Şah Mat Hamlesi!!!

New York’ta BM çatısı altında Kıbrıs konusu masaya yatırıldı.
New York’ta BM çatısı altında Kıbrıs konusu masaya yatırıldı.Taraflar ikili temaslarda bulunarak kırmızı çizgilerini açıkladılar. Cumhurbaşkanı Akıncı, varılacak anlaşmada birincil hukukun önemine dikkat çekerek iyi niyetle müzakerelere sarıldıklarını ifade etti. Rum lideri Anastasides ise, geçmişten beri var olan Rum çizgilerini daha diplomatik bir şekilde dillendirerek çözüm niyetinden bahsetti ama esnek tavrını özellikle de garantiler konusunda göstermeme yolunu seçti. Tüm dünyanın merkezinde üstüne basa basa garantiler artık modası geçmiş vurgusu yaptı. Bununla da kalmayarak Üniter modelde birleşik Kıbrıs hedefinden bahsederek Amerika ve Rusya ile daha yakın diplomatik ilişkiler içerisinde girmeyi tercih etti. Bu girişim ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’u Kıbrıs’a önümüzdeki günlerde ziyareti ile taçlandırılacak..
Anastasiadis, temasları sırasında Kıbrıs sorununa ilişkin olarak, Kıbrıs Rum tarafının bir anlaşma için gerekli gördüğü “garantilerin kaldırılması, dört özgürlüğün uygulanması, yabancı askerlerin gitmesi ve çözümün AB normları ile insan hakları anlaşmalarıyla uyumlu olması” şeklindeki temel tezlerini ilettiğini söyledi. Daha evvel Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Kıbrıs sorunu için önümüzdeki üç ayın oldukça önemli olduğunu söyleyerek sürecin ısınacağı belirtisinde bulunmuştu. Gerçekten de süreç ısınmaya doğru gidiyor. Peki bundan sonra ne olacak?
KKTC’nin tanınmama ihtimalini kuvvetlendirmek için masa başında kalma çabası. Gerçekten de Anastasiades Rusya ve Amerika üzerinde gerçekleştirmeye çalıştığı hamlesinde masada kalmak adına ortaya koyduğu çözüm vizyonunda galipler ve mağlupların olmadığı bir çözüm anlayışından bahsederken arka planda değerlendirdiği bir durum vardı: Anastasiades “Eğer müzakereler Rum tarafı yüzünden biterse, bir sonraki adım KKTC'nin tanınması olacak” inancındaydı. Tüm bu çözüm için iyi niyetli olunacağı söylemlerinden kısa bir süre önce yine Eylül ayında cereyan eden gelişmelerde, Rum lider Anastasiades Karpaz kökenli Rumların güneyde yaptıkları geri dönüş etkinliğinde gerçekleştirdiği konuşmasında sadece Karpaz ,Mağusa değil, her karış toprağımız için mücadele ediyoruz dediği sözleri ile esasen taşıdığı niyeti halkına aktarması ile sonuçlanmıştı. Bu noktada Rusya ve Amerikalı üst düzey yetkililerin adaya gelmesi ile bir dizi ikili anlaşmalar yapılması olasıdır. Bu yolla Rumlar pozisyonlarını ve taleplerini güçlendirme çabasına gireceklerdir.
Kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı Akıncı’nın iki bölgelilik ile ilgili yaptığı açıklamaların güneyde oldukça rahatsızlık uyandırması özünde müzakere sürecinde ele alınan kavramsal unsurların farklı algılar çerçevesinde değerlendirileceğini de ortaya koyarken Rum tarafının bu konuyu dikkate alıp Akıncı aleyhine söylemlerde bulunan iç politika unsurları bulmak .

Rum halkını motive edecek, Hellenizm ruhunun devam ettiğini gösteren ve kamuoyunu yumuşatan söylemlere ağırlık verilmesi; Özellikle de New York temaslarında Anastasiades’in EOKA’nın 60’ıncı yılı münasebetiyle düzenlenen etkinliğe katılarak EOKA’cı ruhu ısıtan şu sözleri; 'Gençliğin güzelliğini umursamadan canlarını verenleri, vatanımıza özgürlük vermer. için kendilerini feda edenleri onurlandırmak için savaş vereceğiz' arifesinde üniter modelde çözüme vurgu yapması değişmeyen ama değişmiş ve uzlaşmacıymış gibi gösterilen bir durumdan başka bir şekilde anlamlandırılamaz. Zira EOKA’nın Enosis mücadelesi belki şuan açıkça dillendirilmese de Hellenizm ruhundan vazgeçilmeyeceği ve üniter modelde çözüm anlayışı ile bir sonuca varmak istediklerini ve hatta garantileri eski bir moda olarak lanse etmeleri bize değişmeyen bir Rum zihniyetini ortaya koyuyor. Anastasiades’in ara ara yaptığı süslü konuşmalar içerisinde Kıbrıs Türklerinin de insan hakları boyutunu düşünüyor gibi davranması yada varılacak anlaşmada mağlup ve galip olmayacağını zikretmesi tamamıyla stratejik ve politik bir hamleyi ortaya koymaktadır. Zira Anastasiades,KKTC’nin tanınma korkusunu taşımaktadır. Bugün İspanya’nın özerk bölgesi Katalonya’nın dahi bağımsızlık yoluna girmesi, dünyada egemen bağımsız devlet olma niyeti sergileyen devletlerin 21.yydaki yapıda ne ilk ne de son örneği olacak. Her ulus kendi bağımsızlığı ve özgürlüğünü koruma çabasında direnirken bugün Kıbrıs Türklerinin tanınma olgusundan uzaklaştırmaya çabalayan çift politika yürüten batı dünyasından ne kadar umut beklenebilir sorgulamak gerekmektedir. Hele de Hellenizm ruhu halen devam ettiğini ifade eden ve Kıbrıs meselesinin özünü sadece bir “işgal” sorunu olarak gören ve EOKA’yı yaptıklarından ötürü kahraman gören bir muhatabımız varsa…
Ahvalden netice çıkacaksa, bu sürecin sonunda Rumların taleplerini memnun edecek bir uluslar arası toplum tutumu söz konusu olursa şaşılmasın. Doğu Akdeniz çevresinde yaşanan istikrarsızlığın Kıbrıs’a sıçramaması adına müzakere heyetinin tüm başlıklarda özellikle mülkiyet ve garantiler, toprak, ekonomi gibi alanlarda rum liderliğinin üniter çözüm anlayışını dikkate alarak birincil hukuk ,garantiler ve diğer başlıklardaki kırmızı çizgilerimizi hem kamuoyu ile daha sık paylaşmalı hem de mat olmamak adına çok dikkatli davranması gerekmektedir. .Unutulmasın ki, bu sürecin sonunda kazan-kazandan ziyade şah-mat hamlesini yapan kazanacaktır...
Bu haber 1499 defa okunmuştur
  • izma oğuzhan   - 14.10.2015 tebriklr hoca imza
  • TEBRİKLER ÖNGÖRÜLER YERİNDE vatandaş   - 12.10.2015 EMETE Hoca Hanım yazınızda``...Akıncı aleyhine söylemlerde bulunan iç politika unsurları bulmak`` HEDEFLERDEN BİRİ DEDİNİZ NASIL DA ÖNGÖRÜLERİNİZ GERÇEKLEŞİYOR,DAHA ÇOK YAZIN
  •    - 08.10.2015 BEN KIBRIS``TA ,HELE DE SIMDI SURIYE YUZUNDEN GENIS CAPLI BIR SAVASIN CIKMA OLASILIGI VARKEN,BIR COZUM OLACAGINI SANMIYORUM.TEK SEBEBINI DE BUGUN OGRENDIM.YUNANISTAN DISISLERI BAKANI SOYLE KONUSTU:KIBRIS``TAN ISGALCI TURK ASKERI GITMEDIKCE BIR COZUM OLMAYACAKTIR!
  • su konusu kağan   - 08.10.2015 emete hanım su konusunda da yazın.görüşleriniz önemli
  • İMZA MUSTAFA AKPINAR  İSTANBUL - 04.10.2015 İMZA
  • ayni endişeler vatandaş   - 04.10.2015 Emete hanım endişeleriniz yerindedir.Ayni duygular içerisindeyiz. Her defasında dillendirmenize rağmen gerçekleri görmek istemeyen zümre sanıyor ki kazanan taraf türkler olacak. oysa herşey ortada değil mi?

:

:

:

: