Ankara’nın taşına bak gözlerimin yaşına bak

Geçtiğimiz Pazar günü, Ankara’nın göbeğinde meydana gelen ve yüzlerce Türk vatandaşının ölmesine neden olan olay, batıda her hangi bir ülkenin başkentinde olmuş olsa idi, acaba, batının siyasi liderleri ve hükümetleri, Ankara’da olduğu gibi, demeçler vererek, işi oluruna bırakırlar mıydı ?

Geçtiğimiz Pazar günü, Ankara’nın göbeğinde meydana gelen ve yüzlerce Türk vatandaşının ölmesine neden olan olay, batıda her hangi bir ülkenin başkentinde olmuş olsa idi, acaba, batının siyasi liderleri ve hükümetleri, Ankara’da olduğu gibi, demeçler vererek, işi oluruna bırakırlar mıydı ?
Yoksa, terörün kökünü kazımak ve teröristleri bulmak için, batılılar tarafından oluşturulan “koalisyon ittifakı “ çoktan terörist avına çıkmış ve inlerine kadar, terörizmi kaynağından kurutmak harekatına girişmişti.
Türkiye’ye gelince, demeçlerle işi idare etme, politikası güdülerek, olayın gündemden düşmesi beklenecek.
Türkiye’deki terör, dış güçler tarafından beslenmektedir.
Bu terörü besleyenler, Türkiye’deki terörizmin üzerine gitmek için,
harekete geçerler mi ?
Mümkün, değil.
Bunlar, Osmanlı’nın son döneminde, Anadolu’yu bölüp parçalamak ve bölüşmek için dayattıkları Sevr Anlaşmasını, Türkiye’de, terörü besleyerek, Sevr’i uygulatmanın hesabı, kitabı içerisindeler.
Türkiye’yi bölmek ve parçalamak, kimin işine geliyorsa, onlar bu terörü, her açıdan desteklemektedirler.
Türkiye’nin en yakın dost ve müttefikleri bile, kendi başkentlerinde, Türkiye’nin parçalanmasından doğacak, devletçiklerin, hangileri ile siyasi ilişki kuracaklarının, hesabı kitabı yapılmıyor mu?
Racofeller’in talimatı ile 1919‘larda, Sevr paçavrası, buz dolabına konularak, 100 sene sonra, buz dolabından çıkarılması talimatını veren, Racofeller değil mi ?
Cumhuriyetin kurulmasından günümüze dek, yüz yıl geçmedi.
Dış güçler, Sevr’i yüz yıl geçmeden buz dolabından çıkardılar.
Nedeni de: ortam ve konjoktür, istedikleri kıvama gelmiş.
İçerideki bazı unsurlara, tatlı vaatlerde bulunarak ve her türlü donanımı yaparak, düğmeye bastılar.
Türkiye’de, oluk oluk kan akıtmaya.
Bir çok insanın, canından olmasına, ülkeyi de istikrarsızlaştırmaya başladılar.
Devleti zaafa uğratarak, vatandaşları devletten soğutmaya, bezdirmeye, zemin hazırladılar.
Türkiye insanı, ülkesini terk etme noktasına getirildi.
Sn. Akıncı: “ Ankara ağlarsa , Lefkoşa da ağlar “ demiş.
Ne de güzel demiş.
Bizleri, yaşatan, nefes alış verişlerimizi sağlayan, kalp atışlarımızı
dengeleyen, Ankara’dır.
Ankarasız, Kıbrıs Türk Halkının, bu adada halini ve ahvalini düşünmeye kalksak, her halde çıldırırız.
Kıbrıs Türk halkının, hiçbir bireyi, bunu düşünmek bile istemez.
Bu ölümle, eş bir durumdur.
Hele hele, geçmişte çekilen ve yaşananlardan sonra.
Terörden, Türkiye’de ölenler, yalnız, Ankara’da ölenler değildir.
Türkiye’nin her tarafında, terörden ölen insanlarımız var.
Ankara’da, terörden ölenler için, gösterilen hassasiyetin, Türkiye’nin diğer bölgelerinde ölenler için de, gösterilmesi, gerekmez mi ?
Ankara ağlarsa, pek tabii biz de ağlarız.
Bu dünyada, Ankarasız yaşam hakkımız mümkün mü ?
Vardır diyen varsa, hayal aleminde yaşıyor demektir.
Bu haber 2797 defa okunmuştur
  • C.Elmas  Güzelyurt - 13.10.2015 Cok Dogru bir tesbitte bulundunuz.Gelecegimiz Türkiyemizin Anavatanimizin gelecegine baglidir.Gecmisi yasayanlar biliyor.Genclere de ögretilmeli.Ancak bilincli ve gecmisini bilen bir toplum gelecegini planlayabilir.

:

:

:

: