Son kulvara mı girildi?

Göreve geldiği günden itibaren, temkinli ama iyimser açıklamalar ve bilgilendirmeler yapıyor Cumhurbaşkanı Sn. Mustafa Akıncı doğal olarak.
Göreve geldiği günden itibaren, temkinli ama iyimser açıklamalar ve bilgilendirmeler yapıyor Cumhurbaşkanı Sn. Mustafa Akıncı doğal olarak.
“Müzakerelerde son kilometreye girildi”. BM Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide bu sözleri çok kısa bir süre önce söylemişti ve hepimiz de tebessüm etmiştik nedense!
Yine kısa bir süre önce Anastasiadis de “ Mayıstan önce bir çözüm mümkün” sözünün ardından şimdi de buna bağlı olarak “mayıs ayındaki seçimler ertelenebilir” diyor.
AB Bakanı Başmüzakereci Volkan Bozkır “Mart'ta referandum ihtimali güçlü” diyor bir yandan… Sonra da birkaç yerde bunu tekrarlıyor.
Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry ne demişti? “Siz anlaşın da biz her türlü destekleyeceğiz”.
Kimin hangi gün gelip gittiğini dahi takip etmekte zorlandığımız bir trafik yaşanıyor Kıbrıs’ta. Dünya Dışişleri Bakanları’nın, çeşitli siyasilerinin ve diplomatlarının uğrak yeri haline geldik maşallah!
Süper güçler tarafından Kıbrıs’a gösterilen bu ilgi ve alakanın yanında, Dünya Bankası ve IMF’nin de bu konuda ‘biz varız’ şeklinde fikir beyan etmesi de Kıbrıs sorununda ciddi mi ciddi gelişmelerin olduğunun da göstergesi aslında…
BM Genel Sekreteri Ban ve BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin önerisiyle Rusya, ABD, İngiltere, Almanya ve Çin’in de aralarında bulunduğu BM Güvenlik Konseyi ülkelerinin sürece müdahil oldukları bilgilerini de bizi hiç şaşırtmayacak şekilde Rum basınından öğreniyoruz. Artık ufukta iyice belirginleşmiş yeni bir Kıbrıs Planından bahsediliyor. Hatta içeriğinden ve maddelerinden de detaylar veriliyor.
Görülen o ki, Mart 2016 tarihinde halkların onayına sunulacağı kuvvetle muhtemel Kıbrıs planı son şeklini alma noktasında… ve görülen o ki, işin en sonuna gelinme noktasında…
Bir siyasimizin, bir Tv programında kendisine “Sizce ufukta bir erken seçim mi var?” şeklindeki soruya, “ufukta seçim değil referandum var” diye yanıt vermesi de bunu destekler mahiyette olmuyor mu?
Şu sıralar yeterince bilgi sahibi olamasak da, eninde sonunda nasıl olsa halka sorulup onay alınacak ya… ondan rahatım. Ada’daki atmosferi, “çözüme en yakın zaman” olarak adlandırmak doğru olur mu? Bilemeyiz ama bunu ilk önce bu Aralık ayında, ardından da Ocak 2016’da göreceğiz nasıl olsa!
Bu haber 261 defa okunmuştur

:

:

:

: