Yatak odalarına bekçi mi? Yoksa değişik yöntemler mi?

Kıbrıs müzakerelerinin devam ettiği ve umut pompalandığı bu günlerde. Masaya getirilen önerilerden biri, mizah konusu oldu. Öneri, Rum tarafından geldi.
Kıbrıs müzakerelerinin devam ettiği ve umut pompalandığı bu günlerde. Masaya getirilen önerilerden biri, mizah konusu oldu.
Öneri, Rum tarafından geldi.
Oluşacak, Federal yapıda nüfus.
1/4 olacakmış.
Yani.
4 Rum’a karşın, bir Türk.
Bu oran.
Olası bir çözümden sonra da, belirli periyotlarda veya zamanlarda, kontrol edilip. Bu orana süreç içerisinde ne kadar uyulduğunun, hesabı kitabı yapılıp. 1/4 oranının korunması için, gerekli tedbirlerin alınması.
Tabii, bu tedbirlerin ne olacağı daha belli değil.
1/4 oranı daha masada görüşülmedi.
Güneyin önerdiği veya önereceği.
Talepte bulunacağı söylenen, bir öneri.
Bir kolaylık olsun diye.
Görüşme masasındakilere, bu konuda bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum.
Hani bu konu ile ilgili, görüşmeciler ve heyetleri, zaman kaybetmesinler diye.
Bizimkisi bir katkı mahiyetinde.
Federal Cumhuriyette, Rum tarafınca önerilen bu oranın, bozulmaması için.
Belirlenecek bir süre veya süreler içerisinde, nüfus dairesinden alınacak doğum oranları karşılaştırılarak. Her doğan bir Türk çocuğu için, Rum yetkililer, dört Rum aile seçerek, 1/4 korumaya çalışabilirler.
Bir de bakarsınız ki, dört aileden ikisi, ikiz doğurdu.
Yani altı çocuk.
Bu defa, oran tutmaz.
6 ‘ya 1.
Eksik olan
Yarım Türk çocuğunu, bütüne nasıl tamamlayacaksınız?
Başka bir Türk ailesi bulunup, çocuk yapması mı, önerilecek?
Veya istenecek.
Türk ana da, ikiz yaparsa bu süreç devam mı edecek?
Yoksa Sn. Akıncı’nın dediği gibi:
Yatak odalarına, bekçi mi dikilecek?
Adanın tümünde, rüşvet aldı yürüdü.
Dikilecek bekçilerin.
Rüşvetle, satın alınmayacakları, ne malum?
En geçerli yöntem. Tarih süreçleri içinde, değişik yörelerde kullanılan “Bekaret kemerleri veya zincirleri.”
Bu kemerler sayesinde, hem erkeklerin.
Hem de, kadınların, cinsel münasebette bulunmalarını engelleyen ve dolayısı ile, nüfus artışını da, önleyen cisimlerdir.
Bu kemerler sayesinde, 1/4 oranı gayet korunabilir.
Fakat bu yöntemde de, bekaret kemerinin anahtarının kimde olacağıdır.
Anlaşmada, bu konu sarih olarak belirtilmelidir.
Aksi takdirde, işin içinden çıkılmaz bir mecraya, gidilebilir.
Yoksa bu anlaşmaların ve doğacak statünün, korunması için, garanti sistemi devam edecekse, en uygunu:
Anahtarların.
Garantör ülkelerde kalmasıdır.
Anlaşmayı BM – GK de, onaylayacağına göre.
Anahtarlar konusunda, GK yetkili olabilir.
Hangi kemerin deliğine anahtarı sokacağına, yetkili merciinin muhakkak
Anlaşmaya yazılması gerekmektedir.
Bu durumda, nüfus oranına göre:
220 bin Türk.
803 bin de, Kıbrıslı Rum olacağına göre.
Toplam 1 milyon 23 bin adet, bekaret kemerine ihtiyaç hasıl olacaktır demektir.
Tabii, bunlara da, kancık ve erkek anahtar gerekecek.
Her kilidin anahtarının, farklı olması gerektiğini de, belirtelim.
Bundan, dolayı.
Federal Cumhuriyette ve Kanat Devletlerde, bir anlamda da işsizliğin önüne geçilir.
İstihdam kaynağı da, yaratılmış olur.
Tabii, bunun da maliyetinin.
Liderler tarafından, masada dillendirilmesi gerek.
Ayrıca, bu kemerleri yapacak olan sektörlerde.
Başka ülkelere de, bu kemerleri ihraç ederek “ bekaret kemerleri sanayiini “ de, oluşturmuş oluruz.
Yok, bu yöntem.
Maliyeti yüksek.
Uygulanabilirliği zor, ise.
Maliyeti daha düşük olan, değişik bir yönteme gidilebilir.
Bu yöntem, Osmanlı Sarayında uygulanan bir yöntemdi.
O da.
Nüfusun korunması için, erkeklerin hadım edilmesi.
Hadımın ne olduğuna, bir bakalım:
Kısaca, erkeğin kısırlaştırılması, anlamına gelir.
Bu tıbbi bir operasyonla, mümkün olur.
Veyahut.
Çin Halk Cumhuriyetinde olduğu gibi.
Doğum kontrol hapı da, Güney’in istediği oranları koruyabilir.
Değerli okurlarım.
Güney’in talepleri doğrultusunda, bu gün bu mizah yazısını yazmak ihtiyacını duydum.
Adamlar, neslimizin devam etmesine bile, engel koymaya çalışmaktadırlar.
Bu zihniyetle.
“Bir arada yaşayacak” mışız.
Aklıma, rahmetli İnönü’nün, bir tekerlemesi geldi
“ Hadi canım, sizde .”

Bu haber 204 defa okunmuştur

:

:

:

: