Yüz birinci göç yılımız

Kıbrıs tarih boyunca huzur bulmadı.
Kıbrıs tarih boyunca huzur bulmadı.
Sebebi elbette çok, özellikle coğrafi konumu, Akdeniz de bir uçak gemisi gibi uzanması, hiç rahat bırakmadı.
Çok şey değişti adada, en fazla da insanlar değişti.
Kıbrıs adasının ve Kıbrıslı Türklerin en büyük kaybı, insan gücü, yerli nüfusun göç etmesi oldu.
1917 yılında İngiliz idaresi ve idarenin çıkarttığı genelge ile 30 bin Kıbrıslı Türk göç etti.
1950’li yıllarda, ada da yaşanan olaylar, Kıbrıslı Rum ve Türklerin birbirleriyle çatışması göçü hızlandırdı.
40 bin Kıbrıslı Türk başka coğrafyalara göç etti.
Nihayet olaylar, çatışmalar, savaş bitti derken, 1974 yılından bu yana en az 60 bin insanımız daha göç etti.
Bu göç farklı sebeplerden halen devam ediyor.
1974 sonrası göç, en zor yıllarda yaşananlardan daha fazla.
Bu bir kader veya tesadüf olmasa gerek.
Yıllardır aynı anlayış değişmedi, endişe etmesi gerekenler için hala daha “gelen de, giden de aynı”.
Yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türkler, maddi manevi bir beklentileri olmadan, bu ülke de özlenen bir hareketlilik yarattılar.
Bir den fazla ülkede yaşayan ve tek ortak yanları “KIBRIS” olan insanlar bir araya geldiler.
“Yurt Dışı Kıbrıs Türkleri Birlik Platformu”.
Kuzey Kıbrıs’ta, hareketsizlik, umursamazlık, üşengeçlik, vurdumduymazlık, nemelazımcılık, sahiplenmeme anlayışına inat ürettiler.
Biz onlara gidecekken, onlar bize geldiler, bu ülkenin parlamentosunda temsil edilmek istiyorlar, ülkeleri ile bire bir bağ kurmak, enerji ve tecrübelerini kuzey Kıbrıs’la paylaşmak, yatırım yapmak, çocuklarına Kıbrıs’ı aşılamak gayeleri var.
Yıllardır bir çalışma sürdürüyorlar.
Birçok ülkeden farklı modeller ve yöntemlerle, ülke içindeki iradeyi etkilemeden, seçme-seçilme-temsil edilme adına örneklerle çalışmalar yapıp, düzenlemeleri yapacak siyasi iradeye sundular.
KKTC de 5 seçim bölgesine ek, 3 yurt dışı seçim bölgesi eklenmesi, İngiltere ve çevre ülkeler, Türkiye ve çevre ülkeler, Avustralya ve çevre ülkeler, diye organize edilerek, üç veya daha fazla temsilci göndermek için kolları sıvadılar.
Yasal olarak, her türlü mükellefiyeti yerine getiren, vergi veren, ülkeye gelip-giden, askerlik yapan, KKTC kimliği olan yaklaşık 40 bin insana bu haklarının temsil edilmesi gerek.
Bu girişim yapılırsa bunun arkası gelecek, yaklaşık altı yüz kırk bin civarında insanımız bu ülkeden başka ülkelerde hayatını devam ettiriyor.
Bu ülke, bu insanları kazanmak zorunda.
Günden güne irade sorunu yaşayan, vatandaşlık diye bir sorunu sürekli gündeme gelen, müzakere sürecinin en ciddi konusu olan vatandaşlık tartışmasından, bu ülkenin kendi insanlarını dışlama lüksü yok, bu durum ülkeye yapılan en önemli kötülüklerdendir.
Sürekli göç veriyoruz ve kimsenin derdi değil, en üzücü olan budur.
Dünyada kullanılan yöntemler var, Türkiye, İtalya, Estonya, Güney Kıbrıs, yurt dışında yaşayan insanlarını, lobicilik faaliyetlerinde kullanıyor, destekliyor, bundan maddi, manevi kazanç sağlıyor, insanını ülkesine bağlı tutuyor.
Kendi insanlarına sahip çıkmayan ülkeyi, kendi insanları da sahiplenmez.
Sonuçta sadece çıkar için kullanılan bir ülke ve devlet yaratılır, günün sonunda gidecek yeri olanlar gider, gidecek yeri olmayanlar ise memleketin yükünü çekmeye devam eder.
Bu haber 694 defa okunmuştur
  • ibrahim hüseyin   - 07.12.2015 Nefis bir yazı bizleri buralarda unuttular çünkü onların işine yaramayız. Lütfen biz Kıbrıstan uzak ama bu adaya sevdalıları gündemden düşürmeyin. bu yazı gerçekten mükemmel.
  • Kıbrıslı Türkler Mehmet Kadir  CALGARY CANADA - 07.12.2015 Kıymetli Yazarım, Değerli gerçekci bir yazı. Teşekür ederim. Yurt dışında yaşıyan Kıbrıslı Türklere oradaki yönetim oy verme kakkı vermezse, Kıbrıslı Türk sözünü kullanmasınlar. Kuzey Kıbrısta yaşıyan Kıbrıslı Türkler desinler, daha doğru olur. Bizi buralarda mağdur etmesinler.

:

:

:

: