İnsanlık suçu

AB ülkeleri ile, BM’ler Güvenlik Konseyhi‘nin beş daimi üyesi, mülteci dramı nedeni ile, gerekli özeni ve duruşu sergileyememektedirler.
yalcincemal@hotmail.com

AB ülkeleri ile, BM’ler Güvenlik Konseyhi‘nin beş daimi üyesi, mülteci dramı nedeni ile, gerekli özeni ve duruşu sergileyememektedirler.
Avrupa’ya akın eden, on binlerce çaresiz ve aç insanın içinde bulunduğu yok oluş durumu, bunları ilgilendirmiyor bile.
Yıllara baliğ oldu, mülteci sorunu.
Denizlerdeki balıkların, karnı doydu, insan eti yemekten.
AB üyesi ülkeler, soruna çare bulmak için, sözüm ona toplantı üstüne toplantı yapıyorlar.
İşi, uzattık sonra, uzatıyorlar.
Çaresiz, zavallı insanlar da, Akdeniz’in sularında, balıklara yem olmaya devam ediyorlar.
Önceki gün, bir TV kanalının haberlerinde gördüm.
Çek Cumhuriyetine sığınan mülteci halka, koyunlar gibi damga vurma muamelesi yaptılar.
Bir çok ülke, bu insanları, Müslüman oldukları için de, ülkelerine almıyorlar.
Hristiyanlık mevhumu, ölümün eşiğindeki çaresiz insanların önüne çıkarılıyor.
Yani Avrupa, Hristiyanların dışında olan insanlara, hayat hakkı tanımıyor.
İşte bizim de, sarıldığımız veya sarılmak istediğimiz Avrupa ve O‘nun hukuku.
Avrupa, işine yaramayan.
Çıkar sağlamayan, hiç bir harekete girmez.
Aksine tarih yazmamıştır.
Bugün Avrupa, bir insanlık suçu işlemektedir.
Mülteci sorununa eğilir görülmekte, fakat işi savsaklamaktadır.
Orta Doğuyu, ateş çemberine çevirdiler.
Suçsuz günahsız insanları, ateşe ittiler.
Yani, bu cehennemden kaçmak isteyenleri.
Kaçanlara ise, kol kucak açmadılar.
İnsan hakları imiş!
Bu cümleyi böbürlene böbürlene söylüyorlar.
Avrupa’nın yalanlarına inanan bizdeki bazı çevreler de, nakarat halinde “insan haklarından“ bahsediyorlar.
Avrupa hukukundan, dem vuruyorlar.
Dünyada en temel ve en büyük insan hakkı, yaşam hakkıdır.
Bu hak, dünyadaki bütün sözleşmelerde var.
“Irk, renk, cins, dil, din veya inanç, gözetilmeksizin tüm temel insan haklarından yararlanma özgürlüğü ve hakkı tanınmıştır.
Bu BM “Evrensel Bildirisinde“ ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde vardır.
Fakat bunla, yazılı metinlerde bulunmaktadır.
Uygulanmaları ise meçhul.
Bu nereden belli ?
Dünyanın ahvalinden ve Avrupa’ya akın eden Müslüman mültecilerden.
Geçmiş yıllarda, bazı denizlerde, balinalar ve yunus balıkları karaya vurmuştu.
Tüm dünya ayaklandı.
Ayaklanmayan yer, kalmamıştı.
Bu mahlukların canlarının kurtarılması için.
Müslüman mültecilere gelince, Avrupa’nın kapılarına dayanan, denizlerde dalgalarla boğuşan, Müslüman mülteciler için, Avrupa kılını kıpırdatmıyor .
Toplantı üstüne toplantı.
Zevahiri kurtarmaya çalışıyorlar.
Bizim de dahil olacağımız Avrupa bu mu ?
Avrupa’nın insanlık anlayışı, mülteci dramı ile su yüzüne çıkmıştır.
Bize, bu Avrupa’dan, hayır gelir mi ?
Bu haber 209 defa okunmuştur

:

:

:

: