Özçınar “Özerk Su Kurumu ile BESKİ çalışamaz”

Türkiye’den kuzey Kıbrıs’a gelecek su için yarın tören yapılıyor.

Türkiye’den kuzey Kıbrıs’a gelecek su için yarın tören yapılıyor.
Uzaklar artık yakın oldu, bu proje ile Kıbrıs adası çok farklı bir sürece giriyor, belkide yıllar sonrasını etkileyecek, Kıbrıs’ın kaderini değiştirecek bir proje.
Hayırlı olsun, umarım barışa, üretime, huzura atılan bir adım olur.
Daha önce “Özerk Su Kurumu” ile ilgili hazırlanan yasayı bu köşeden ayrıntıları ile anlatmıştım.
Konu halen tartışılıyor, en büyük eksikliğimiz, her ne olursa olsun ilgili tüm kesimleri bir araya getirmemek, tartışmamak, önce yapmak sonra tartışmak ve detaylarda boğulmak.
Daha önce belediyelerin kurduğu şirket “BESKİ” ile ilgili de yazmış ve bu şirkete fırsat verilmesini, güvenilmesini, iyi organize ve hazırlık yapılmasıyla bu ülkede yaşayan insanların, bu ülkeyi her yönüyle yönetebileceğini söylemiştim.
Hükümet kanadı yavaş ve ağır bir çalışma yaparken, belediyeler daha hızlı bir şekilde üzerlerine düşeni yaptı.
Suyun hane kullanımı ve evlere ulaşmasını sağlayan şuan belediyeler.
Fakat yatırımın büyüklüğü, ciddiliği, bizim kurumlarla ilgili kötü karnemiz durumu zorlaştırıyor.
Bunlar realite, ama bir ülkenin kaynaklarının, o ülkenin yönetim mekanizmasının denetiminde olması gerekliliği de bir realitedir.
CTP Genel Sekreteri Tufan Erhürman konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı;
“Suyu özerk su kurumunun yönetmesi, belediyelerin depolarına ulaştıktan sonra BESKİ'nin dağıtması ve tahsilatı onun yapması, yapılacak sermaye ve uzmanlık gerektiren yeni alt yapı yatırımlarının da yap-işlet devret veya benzeri yöntemlerle su kurumu veya BESKİ tarafından, aynen bugüne kadar olduğu gibi, özel şirketlere yaptırılması amaçlanıyor”
Belediyeler suyu tek elden yönetecek, bu ekonomik akılla daha faydalı olacak bir yöntem, bu yöntemle tüm altyapıların yapılması, kaçakların önlenmesi, eksikliklerin giderilmesi uzunca bir zaman istiyor.
Diğer yöntemle, yani özel sektörün işin içinde olmasıyla bu zaman kısalacak, aslında iki yöntem arasındaki fark bu.
Elbette bir de maliyet tarafı var, bu konuda bir başka gerçek.
Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar “Özerk Su Kurumunun” hazırlanan yasasıyla faydalı olamayacağını söylüyor ve ekliyor;
“Su kurumu Belediyelere suyu satacak, parasını belediyenin devlet katkısından kesecek, bu da başka sıkıntılar yaratacak. Belediyelerin yatırımları, kuyuları, isale hatları var, yıllarca yatırımlar yapılmış. Bu yatırımları biz kuruma veremeyiz. Benim bunu kabul etmem mümkün değil.
Su kurumu özerk olacak deniyor, siyasilerin seçtiği bir yapı nasıl özerk olacak, bize suyu kaça verecekler? Yetkili makamlar bir yasa çalışması yaparken, ilgili yerlere de danışmaları gerek. Güzelyurt’ta narenciyeci var, onların kaynakları var. Bunlar ne olacak? Her şeyi düşünmek gerek. İyi tarafı, suyu kullanan ödeyecek, ödemeyenin kesilecek, eski alışkanlıklar olmayacak.
Özerk kurum, her partinin atadığı insanlardan oluşacak. Ve milletvekilleri seçecek. Bu sağlıklı olmayacak. En güzeli bu kurumu yönetebilecek insanları başvuru alarak en iyi şekilde seçmek ve görev vermek. Şuan Belediyelerin su yönetimi zarar eder bir durumdadır.
Biz bunu BESKİ ile çözmeyi düşündük. Ya da özel bir şirkete yatırımı verip oradan kazanç sağlayarak. Artık kararı hükümet verecek. BESKİ, Belediyelerin yaptığı işi tek elden yapacak. Zarar ederken bunu kara geçirmek zorundayız, olmazsa bu şirketin bir mantığı yok.
Şuan da hazırlanan Özerk Su Kurumu Yasası ile BESKİ çalışamaz. Yatırım hangi bölgeye öncelikli olarak yapılacak. İktidar partisi bu yasa ile kurumda etkin olacak, ne değişecek, bu şekilde yürümez. Yasa hazırlanırken bizden görüş istenmedi. Özerk Su Kurumu bu yasayla, BESKİ’nin önünde bir engeldir.”
Mahmut Özçınar böyle düşünüyor.
Su geldi, yarın tören yapılacak, kurdele kesilecek, fakat tartışması daha çok sürecek.

 

Bu haber 636 defa okunmuştur

:

:

:

: