Havada uçuşan haritalar

Kıbrıs’ta son günlerde bir harita tartışmasıdır gidiyor.

Kıbrıs’ta son günlerde bir harita tartışmasıdır gidiyor.
Gerek sosyal medyada, gerekse bazı basın yayın organlarında yayınlanan haritalar adeta havada uçuşuyor.
Özellikle Rum basını kaynaklı haberlerde, Kıbrıs Türk tarafının Rum tarafına vereceği köylerin isimleri bile işaretleniyor haritalarda.
İşte bu haritalar da gerek sosyal medyada, gerekse bazı basın-yayın organlarında yer alıyor.
Bunların ne kadar gerçek olduğu ise tartışma konusu oluyor.
Evet Kıbrıs’ta bir savaş yaşanmıştır.
Yapılacak bir anlaşmada özellikle mülkiyet ön sıralarda yer almaktadır.
Peki bu mülkiyet sorunu nasıl çözümlenebilir ?
AİHM kararlarının genel uygulama alanı bulması halinde KKTC’de kaos yaşanabilir.
Kıbrıs Türkleri topraksız kalabilir.
Rum tarafının da istediği budur.
Dünyada savaşlar olmuş, toplu göçler yaşanmış.
Ancak hiçbir ülkede uygulanmamış ilkeler Kıbrıs’ta uygulanmak isteniyor.
Şu soruları sormak gerekir;
Hangi savaştan ve toplu göçten sonra mülkiyet sorunu bireysel olarak ve mülkiyetin iadesi ilkesi uygulanarak çözülmüştür?
Kıbrıs’ta mülkiyet sorunu Kıbrıs’ta toplu olarak çözülmelidir.
Neden mi;
1974’de Türkiye’nin ve Türk halkının haklı olduğu bir savaş yaşandı ve Kıbrıs Türklerine karşı uygulanan etnik temizlik durduruldu.
B.M. gözetiminde nüfus mübadelesi oldu.
Toplumlar arasında 1975 Nüfus Mübadele Anlaşması yapıldı.
İki bölgeliliği öngören 1977 ve 1979 doruk anlaşmaları yapıldı.
İşte yukarıda saydığımız gibi mülkiyet sorunu bu nedenlerle toplu olarak çözülmelidir.
Aslına bakacak olursak, savaşın çıkmasında kabahatli olan Rumların Kıbrıs Türklerine tazminat ödemesi gerekir.
Bu bir hukuk kuralı değil midir?
Mülkiyetin en temel insan hakkı olduğu belirtiliyor.
Peki insanın yaşam hakkı ne oluyor o zaman ?
B.M’nin daha önce önerdiği Perez de Cuellar ve Butros-Gali Plânları mülkiyet sorununu, dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi toplu olarak çözmeyi öngörüyordu.
Dolayısıyla bu plânlar Kıbrıs Türklerine yaşam hakkı tanıyan plânlardı.
Daha sonra ne oldu da Kıbrıs Türklerini ezip ikinci sınıf insan haline getirecek Annan Plânları hazırlandı?
Bu nedenle çok dikkatli davranmak gerekiyor.
İşte bu nedenle gerek bazı basın yayın organlarında ve sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanan haritaların ne kadar gerçek olup olmadığının, yetkililer tarafından açıklanması gerekiyor.
Bu haber 2821 defa okunmuştur
  • Ne kadar ekmek, o kadar köfte! Hasan Mehmet  Lefke - 22.08.2015 İki toplumlu, iki bölgeli, tek uluslararası vatandaşlık, Talat-Hristofyas görüşmelerinde karara bağlanmıştı. Yine %29+ Denktaş zamanında kabul edilmişti. Demek ki eğer anlaşma olacaksa, temel hatlar belli. O zaman bu % 29+ı içine alacak sınır çizgilerinin nasıl çizileceği tartışılacak ve doğal olarak da bu sınırlar dışında kalacak ve halen elde bulunan yerleşim alanları tespit edilecek. Bu konuda sorun yok. Esas sorun%29+ içerisinde bir şekilde karşılıksız taşınmaz mal gasp edenler sorunudur. Eğer bu malların bedellerini ödeyebilirlerse mesele yok. Ama hala daha gasp etmeye devam edeceklerini sanıyorlarsa anlaşma, manlaşma beklemesinler.

:

:

:

: