Kıbrıs'ta Kalıcı Barışın Temelleri ve 2016/ 2017 Nobel Barış Ödülü

Sayın Cumhurbaşkanım, Görüşme süreci, Kıbrıs Türkü açısından, asimetrik bir uluslararası zeminde ve asimetrik bir siyasi ve diplomatik mücadelenin gölgesinde yürütülmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanım,
Görüşme süreci, Kıbrıs Türkü açısından, asimetrik bir uluslararası zeminde ve asimetrik bir siyasi ve diplomatik mücadelenin gölgesinde yürütülmektedir. Kıbrıs Cumhuriyetinin en az Rumlar kadar asli ve eşit sahibi olarak, eşit varlığımızın uluslararası alanda sürekli göz ardı edildiği, söz ve itiraz hakkımızın ayaklar altına alındığı, kabul edilemez bir çifte standart, haksızlık ve hukuksuzluk zemininde 50 yıldan beri mücadele etmekteyiz. Bu koşullar altında temsil edilmediğimiz dünya merkezlerinde ve uluslararası platformlarda, Rum Kanadı, siyasi tezlerini maksimalist bir çizgide, tek taraflı olarak etkinlikle ortaya koymaya devam etmektedir. Rumların, vazgeçmediği maksimalist kırmızı çizgilerinin başta AB ve Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası alanda da kabul görme eğilimi karşısında Müzakere Heyetimizin Kırmızı çizgilerimizi ayni kararlılıkla ve etkin bir çerçevede uluslararası gündeme taşımakta geç kalmaması gerekmektedir. Barış dili kullanarak ve karşı tarafla suçlama düellosuna girmeden uluslararası hukuk çerçevesinde tezimizi etkinlikle ortaya koymamız pek ala mümkündür :

1.Her şeyden önce Kıbrıs Türk Halkının, Rum Halkına eşit siyasal kimliği, eşit siyasal statüsü ve Kıbrıs Cumhuriyeti Devletinde ve Egemenliğin kurucu, eşit ve asli tarafı olduğu uluslararası Hukuk altında tescil edilmiştir. Bu haklar,1960 uluslararası antlaşmaları ile Rum Kanadının insaf ve icazetine bırakılmış hususlar değildir. Müzakere Heyetimizin bu temel haklarımızın dilencisi durumuna sokulmasına asla izin verilmeyeceğine ve bu temel haklarımızın siyasal eşitlik temelinde ve 1974 gerçeği ışığında yeniden ele alınacağına inanıyorum.

2.Kıbrısta İki ayrı coğrafyada iki ayrı halk, iki ayrı devlet ve iki ayrı demokrasi gerçeği son 41 yılda Kıbrıs coğrafyasına kök salmıştır. Kıbrıs sorununun çözüm kapsamında bu temel gerçekleri göz ardı eden bir yaklaşım çözümün değil çözümsüzlüğün reçetesidir.

3.Rum Kanadının, çözümü AB muktesebatı ve temel insan hakları temelinde olmasını 'masumane ve ulvi' bir çerçeve olarak ortaya koymaktadır. Oysa en önemli insan hakkı, oykırım ve etnik temizlik tehdidine yeniden maruz kalmama ve korkusuzca yaşama hakkıdır. Söz konusu hak her türlü AB muktesabatının üzerinde temel bir HAKTIR ve üç özgürlük ( serbest yerleşim, serbest mülkiyet ve serbest iş yapma hakkı), çapraz oy ve işlevsel yönetim önerileri altında, ulusal güvenliğimizin temel alt yapısı olan iki devletliliği ve iki kesimliliği ortadan kaldırılmasına asla izin verilmemelidir .

4.Toplu tazminat, toplu takas ve toprak ayarlaması çerçevesinde sınırlı iade prensibi mülkiyet ve toprak sonunun entegre çözüm esaslarını teşkil edeceğinin yol haritası başta 1975 Viyana nüfus mübadelesi olmak üzere, liderler arasında varılan zirve görüşmelerinde ve taraflar arası çeşitli BMGS mutabakat metinlerinde yer almasına rağmen, mülkiyet sorununun çözümü bireysel müracaat hakkının kabulü ile bu temel esaslardan maalesef uzaklaşmıştır.. İki kesimli, iki devletli iki halka dayalı federal devlet çatısı etkisizleştirilerek çoğunluğa dayalı üniter bir çözüm temelinde çok sayıda Rumun evlerine ve mülklerine dönüşün kapıları açılmıştır. Kıbrıs Türkü, kaçınılmaz olarak, Helen hakimiyeti ve Helen egemenliğine sürüklenmekle tehlikesine açıktır. Coğrafi ve demografik güvencelerimizin altyapısı ortadan kalkmaktadır. Üç nesil insanımızın çektiği acılar ve 50 yıllık ulusal mücadelemizde milletçe ödemiş olduğumuz büyük bedeller ışığında Helen egemenliğine olanak tanıyan çözüm esasları asla kabul edilmemelidir.

5.İki kesimli Kıbrıs’ta taraflar kendi bölgelerindeki nüfus ve mülkiyet açısından sarih bir üstünlüğe veya çoğunluğa sahip olacaktır şeklinde mutabakat ise yeterli değildir. Sarih çoğunluk kavramının yüzde beşin üzerinde bir üstünlük çizgisinde seyretmesi kuzeyde % 45 oranında bir Rum nüfusunun kuzeye dönmesine olanak tanımaktadır. Söz konusu durum Kıbrıs Türk Halkı ve Devletinin varlığı ve güvenliği ve geleceği açısından tam bir felaket senaryosudur.

6.Kıbrıs Türk Halkının güvenlik parametrelerini! Taşkent, Muratağa, Sandallar ve Atlılardaki toplu mezarlarda kefeniz yatan günahsız sivil halkımızın acı akıbeti belirlemelidir..1974 yılında maruz kaldığımız insanlık utancı bu soykırımın yeniden, asla yaşanmaması başta güçlendirirmiş etkin ve fiili Türk Garantileri yanında, iki eşit halkın ayrı ayrı egemenliğine dayalı ve bir Halkın diğer Halkı tahakkümü altına alamayacağı tam bir siyasal eşitlik temelinde geliştirilecek Federal bir Devletin, hukuken bakir bir Devlet olarak yeniden tesis edilmesinden geçmektedir.

7. Varılacak temel çözüm esaslarının birincil hukuk altında gerek AB içinde gerekse BM de tescil edilmesi esastır. Bunun yapılmaması halinde Federal Kıbrıs Cumhuriyetinin iki oluşturucu Devletinin, eşit uluslararası statüsünün uluslararası hukuk altında tescil edilmesi ve taraflar arasında baş gösterebilecek yeni bir anlaşmazlık halinde ortak egemenliğin kurucu devletlere eşit ağırlıkta rücu ederek uluslararası alanda her iki devletin eşitlik temelinde tescil ve kabulü güvence altına alınmalıdır. Kıbrıs Türk Halkını yeniden Devletsiz bırakılmasının ve veya Kıbrıs Rum Halkının tek başına tüm Kıbrıs temsil etmesini yolları tamamen yasaklanmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanım,
2016/ 2017 Nobel Barış Ödülünün dayanılmaz cazibesine rağmen Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki Türk Haklarının tarihe gömülmesine asla izin vermeyeceğinize inanıyorum. Esasen, Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Ege'de tarafların bir diğerine üstünlük sağlamadığı gerçek bir Barış kalıcı ve hak edilmiş olacaktır.
Arzederim

Bu haber 588 defa okunmuştur
  • Tansel Fikri   - 22.10.2015 Değerli kardeşim Hasan,Nazik düşüncelerine çok teşekkür ederim. Kıbrıs Türkünün geleceğine ilişkin bir Referandumda hepimizin kollektif gayretine ve ortak bekçiliğine her zamankinden fazla ihtiyaç bulunmaktadır.Tüm yurtseverlerlerin aktif dayanışması ve ortak gayretinin güçlenerek devamını yürekten temenni ederim. Pek çok saygı ve sevgiler Tansel Fikri
  • ne yazik haberin yok ismail  londra - 21.10.2015 Sn Tansel cok guzel hersey ama dediklerin gibi olmaz TURKIYE;NIN TM CABASI TAKSIM bu yazdiklarim bir kenara sakla ve 2 seneye kadar oyle olacak nobel olmaycak yazdiklarim demek degil TC karsi belki en iyi cozum TAKSIM
  • Kaleminize SAGLIK! Hasan Yesilada  Münih - 19.10.2015 Sevgili Kardesim Tansel; Kaleminize ve yüreginize SAGLIK. Gercekci YAZILARINIZI büyük bir begeni ve zevkle izliyorum. Güzel YAZILARINIZ nedeniyle sizi ictenlikle kutlar; SAGLIK, BASARI ve mutluluk dolu iyi günler dilerim.

:

:

:

: