanlığa göre yükseldiği her gün sohbetlerimize konu olmaktadır. Bunun üzerine ise her hükümet programının ilk sıralarına kamu reformu yapacağı taahhüttü bulunmaktadır. Üstüne üstlük, TC-KKTC ekonomik programlarında da kamu reformu devamlı gündemde yer almaktadır. Ancak, kamu reformu ciddi ciddi gündeme geldiği zaman ise topu taca atmanın bir şekilde yolu bulunmaktadır. Şöyle ki, CTP-DP hükümetinde kamu reformuna ilişkin taslak genel kurul onayına kısa süre içinde geleceği özellikle Cumhurbaşkanı adayı da olan Meclis başkanı tarafından ifade edilirken yeni kurulan Kalyoncu hükümetinde kamu reformu altı aylık takvime bağlanmıştır.
İşin özü aslında Kamu reformunun racona ters olduğudur. Yani, hizmeti alan vatandaş haricinde herhangi bir reform kamu paydaşlarının işine gelmemektedir. Zira gerçek bir kamu reformu liyakat, performans, ödüllendirme, cezalandırma, şeffaflık ve hesap verebilirlik demektir.

DEVLET DAİRELERİNİ TATİL KÖYÜ GİBİ KULLANAN ÇALIŞAN VE SENDİKALAR, KURMUŞ OLDUKLARI ÇIKAR MEKANIZMALARI İLE HAKLI/ HAKSIZ KAMUDA İŞİNİ GÖRENLER VE PATRONAJ SİSTEMİNİN DEVAMINI MEVCUT KAMU YAPISINDA GÖREN SİYASET KURUMUNUN SAMİMİ OLARAK REFORM İSTEMESİNİ BEKLEMENİN HASAT ZAMANI PATATESİN YAĞMUR BEKLEMESİNDEN FARKI YOKTUR.

Ülkemizde karşılaştığımız bir diğer samimiyetsizlik ise kamu reformu ve liyakatten bahsedenlerin kendi icraatlarının kamı reformunun özüyle taban tabana ters olmasıdır. Bunun en son örneği, liyakati hâkim kılmak ve müsteşar ve müdürlerin parti bayrağı sallayanların arasından olmasını önlemek için “Kamu Hizmeti Komisyonu Yasa Önerisi” sunan makamın yaptığı tüm atamaların kanka, partili, seçim bürosu elemanı, yandaş veya akraba olduğunun herkesin bilgisinde olduğudur. Yani, bizde liyakati talep eden her makam liyakati kendi için değil başkaları için talep etmektedir.
Yazımın sonunda ise bilimsel olarak kamu yönetimine ilişkin bazı kavramlara aşağıdaki gibi açıklık getirmek istiyorum.
Devlet ve kamu yönetimi kavramları anlam açısından örtüşmektedir. Bu açıdan, kamu yönetimi kavramı devlet açısından geniş, kamu açısından ise dar anlamda ele alınabilir. Geniş anlamda kamu yönetimi, yasama, yürütme ve yargı işlemleriyle tümünü kapsar; buna karşılık dar anlamda ise, devletin yürütme işlevini belirtir ve örgüt olarak, yürütme organının yönlendirdiği kamusal faaliyetleri gerçekleştiren aygıtı ifade eder (Çukurçayır & Gökçe, 2007:7).

Kamu yönetimi konusunda genelde kabul görmüş tek bir tanım bulunmamakla beraber akademik camiada itibar edilen aşağıdaki Turgay Ergün ve Ali Öztekin’in tanımları son derece aydınlatıcı olacaktır:

• Kamu yönetimi, devletin amaçlarını gerçekleştirecek biçimde insanların ve araç gerecin örgütlenmesi ve yönetimi olup devlet etkinliklerinin gerçekleştirilmesinde uygulanan yönetim sanatı ve bilimidir (Ergun, 2004: 8).

• Kamu yönetimi, bir devlet örgütlenmesi içinde bulunan tüm vatandaşların gelişmesi, huzuru, güvenliği, mutluluğu, sağlığı, eğitimi gibi konularda çaba harcayan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ortak çabalarının bütünü, kısacası toplumun ve devletin genel yönetimi ve devletin, yasama ve yargı görevleri dışındaki, yürütme ile ilgili tüm görevlerini yerine getiren kamu kurum ve kuruluşları ile bu kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerinin çalışmalarının toplamıdır (Öztekin, 2002: 130).

1980’lerden bu yana gerek gelişmiş gerekse azgelişmiş ülkelerde kamu yönetimi alanında köklü reform çalışmaları yapılmaktadır. Kamu yönetimi disiplininde bu reform çalışmaları geleneksel kamu yönetimi yaklaşımından ‘yeni kamu yönetimi yaklaşımı’na ve sonrasında ‘yönetişim yaklaşımı’na ve bürokratik devlet örgütlenmesinden ‘girişimci devlet örgütlenmesi’ne geçişi sağlamıştır (Güzelsarı, 2004: 86; Akt. Kutlu, 2013: 6). Yeni kamu yönetiminin temel unsurları açıklık/şeffaflık, hukukun üstünlüğü, işlem maliyeti - hesap verebilirlik, katılımcılık, esneklik, etkinlik, stratejik yönetim olarak sıralanabilir (Akt. Kutlu, 2013 ;8).

Kamu yönetiminin sorunlarının çözümünde, 1980’li ve özellikle 1990’lı yıllardan sonra ortaya çıkan eğilimler genel olarak; devletin küçültülmesi, müşteri/vatandaş odaklılık, halk katılımı ve denetimi, açıklık, ademi merkeziyetçi bir yapılanma, insan kaynakları yönetimi, performans ve yeni yönetim yaklaşımlarıdır (Yılmaz & Ökmen, 2004: 2-11).

Kamu Yönetimi kavramına ilişkin olarak Çoşkun Can Aktan’ın İyi Yönetim Kavramını Kamu yönetimine uyarlaması üzerinde de durulmalıdır. . Buna göre; İyi yönetim (good governance); devlet yönetiminde temsil, katılım ve denetimin, etkin bir sivil toplumun, hukukun üstünlüğünün, yerinden yönetimin, yönetimde açıklık ve hesap verme sorumluluğunun, kalite ve ahlakın, kurallar ve sınırlamaların, rekabet ve piyasa ekonomisi ile uyumlu alternatif hizmet sunum yöntemlerinin ve nihayet dünyada gerçekleşen dijital devrime (yeni temel teknolojilerdeki gelişmelere) uyumun mevcut olduğu bir siyasal ve ekonomik düzeni ifade etmektedir. (Aktan, 2003:176). Bu tanım çerçevesinde kamu sektöründe iyi yönetimi tesis etmenin başlıca ilkeleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:

• Katılımcılık,
• Saydamlık,
• Hesap verme sorumluluğu,
• Yerinden yönetim,
• Siyasal etik,
• Kalite,
• Liyakata dayalı insan kaynakları yönetimi,
• Hizmet sunumunda rekabet,
• Hukukun üstünlüğü,
• İktidarın sınırlandırılması,
• Kurallar ve kurumlar,

Bu haber 1317 defa okunmuştur

:

:

:

: