“Cezaevi suçlu üretiyor”

Zaman zaman gündeme geliyor, konuşuluyor, yazılıp, çiziliyor.
Zaman zaman gündeme geliyor, konuşuluyor, yazılıp, çiziliyor.
Cezaevi nedir? Amacı veya görevleri nelerdir?
Sırf suç işleyen insanları, bir binaya kapatıp, ceza çekmelerini sağlamak mı, yoksa bu insanları yeniden topluma kazandırmak mı?
Kıbrıs Türk Gardiyanlar Birliği Başkanı Salih Kayalı, Başkan Yardımcısı Şenol Akcebel ve Genel Sekreter Özgür Edebali ile cezaevi gerçeğini konuştuk.
Çok acı konuştular, durum oldukça ciddi ve vahim, her satırlarının altını çizdim.
Ama özellikle Şenol Akcebel’in bu sözleri konuyu özetledi;
“Bu cezaevinde sorunlar bitmez. Altyapısı yok, kırk kişilik koğuşlarda ayrı ayrı suçlardan yatıyor insanlar. Cezaevi ıslah edici değil, en kötüsü de budur. Cezaevinin amacı insanları topluma kazandırmaktır. Ama bizim cezaevimiz suçlu üretiyor.”
Cezanın ve cezaevinin amacında caydırıcılık veya ıslah olmalı.
Bunların tam olarak yapılabilmesi, amaca ulaşılabilmesi için sistemin bir bütün olarak sağlıklı çalışması gerek.
En başta fiziki altyapısıyla hazırlanmış bir bina ve yasalarla desteklenmiş bir sistem şart.
KKTC’nin yeni bir cezaevi binasına ihtiyacı var mı? Evet vardır.
Daha önceleri bu konuyla ilgili ağırlıklı olarak düşüncem şuydu;
Yeni bir cezaevi yapılacağına, suçlular ve suçlar azaltılsın.
Fakat bu ihtiyacın sadece suçlu sayısıyla ilgili olmadığını, cezaevinin gerçek görevini yapabilmesi için, yeni binanın şart olduğunu görüyorum.
Daha çağdaş, daha modern, daha donanımlı, daha güvenli, yaşam alanlarının insan odaklı, kütüphanesi, spor salonu ve daha birçok eklentisiyle yepyeni bir bina.
Giriş- çıkışlarda kim olursa olsun herkesin uymak zorunda olduğu kurallar, cezaevi içinde para kullanılarak yapılmayan alışverişler ki başka ülkelerde cezaevleri içinde para kullanılmıyor.
Mahkûmların banka hesaplarına yatırılan maddi kaynaklarla, direk hesaplarında alınarak yapılan alışveriş sistemi kullanılıyor.
İçeride para olmadığı, para dönmediği için uyuşturucu da satılamıyor, kumar da oynanamıyor, parayla birilerinden bazı amaçlar için yardım da alınamıyor.
KKTC’de yeni cezaevi binasıyla beraber, özellikle gardiyanların eğitim, teçhizat ve yasal eksikliklerinin giderilmesi de gerekiyor.
Bir aylık bir eğitimle kimse gardiyan olamaz, suç ve suçlu çeşitlerine göre mahkûmlara nasıl davranılacak, sonuçta ceza altında olan insanlar, onların psikolojik ve sosyal durumlarını nasıl analiz ederek, yaklaşacak, bir olay sırasında ilk yardımı nasıl yapacak, hangi durumda nasıl ilk müdahaleyi gerçekleştirecek?
Bunlar çok önemli ve şuan cezaevinde eksik olan, aynı zamanda eğitim sırasında da gardiyanlara tam olarak verilemeyen öğretiler.
Islah etme, topluma kazandırma ilk ve en önemli amaç.
Meslek sahibi yapma, dışarıya çıktıkları zaman yeniden suçla para kazanmak, hayatlarını bu yolla devam ettirmek yerine, mümkün olduğunca iş becerisi kazandırmak da ıslah ve topluma kazandırmanın en önemli tarafları.
Son yirmi yılda KKTC cezaevinde meslek öğrenen tek bir kişi var, cezaevinde berberlik yapan genç bir insan bugün kazandığı bu mesleği sürdürüyor.
Bizim için ne kadar acı bir gerçek.
Türkiye’de büyük markalarla, fabrikalarla yapılan anlaşmalar neticesinde mahkûmlar çalışıyor, üretiyor, meslek sahibi oluyor.
Tek veya iki kişilik koğuşlar, güvenliğin sağlanabildiği, teknoloji ile desteklenmiş alt yapı, oysa şuan bizim cezaevimizde olan kameraların birçoğu çalışmıyor, tuvaletler ve duşlarda, elektrik tesisatlarında, kanalizasyon konusunda ciddi sorunlar var.
Bir başka konu hatta tehlike, cezaevine giren insanlar, özellikle gençler, trafik, mazbata veya uyuşturucu kullanma suçundan oradaysa başka suçları da öğrenerek çıkıyor cezaevinden.
Suçluların, suçlarına göre ayrıldığı mekânlar yok, bu şartlarda bu cezaevi bunları sağlamaktan çok uzak.
Türkiye adalet bakanlığı yeni cezaevinin yapımını hibe olarak teklif etmiş, sonrasında Haspolat’ta yer ayrılmış, yine kaynak ayrılmış ama hala yapılmamış.
Öyle ki Türkiye Adalet Bakanı binanın yapıldığını biliyor, sorun cezaevini yapacak firmanın Türkiye de belirlenecek olması.
İhaleler elbette bizim ülkemizi ilgilendiren yatırımlarda, kuzey Kıbrıs’ta açılmalı, bizim insanımız yapmalı, fakat cezaevi konusunda tablonun geneline bakılmalı.
Bu konu geciktikçe ülkeye, topluma, gençlere, geleceğe verdiği zarar artıyor.
Bir orta yol bulunmayacaksa hükümet iradesini ortaya koyarak bu işin yolunu açmalı.
Yoksa zarar gün geçtikçe daha da büyüyecek.
Bu haber 623 defa okunmuştur

:

:

:

: