“Bacağın kangren olmasına az kaldı”

Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri yeni adli yılın açılışında acı konuştu.

Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri yeni adli yılın açılışında acı konuştu.
Aslında herkesin bildiği ama arkasına saklandığı gerçekleri seslendirdi.
Adeta bir yüzleşme bu, ne kadar etkili olur, zaman olarak ne kadar hatırlanır, kim ciddiye, dikkate alarak, kulak verir bilemiyorum.
Ama Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri daha ne söylesin?
Üstelik bu söylenenler daha önceki yıllarda da dile getirilmiş ve bir yol alınamadığı için de yine tekrarlanma mecburiyeti olmuş.
Yüksek Mahkeme Başkanı Öneri geçen yıl, 16 Eylül 2014 de, yine yeni adli yıl açılışında özetle şunları söylemişti;
“Adalet devletin temeliyse, yargı bağımsızlığı da adaletin güvencesidir. Yargı bağımsızlığı hukuk devletinin temel koşuludur. Yargı bağımsız ve yansız değilse, hukukun üstünlüğü gerçekleştirilemez. Trafikte, gıdada, gümrük ve giriş, çıkış kapılarında, çevre konularında, iş ve işçi alanında, kayıt dışı ekonomide, kaçak yapılaşmada etkili ve yeterli denetim yapıldığını söylemek çok zor. Ağır Ceza Mahkemelerinin gündeminde her yıl olduğu gibi bu yıl da, birinci sırayı uyuşturucu madde ve hırsızlıkla ilgili suçlar aldı. Her çeşit uyuşturucu maddenin çok büyük oranda KKTC dışından getirildiği dikkate alındığında, küçük ülkemize girişte ve çıkışta bunların neden ve nasıl tespit edilip yakalanamadığı, ancak yeterli denetim yapılmaması ile açıklanabileceği kanaatindeyim.”
Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri geçen yıl bunları seslendirmişti, ileriye giden bir şey olmamış ki, bu yıl da söylenenler hemen hemen aynı;
“Devlet kendi eli ile bacağını kesmez. İkaz ediyorum, bu bacağın kangren olmasına az bir zaman kaldı. Yargı kendi bacağını kesmemek için fedakarlıkla görevini yapmaya devam edecektir. Ancak unutulmamalıdır ki, devlet bacağına gereken ilgiyi acilen göstermediği takdirde kangren olması kaçınılmaz hale gelebilecektir.
Yargıçların öznel bağımsızlığı Anayasa ile güvenceye bağlanmıştır. Ancak yargının kurumsal bağımsızlığından söz etmek mümkün değildir. idarenin, yargısal denetiminin etkili bir şekilde yapılabilmesi için mahkemelerin bağımsızlığının tam anlamıyla sağlanmış olması gerekmektedir. Bunun tartışmasız koşulu kurumsal bağımsızlık ve buna bağlı olarak mali özerkliktir.
Bir ada ülkesi olan, belirli sayıda giriş çıkış kapılarına ve sınırlarına sahip küçük ülkemize, bu denli uyuşturucu maddenin girebilmesini sadece etkin ve yeterli denetim yapılmaması ile açıklanabileceği kanaatindeyim.
Devleti tahrip eden, maalesef adil bir düzen kurabilmemizi güçleştiren liyakat esasını yönetim ilkesi olmaktan çıkaran, bürokrasi kadrolarını zayıflatan en büyük kemirgen popülizmi, particiliği ve adam kayırmacılığını literatürden söküp atmadığımız takdirde, adil bir devlet yönetiminden bahsedilmesinin olanaksız olduğunu hatırlatırım.
Yapıldığı iddia edilen yolsuzluk fiillerinin araştırılması niçin sonuçlandırılmıyor, sonuçlandığı söylenen dosyalar uzun yıllar geçmesine rağmen niçin yargı huzuruna getirilmiyor? Bu dosyalar bir an önce yargıya intikal ettirilmesi halkın adil yönetim ve yargıya güven duygusunun korunması açısından önemlidir.”
Aslında söylenecek ve yazılacak çok şey var, fakat ne bu köşeye ne de sayfalara sığdırılamaz.
Şafak Öneri’nin adli yılın açılışında söylediklerini, yetkili konumunda olanlar defalarca okusun.
Ülkenin, adaletin, vatandaşla devletin, vatandaşla, vatandaşın ilişkilerinin en önemli temeli olan hukuk mekanizmasının ve bunlara bağlı olarak tüm yaşamımızın neden tıkandığı bu sözlerde, bu mesajlarda var.
Sorunu ve çareyi başka yerlerde aramak, kolaya kaçmak, nafile bu ülke için herşey bitmedi, hergün yeniden başlıyor.
Ve zararın neresinden dönülürse kar, yeter ki tüm paydaşlar aynı dili konuşsun, aynı niyeti taşısın.
Bunları bir temenni olarak dile getirip, 14 Eylül 2013’de dönemin Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan’ın yine adli yıl açılışında söylediği şu sözlerle noktayı koyayım;
“Aynı şeyler tekrarlamaktan usandım. Bana hoş gelmiyor, her yıl aynı şeyleri söylemekten de mutlu değilim. Bir şeyleri ezberlemiş, aynı şeyleri her yıl tekrarlıyor, başka bir şey söylemiyor diye bir eleştiri de gelebilir. Üzgünüm ama gerçek bu. Her yıl söylüyoruz ama bir şey yapıldığı yok”.

Bu haber 715 defa okunmuştur

:

:

:

: