Kayıp yakınları

Kıbrıs’ta kimse masum değildir demiştim.

Kıbrıs’ta kimse masum değildir demiştim.
Aslında masum olanlar da var, bu masumluğu kullananlar da var.
Her iki toplumda da hassas olan duygu ve düşünceler dürtülüyor.
Ve kırk bir yıl, hatta daha fazlası olmasına rağmen yaralar hala taze.
Kıbrıs’ta yaralar sarılmadan, barışı, çözümü inşa etmek kolay değil.
Acının dini, dili, ırkı var mı?
BKP ve AKEL’in yapmaya çalıştığı şehitlikler ziyareti, bu süreçte önemli bir katkı olabilirdi.
İyi organize edilse, suistimal ve istismara fırsat verilmese ve de bölgenin nabzı iyi ölçülse bunlar yaşanmaz ve amacına da hizmet etmiş olurdu.
İki toplumun ortak olduğu en önemli, en insani konu, ortak acı, kayıp insanlar.
Coğrafya da ortağız, Kıbrıs’ın her türlü kaynağında ortağız, ama kayıtsız, şartsız, anlaşmasız, ne eksik ne fazla, en görünen ortaklık kayıp insanlar konusundaki acıdır.
Ateş düştüğü yeri yakar, bu konuyu insani boyutundan çıkarmak, metalaştırmak, bunu insani bir vazife olmaktan çok, bir iş kolu olarak, geçim kapısı gibi kabul etmek, gerçek amacından uzaklaştırır.
Kıbrıs sorununun çözümü için müzakere süreci devam ederken ilk adımlardan biri “Güven Yaratıcı Önlemler” adı altında bazı ilerlemeleri geliştirmekti;

“1- Lefke’deki Aplıç kapısı ve Mağusa’daki Derinya kapıları öncelikli olmak üzere diğer kapıların da açılması için çalışma başlatılacak.

2- Ortak elektrik sistemine geçilmesi için çalışmalar başlatılacak.

3- İki bölgedeki GSM operatörlerinin ortak bir roaming sistemine geçmesi için uzmanlara da danışılarak çalışmalar başlatılacak

4- Çakışan radyo frekansları sorunun çözülmesi için teknik çalışma başlatılacak.

5- Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Teknik Komitesi kurulmasına karar veren liderler, bu konudaki çalışmaları hızlandıracaklar.”
Bunlar “Güven Yaratıcı Önlemler” olarak mutabık kalınmış konulardı.
Elbette her adım önemlidir, desteklenmelidir.
Ama bu konu ilk gündeme geldiğinde de söylemiştim, insanların hayatına dokunacak, günlük yaşamı kolaylaştıracak, iletişimi ve bu ülkede beraber yaşandığını hissettirecek adımlara ihtiyaç var.
Bu önlemlerle ilgili henüz ciddi bir adım yok, henüz kapı açılması bile başarılamamış.
İnsani bir konuda daha istekli ve iradeli olunabilir.
İşte bu noktada her iki tarafın ortak acısı olan “kayıplar” konusunda daha ciddi ve radikal girişimler yapılmalı.
Devlet arşivleri bu çalışmalara açılmalı, üzerinden yıllar geçmiş, taraflar, görgü tanıkları, bizzat yaşayanlar, çoğu hayatta değil, daha hızlı sonuca gidilmeli.
Ortak yaraların kapatılması kadar güven yaratacak bir adım olamaz.
Yaralar kapanmadan, yaşananların üzerine güvenli, barış ve huzur içinde bir yaşam inşa edilemez.
Kıbrıs Kayıp Yakınları Birliği, müzakere süreci olumlu bir atmosferde sürerken bazı talepler hazırladı ve bunu yakın zamanda masada çözümü konuşan iki lider Mustafa Akıncı ve Nikos Anastasiadis’e sunacak, tabi randevu alabilirlerse.
Kayıp yakınlarının talepleri şöyle;
Hakikatle yüzleşme komisyonunun bir an önce kurulması, Devlet arşivlerinin araştırmalara açılması, kayıpların listelenmesinden vazgeçilmesi, kayıp şahıslar komitesinin bir an önce kayıplar konusunu bitirip, bu işi sonlandırması, kayıplarla ilgili ilgisi olan, suç işleyen, bu suçu itiraf edip, kayıpların yerini bildirenlerin, af edilmeleri.
Kayıp şahıslar komitesinin bunu konuyu bir iş, bir uğraş olarak görmekten çıkarıp, insani bir uğraş olarak görüp, bu şekilde davranması.
Belki de en önemlisi;
Düşmanlığı, şovenizmi, ırkçılığı körükleyecek söylem ve hareketlerin, her iki tarafta da yasayla yasaklanması, ceza içeren düzenlemeler yapılması.
Kıbrıs Kayıp Yakınları Birliği Başkanı Fuat Nalcıoğlu hala kanayan yara ile ilgili olayı özetliyor;
“Kayıp yakınları için için ağlıyor. Gerçek kayıp sayısı üç bin ve üzeridir. Ben her şeyi biliyorum babamı kim aldı, tetiği kim çekti, arabaya kim koydu, ilahi adaleti görüyorum, birisi iki torununu kaybetti. Çocuklarının akıl sağlığı gitti'.
İşin esasında vicdan var, vicdanlarda olmayan barış temelsiz yapı gibi güvensiz olur.

Bu haber 849 defa okunmuştur
  • MİNE ATALAY  ABD - 11.09.2015 Herkes karşıt görüşlere saygı duymalı.Ama görüyorum ki Kıbrısta bir kutuplaşma var. Bu şekilde barış bulunamaz. Şehit aileleri de maalesef bazı çevrelerce kullanılıyor. Yazık çok yazık.
  • İsfendiyar Konnolu   - 11.09.2015 çok önemli bir konu çok önemli bir yazı insanları barış isteyen istemeyen çözümcü olan olmayan rumcu barışçı diye ayırıyorlar bu çok yanlış. herkesin fikri kendini ilgilendirir görüşmeler insani konularla başlamalıydı
  • Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Teknik Komitesi ince  NY - 11.09.2015 Pardon ismi yazmayi unutmusuz.
  • ``Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Teknik Komitesi``    - 11.09.2015 Ortak bir komite kurulacaksa kurulmasi gerken komite``nin IRK, DiN,DIL, CINSIYET VE YAŞ ayrimciliginin onlenmesi uzerine olmasi gerektigini dusunuyorum. Bu sadece Federal / yerel hukumet``in idaresinde degil halkin gunluk yasaminin icinde olmali ve insanlar bu yolda bilinclendirilip egitilmelidir. Sayet niyet farkli ise bunlarin hic birine gerek yok. Halkin yasaminda sayet bu egitim ve bilinclendirme saglanamazsa ...

:

:

:

: