7 Hazirandan sonra Türkiye de ne değişti?

7 Haziran seçimlerinden sonra ne oldu da Türkiye acıya büründü?

7 Haziran seçimlerinden sonra ne oldu da Türkiye acıya büründü?
Bunu iyi anlamak, bugün yaşananları çözmeye öncülük edecek.
İnsanlık adına boğazım düğüm düğüm, ne söylenir, ne yazılır, ne hissedilir bilemiyorum.
Bitmiyor, tükenmiyor, azalmıyor, canlar yandıkça yanıyor, ocaklar söndükçe sönüyor, terör demek, basitleştirmek, kolaylaştırmaktır.
Bu Türkiye’nin kaderi değil, olamaz, bundan kimse kazançlı çıkamaz.
DİSK, KESK, TMMOB, TTB’nin, pek çok kitle örgütü ve siyasi partinin çağrısıyla, Ankara’da miting düzenlendi, daha doğrusu düzenlenmek istendi.
Mitingin adına “‘Emek, Barış, Demokrasi Mitingi” dendi.
Ülkenin dört bir yanından insanlar, Türkiye Cumhuriyeti Başkenti Ankara’ya akın etti.
Olanlar oldu, bombalar patladı, cansız bedenler ortalığa saçıldı, her yer kızıl, kan, insan bedeni parçalarıyla cehenneme döndü.
Açıklanan, 95 ölü, 246 yaralı, Cumhuriyet tarihinin en önemli terör olayı.
Türkiye’ye, Türk halkına, insanlığa bunu yaşatmaya kimin hakkı var?
Şimdi kim kazandı? Kim kaybetti? Var mı bir sonuç, yazıklar olsun.
Yastayız ama bununla yetmiyor, artık hiçbir söylem acıyı hafifletmiyor, bu acının yerine konacak, insanları birbirine yaklaştıracak, ortamdan uzaklaşılıyor, birileri bundan medet umuyor, kazanç bekliyor.
Yıllardır yürütülen barış süreci, silahların susması, siyasetle hak arama, eşit vatandaşlık isteği, ne oldu da 7 Haziran seçimlerinden sonra berhava edildi?
HDP ile TBMM’de temsiliyet kazanan Kürt siyaseti, neden bunu elinin tersiyle itsin?
Ne oldu da PKK terörü hortlattı? Neden şimdi, neden siyaset değil terör, bundan kazanacağı ne?
PKK artık bir otorite, amacını aştı, zaten Kürt halkını hiçbir zaman temsil etmedi, şimdi siyaseti de engelledi, konuşlandığı bölgede devlet oldu, bundan büyüyenler, beslenenler var.
HDP siyasetle bunu ortadan kaldırabilirdi, istemediler, yeniden teröre sarıldılar, barış sürecinde hazırlık yaptılar, bu hazırlığa da göz yumuldu, ortam hazırlandı, askeri kanat farklı düşüncelerle zayıflatılırken, ülkenin sınırları açıldı, örgütler girdi, yuvalandı, yer edindi.
Gelinen noktada bugün yaşananlara zemin hazırlandı.
Görünen o ki, 7 Haziran seçiminin sonucu beğenmeyenlerin, halkın koalisyon mesajını dikkate almayanların, Türkiye Cumhuriyet tarihinin en önemli liderlerinden olmayı, Başkanlık hayaline tercih edenlerin, bu ülkeyi normalleştirme çabası yok.
Sadece kişisel kaygıları var, 1 Kasım seçim sonuçları bu olaylardan etkilense ne olur, etkilenmese ne olur, tek başına bir iktidar olsa ne olur, olmasa ne olur, Başkanlık hayalleri gerçek olsa ne yazar, olmasa ne yazar, koskoca bir devlet, güzelim coğrafya elden gitmiş kime ne faydası var.
Seçim sonrası, seçim sonuçlarına göre normalleşme olur mu, olmaz mı, onu da göreceğiz.
Reyhanlı’da, Suruç’ta ölen insanlar, şimdi Ankara, madenlerde can verenler, sönen aileler, ocaklar, nerede sorumlular.
Japon mühendis, köprü yapımında, halat koptu diye intihar etti, üstelik Türkiye de, başka ülkelerde kim olduğuna bakılmaksızın sorumlu olanlara cezalar kesiliyor, sorumluluk alanlar istifa ediyor.
Ama Türkiye, hep suçlu başkaları, sorumluluk alan yok, nemalanmaya çalışan var.
Umarım seçimlere kadar Türkiye de gerilim daha da artmaz.
Seçim sonuçlarından sonra, tüm siyasi aktörler sorumlu davranıp, ülkeyi normalleştirme yönünde adımlar atar, bu normalleşme, siyasi, hukuki, sosyal ve barış dilinde olur.
Bugün için söylenecek son söz yastayız.

Bu haber 814 defa okunmuştur
  • Ahmet  Mersin - 12.10.2015 Sultan sultanligina devam edemeyecegini anlayinca ciligina dondu.AKP HDPle yurekli olsaydi koalisyonu kurardi ve Turkiyemizin uzerine milyonlarca beyez guvercinler ucardi bombalar degil.
  •    - 12.10.2015 NE DEĞİŞTİĞİ AÇIK SEÇİK ORTADA BAŞKANLIK SİSTEMİ GELMEDİ HALK İSTEMEDİ DEĞİŞEN BU

:

:

:

: