Türkiye de istikrarsızlık, bizde kriz

İster istemez ve elimizden hiçbir şey gelmeden etkileniyoruz.
İster istemez ve elimizden hiçbir şey gelmeden etkileniyoruz.

Türkiye’deki belirsizlik, yeniden girilen seçim süreci.

Türkiye’de acımasız bir dönem yaşanıyor, belki de tarih de hiç olmadığı kadar.

Hiç yaşanmamış bir kutuplaşma, bölünme, halk arasında ayrışma.

Siyasi iktidar uğruna ülke yangın yerine çevrildi, Kürt sorunu ile ilgili çözüm süreci ters döndü, daha önce çözüm süreci üzerinden yürütülen seçim kampanyaları, şimdi terörle mücadele üzerinden sürdürülüyor.

Analar yine ağlıyor, askerler, polisler, siviller yine kendilerinin dışında gelişen olaylar nedeniyle canını kaybediyor.

Gerçekten üzücü, ama üzülmekle olmuyor, bu bir istismar ve görmek, yüzleşmek gerek.

1 Kasım yeni seçimin tarihi, sonuç 7 Haziran seçimi gibi olursa ne olacak?

Esas mesele bu, demokrasi ve demokratik teamüller sonuna kadar zorlandı, ülkede mevcut iktidarın, yeniden iktidar olmaması ile istikrarsızlığın ve güven ortamının olmadığı algısı yaratılmaya çalışıldı.

Başarılı olundu mu, bu sorunun cevabı 1 Kasım akşamı ortaya çıkacak.

Bu seçim bizim açımızdan da önemli.

Bu önem iki noktada kendini gösteriyor;

Kıbrıs sorununda devam eden müzakere süreci ile özellikle ekonomi konusu iki ana başlık.

En başta dövizin durumu, bunlar Türkiye’nin seçim sürecinde kuzey Kıbrıs’ı nasıl etkileyecek?

Türkiye de milliyetçi oylara yönelmeyi seçim stratejisi olarak ortaya koyan mevcut iktidar, Kıbrıs konusunda ileri adım atar mı, sürecin gidişatını etkileyecek adımları destekler mi, üzücü şekilde yaşanan ve seçim sürecinde artması muhtemel iç gerilimler, Türkiye’yi ve de özellikle ekonomik anlamda kuzey Kıbrıs’ı nasıl etkileyecek, daha da zora girer miyiz?

Görünen o ki daha da zora gireceğiz.

Ve bizim hükümet edenlerimiz, en başta ekonomik sıkıntılar, dövizle ilgili çıkmazlar karşısında çok bir adım atamaz, atamayacak.

Nitekim bazı önlemler açıklandı, döviz kurları bazı noktalarda sabitlendi.

“Vergi ve fonlarda kurlar 90 gün süreyle sabitlendi. Yüzde 10 oranındaki kira stopajı da TL’de yüzde 7’ye düşürüldü, dövizde yüzle 13’e yükseltildi”.

Devlet bir süreliğine kendi kazancından vaz geçiyor, elbette yeterli değil.

Dövizle borçlanmaya da belli bir düzenleme getirilmeye çalışılıyor.

Fakat sorun özellikle özel okullarda ve dövizle konut veya araç alan tüketicilerin sıfırlanmasında.

Şuan döviz borcu olanlar, ya da olmayanlar, her aldığını dövizle alan, fakat Türk Lirası kazancı olan toplum nasıl korunacak.

Devletiz, hükümetiz, egemeniz demek kolay, bunu göstermek böyle zamanlarda mümkün, kriz yönetmek, ileriyi görmek, tedbir almak, planlama yapmak, söylemlerle değil, icraatlarla, iradeyle gösterilir.
Bu haber 741 defa okunmuştur
  •    - 02.09.2015 Devlet vergi ve fonlardan vazgeçsin üniversiteler ve burada okuyan öğrencilerin ev kiraları içinde bir çözüm bir orta yol bulunsun yoksa bu iş eğitime çok ciddi zararlar verecek böyle güvensiz bir ortama kimse gelmek istemez
  • CAFER SARIKIZ   - 02.09.2015 AKP tek başına iktidar olursa, Türkiye de yaşananları düşünürsek olmalıdır. Yine istikrar ortamı sağlanacak ve bu KKTC ve Kıbrıslı kardeşlerimizi de olumlu yansıyacak. Kıbrıs da oy kulanan arkadaşlar bunları düşünerek oyunu vermeli.
  •    - 02.09.2015 Türkiye de koalisyon hükümeti kurulur AKP-MHP olur Kıbrısta da çözüm başka bahara kalır. AKP çözmezse bu sorunu hiçbir Türkiye hükümeti çözmez öyle cesaret kimsede yok.

:

:

:

: