“Toprak Ürünleri Kurumunda 30 milyonluk fon nerede?”

Tarım Bakanımız değişti.
“Tarım Bakanımız değişti. Önemli olan isimler değil. Önemli olan hükümetlerin politikalarıdır. Maalesef şuan Mecliste bizi temsil eden, bizim sorunlarımızı bilen, anlayan biri yok. Tarımla ilgili konuşabilen, sıkıntıları yakından gören yok. Lefkoşa da oturup çiftçinin sorunlarını çözemezsiniz. Her kesimden insanların Mecliste olması ve her kesimin, yönetim çatısı altında temsil edilmesi gerek.
Biz bu hafta ürün bedelini alamazsak bu hem yöneticiler, hem de üreticiler için iyi olmayacak. Çiftçinin dayanacak gücü kalmadı. Üretici kimseye gebe değil, biz üretiyoruz, yöneticiler bize gebedir.
Üreticiler artık elli yaş ve üzeridir. Gençler bu işi yapmıyor. Köylerinden ayrılıyor. Durum git gide kötüleşiyor. Biz üç yıldır ödenek almadan üretiyoruz.
Toprak Ürünleri Kurumu kötüye gidiyor. Kurumu ayakta tutmak için hem üreticinin, hem de tüketicinin cebine el attılar. Toprak Ürünleri Kurumunun durumunu bilmek istiyoruz, bize devretsinler, yönetimde esas söz sahibi olmayı istiyoruz. Toprak Ürünleri Kurumu, KTHY gibi olacak, gidişat budur. TÜK ülkede fiyat dengesini kurar, kar elde eder. Peki, nereye gitti bu kar? TÜK bitmiştir.
Soruyorum, 30 milyonluk arpa buğday fonu nerde? Bu para ortada yok. Bu kurumun hiçbir sermayesi, gücü yok mu, kırk yıldır hiç kar elde etmedi mi? 12 yerde şube kurup personel istihdam etmekle ne elde etti bu kurum?”
Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Kelle çiftçinin durumunu özetledi.
Diyor ki;
“Üç yıldır, doğru dürüst ödenmeden üretmeye çalışıyoruz.”
Konu sadece para değil, tarımla ilgili, Türkiye’den gelen suyu tarımda kullanma adına herhangi bir politika yok.
Meclis üç ay tatil yaptı, suyla ilgili bir yol haritası bu süre içinde belirlenebilirdi.
Gençler artık çiftçilik yapmıyor, yapmak istemiyor.
Üretici yavaş yavaş topraktan kopuyor, en kötüsü de bu.
“Toprak Ürünleri Kurumu battı, iflasını açıklasınlar” diyor başkan.
Bir kurum daha kötü yönetim, partizanlık, politikasızlık, popülizm ve siyaseten yanlış kararlar sonucu dibe indi.
Yazık, piyasada denge olan, alan ve karını koyarak satış yapan kurum batış noktasına geldi.
Durum buyken, akıllardan gitmeyen KTHY bir kez daha hatırlandı.
Yıllar geçti hala ne sonuç var, ne niyet, ne de sorumlu.
Görünen o ki TÜK de aynı kaderi yaşıyor, bize düşen yine aynı konuları konuşmak ve yazmak.
Belki klasikleşti, ağzımıza, cümlelerimize, kalemimize yerleşti.
Her taraf sorun, sıkıntı, sağlık, eğitim, üretim hepsinin hazin durumu ortada.
Bu ülkede ne seçim biter, ne kurultay, ne bakanlık, ne makam kavgası.
Ama insan ve insan odaklı her ne varsa böyle biter, böyle bitirilir.
Bu haber 663 defa okunmuştur

:

:

:

: