DENİZ VE BALIKLAR

Hazreti Mevlana’ya atfedilen bir söz vardır.”Balıklar deryada yüzerler ama bunun farkında değildirler” der.
Hazreti Mevlana’ya atfedilen bir söz vardır.”Balıklar deryada yüzerler ama bunun farkında değildirler” der.
Sahip olduğumuz o kadar çok nimet vardır ki ancak elimizden çıktığında farkına varırız. Balık, denizde yüzüp dururken her şey yolundadır. Su nedir ki onun için. Ne zaman karaya düştü, anlar suyun kıymetini. Ancak geç olmuştur artık. Anlamak bir işe yaramaz.
Kısa da olsa bir yabancı memlekette kalma tecrübemi paylaşmak isterim. Görev gereği bulunduğum o yerde, sokaklarda gezerken, alış veriş yaparken, gece- gündüz günün çeşitli vakitlerinde insanlarla karşılaşıp onlarla iletişim halindeyken, nerede konuştuğum dili konuşan birini görsem dönüp baktığımı, acep nasıl tanışırım, nasıl konuşabilirim, memleketin neresinden ki gibi merak dolu ilgiyle izlediğimi; şehrin sokaklarında, dilimde yazılmış bir dergi ya da gazete bulabilmek için saatlerce dolaştığımı, radyo ve televizyon kanallarını tek tek tarayıp dilimde yayın yapanları kaydettiğimi, bir yerde bayrağımın resmini dahi görsem dönüp dönüp baktığımı hatırlıyorum. Hele namaz vakti gelir, hiçbir yerde ses yok. Günler haftalar geçer gider ezan duymak mümkün değil. Yetim gibi kalırsınız ortada. Günün beş vaktinde semalarında ezan yankılanan, inancının istiklalinin sembolü bayrağının dalgalandığı vatanın özlemi kor gibi oturur insanın yüreğine.
İşte o zaman, ara ara şikayet edip memnuniyetsizliğimizi belirttiğimiz vatanın ne demek olduğunu anlar, her duyduğumuzda camiye gidemesek te günün beş vaktinde ezan okunan bir memleketten ayrı kalmanın hüznünü tekrar tekrar yaşarız her namaz vakti geldiğinde. Oysa birçoğu alışageldiğimiz, hatta varlığının pek de farkında olmadığımız şeylerdir. Ezan ve bayrak, bir ülkenin kimliği, orada yaşayan insanların hürriyetlerinin sembolüdür.
Bilecik’in Söğüt ilçesinde yaşamış Hacer ana diye bir Anadolu kadını anlatılır. Eşi ve iki oğlu farklı cephelerde şehit olmuş. iki oğlunun haberini aynı gün alıyor.En küçük oğlunu yolcu ederken, “oğul, minarelerimizden ezanımız okunmayacak, bu bayrak göklerimizde dalgalanmayacak,bu vatan başka bir vatan olacaksa var sen de git gelme” diyor.
Allah, milletimizi vatansız, semalarımızı bayraksız ve ezansız bırakmasın.
Zaman zaman sahip olduklarımızı düşünerek Rabbimize ne kadar şükretmemiz gerektiğini ifade eden bir şiirle bitirirken, Allah’dan dileğim bizi birlik ve beraberlikten ayırmasın fitneye ve fitnecilere fırsat vermesin.

ELHAMDÜLİLLAH

Daim şükrederim Allah’ım sana,
Yarattın can verdin elhamdülillah.
Sayılmaz nimetler lütfettin bana
Nice imkan verdin elhamdülillah

Mabedimde ruhum huzurlanıyor
Minaremde ezan yankılanıyor
Göklerde bayrağım dalgalanıyor
Hür bir vatan verdin elhamdülillah

Kudret kalemiyle yazılmış ezel
Nebiler içinde bir tane özel,
Her işi numune her hali özel
Fahr-i cihan verdin elhamdülillah

Vücut sıhhat verdin cihanı gezdim
Hikmet nasibettin manayı sezdim
Kalem ihsan ettin okuyup yazdım
İlim irfan verdin elhamdülillah

Hakkı’nın niyazın kabul et yarab
Hıfzeyle yurdumu olmasın harap
En muhkem sığınak yegane kitap
Yüce Kur’an verdin elhamdülillah.
Bu haber 152 defa okunmuştur

:

:

:

: