Müzakerelere devam Kıbrıs Cumhuriyeti tamam

Müzakerelerin, sürdürüldüğü bu günlerde, her iki taraftan da yapılan açıklamalarda “sürecin iyi gittiği” yollu söylemler duyuyoruz.

Müzakerelerin, sürdürüldüğü bu günlerde, her iki taraftan da yapılan açıklamalarda “sürecin iyi gittiği” yollu söylemler duyuyoruz.
Bu her iki tarafın görüşmecilerinden veya heyetlerinden veya sözcülerinden duyulmaktadır.
Fakat her iki tarafın, kendi iç kamuoylarında yaptıkları açıklamalarda, bunları görmek mümkün değil.
Bir de, kaynak olarak, Kıbrıs Türk Halkı, güneyi, daha inandırıcı bulmaktadır.
Bu da, kuzeyde, yeterli aydınlatıcı, açıklamaların olmamasından ileri gelse gerek.
Masada, bildiğimiz kadarı ile İki bölgeli iki toplumlu, iki oluşturucu devletten doğacak bir federal yapı.
Rum Halkı ayrı…
Türk halkı ayrı…
77 – 79 Doruk Anlaşmalarında belirlenmiş.
750 sayılı BM GK kararı ile de tescil edilmiş.
11 Şubat 2014 mutabakatı, bu çerçeveye göre hazırlanmış.
Müzakerelerin, zeminini oluşturmuş.
Bu zemine göre, müzakereler sürdürülecek.
Müzakerelerin misyonu da, iyi niyete dayanacak.
Bakıyoruz güneydekiler, kendi iç kamuoylarına yaptıkları açıklamalarda, Osmanlı İmparatorluğu döneminden beri, savundukları fikir olarak, ENOSİS ‘ ten vazgeçmiş değiller.
Bu konuda, Temsilciler Meclislerinde aldıkları “Enosis kararları” durmakta.
Geçen gün, Sn. Anastasiadis Efendinin, Kıbrıs dışında bulunan Rumların örgütlerine, güneyde, bir bilgilendirme toplantısı yaparak açıklamalarda bulundu.
İlk sözü:
“Kıbrıs Cumhuriyetini dağıtmak değil.”
“Hedef, işgal ordularından kurtulmaktır.” dedi.
Görüşmelerde de istedikleri şeyin:
“Kıbrıs Cumhuriyetine, dönüşümünden başka bir şey olmadığını” da dile getirdi.
Sn. Anastasiadis, Darwin teorisi gibi teorilerle, Kıbrıs Cumhuriyetini evrim yolu ile federasyona çevireceğini, çok kez dile getirmişti.
Rumların Lideri bunları diyor, Kıbrıs dışında yaşayan Rumların temsilcilerine.
İki bölgeli iki toplumlu, iki oluşturucu devletten oluşacak bir federal yapıdan bahsetmiyor bile.
Tüm, hedefleri, Türk Askerini adadan uzaklaştıracak, garanti anlaşmalarının ortadan kalkması.
Görüşmelerinin, odaklandığı nokta bu…
Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasında yapılacak değişikliklerle, onlara göre “federal “ bir yapının oluşması.
Tüm manevraları, adadan Türk Askerini yollatmak ve 1963 ‘ te yarım kaldıkları işi tamamlamak.
Hangi iş mi?
Bizi adadan söküp atmak…
Canlı canlı gömmek…
Bindiğimiz arabaları, tabutumuz olarak kullanmak.
CTP – BG Başkanı Sn. Talat:
“Müzakereler çok olumlu çizgide ilerliyor “ diye açıklamada bulundu.
Anastasiadis’i dinledikten sonra, müzakerelerin “olumlu mu, olumsuz mu” çizgide ilerlediğini siz okurlarımın takdirlerine bırakıyorum.
Bu haber 2969 defa okunmuştur
  • Ne istiyoruz? Hasan Mehmet  Lefke - 28.08.2015 -Türkiye 1960 Londra ve Zürih anlaşmasını kabul ediyor mu? -Bu anlaşma ile fonksiyonel federasyon şeklinde kurulan KC``ni kabul ediyor mu? -Doruk anlaşması ile kabul edilen İki toplumlu, iki bölgeli, tek vatandaşlık içeren federal yapıyı kabul ediyor mu? -Mal Tazmin Komisyonunu kabul ediyor mu? -Ediyor. -1960 anlaşması ile garantör ülkeler KC``nin devamını garantisini sağlıyorlardı ve Kıbrıs barış harekatı da bunun için yapıldı. -KC fonksiyonel federasyon yerine federatif yapıya döner, AB``ye tamamen katılım olursa garantörlük şekil değiştirir. -Türkiye de bu yeni duruma göre vaziyetini alır. -Bu meşru yapı Türkiye``nin ve K/Türklerin 1963``den beri mücadele ettiği yapıdır.

:

:

:

: