Talat, CTP için tarihi bir isim olarak kalmak istiyorsa...

Siyaset, her zaman canlı, hareketli ve değişkendir.
Siyaset, her zaman canlı, hareketli ve değişkendir.
Her türlü hamle, yeri ve zamanı geldiğinde yapılabilir, yapılmalıdır.
Yapılacak hamleler kime ve neye göre yapılacak, mesele budur.
Bu ülkenin geri kalmasının, detaylarda boğulmasının, siyasetin çaresizliğinin, üretimsizliğinin en önemli nedeni istikrarsızlıktır.
Siyasetin, kamusal kaynakların, ülke yönetiminin kişiselleştirilmesi de ciddi bir sorundur.
Bu devlet yönetiminde, son iki yılda, iki başbakan, yirmi dört bakan değişti.
Her dönem bakanlıklar, daireler, kurumlar, dengelere göre değiştirildi, yönetimler, bağlı olunacak idareler belirlendi, müdürler, bürokratlar değişti.
Değişmeyen tek şey, yönetim anlayışı, vizyonsuzluk ve toplumun beklentilerinin karşılanmaması oldu.
Deneme-yanılma, yap-boz, biri yazdı- biri sildi, sadece zaman kaybettirdi.
Ülke yönetiminde deneyimli bir isim, Mehmet Ali Talat Cumhurbaşkanlığı makamından sonra CTP’nin başına geçti.
Hemen arkasından hükümet ortağı olan DP-UG yerine yeni bir ortak aramaya başladı.
Kurultay öncesi güçlü olmak isteyen UBP yönetimi ile ortaklık noktasında anlaştı.
CTP-UBP hükümeti reform hükümeti olacağız diye yola çıktı.
Yaklaşık üç aylık bir hükümet süreleri var, parti içi dengelerin önde tutulmasından başka bir icraat henüz görmedik.
Daha öncede yazdım, ilk başta düşünülen ve söylenenler farklıydı, bu konu da bir hatırlatma yapayım;
Talat bu riske neden girdi, neden siyasi geçmişini tehlikeye attı?
“Partinin toparlanmaya ihtiyacı var. Bugünkü durum kabul edilebilir değil.
Manifestomda yer alan birçok konu hükümet programında var. Ama çeşitli sebeplerden yapılmadı. Bunları konuşacağız ve takvimlendireceğiz.
Olmazsa da bunu halka açıklayacağız. Yeni bir hükümet kurulacak, iki parti var ve ikisine de aynı yakınlıktayız. Bu ülkede ciddi ihtiyaçlar var.
Kavga değil, kucaklayıcı hükümet olacak. Partizanlık yapmayacak, istihdam yaparken ayırımcılık yapmayacak, ülkenin hükümeti olacak, söz verilen konuları yerine getirecek, KIB-TEK, BRT, DAÜ, LAÜ özerkleştirilecek.
İyi bir ekip oluşturulacak. Diğer partinin atadığı Bakanları ben o gün öğrenmeyeceğim. Neden bu isim bu Bakanlığa atandı, bunu soracağım. O işte uzman insanlar, o işin başına getirilecek.
CTP daha önce ülkede siyaset belirleyen tek partiydi. Bugün bir kısırlık var. Geç kalınıyor. Ben iki yıl için geleceğim, tekrar da aday olmayacağım. CTP’nin toparlanması, ülkenin çözüm bekleyen sorunlarının çözülmesi, yapmak istediğim bu iki noktadır.”
Henüz hükümet arayışı devam ederken, Mehmet Ali Talat bunları seslendirmişti.
Bakanlıklar işin uzmanlarından seçilmedi, parti içi pazarlıklarla belirlendi.
Neyin, neden yapıldığı halkla paylaşılamadı.
Son olarak kabinenin CTP kanadında üç değişiklik yapıldı.
Rutin işler dışında, istenileni vermeyen üç isim yerine partinin genç, dinamik ve donanımlı üç yeni ismi kabineye dahil edildi.
Talat’ın gelmesinden sonra ilk hamle olarak beklenti bu yönde değişimlerdi.
Keşke en baştan tüm kabine üyeleri genç ve yeni isimlerden seçilseydi, başbakan da bu isimlerden biri olsaydı.
Neden ilk başta bunlar yapılmadı, neden üç ay sonra?
Yapılan değişikliklerde isimler tartışılmıyor, tartışılan bu adımın zamanlaması.
Parti içine dönük olarak mı, yoksa başka sebepler mi bu değişimi getirdi?
Bunlar tatmin edici şekilde açıklanmalı.
Mehmet Ali Talat, CTP için tarihi bir isim olarak kalmak istiyorsa, parti dengelerinden arınıp, değişimin, yenilenmenin önünü daha cesur ve zamanında yapmalı, bunu başka makam ve yönetim kademelerine de yansıtmalı.
Bu haber 688 defa okunmuştur

:

:

:

: