38. Uluslar arası KIBATEK Edebiyat Şöleni…

KIBATEK’in açılımı şöyle: Kıbrıs- Balkanlar- Irak- Avrasya Türk Edebiyatları Kurumu. Kurum 1998 yılında kuruldu.
KIBATEK’in açılımı şöyle: Kıbrıs- Balkanlar- Irak- Avrasya Türk Edebiyatları Kurumu.
Kurum 1998 yılında kuruldu. İzmir’den gelen heyet, Kıbrıslı sanatçılarla buluşup ilk adımı Mağusa’da attı. Ne var ki 2002 yılında Kıbrıs kanadı, ayrılmak istediğini bildirip ısrar edince kurum ikiye bölündü. Ben Türkiye ayağı ile yoluma devam ettim. Pek çok Kıbrıslı arkadaşım da Türkiye KIBATEK etkinliğinde seve seve görev almaktadır. Keşke ayrılınmasaydı.

Kuruluşundan beri, 17 yıldır aralıksız görev almaktayım. Beş ay önce sizlerin de bildiğiniz gibi Gürcistan’daydım.

Kurumun ana amacı: TÜRKÇE konuşulan ülkelerle (Zaten dünyanın hemen hemen her yerinde Türk dili ağız, lehçe farklılıklarıyla kullanılmaktadır.) kardeşlik ilişkileri kurmak, tercümeler yapmak, edebiyat ve dil alanındaki gelişmeleri -değişimleri paylaşmak… Bunu yaparken de özellikle üniversitelerle bağlantı kurup onların
Türkoloji bölümleriyle işbirliği yapmak…

Şu anda KIBATEK tam 41 ülke ile bağlantı halindedir.

İZMİR’de düzenlenen 38. etkinliğimize 14 ülke Türkolog, şair, yazar, araştırmacı ve öğretim görevlileri olmak üzere katılmıştır. Ben de KKTC Kültür Müdürlüğünün desteği ile katıldım.
Bu yıl katılan ülkeler:

Almanya, Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna Hersek, Bulgaristan, Gürcistan, Irak, İtalya, Kosova, KKTC, Özbekistan, Romanya, Türkiye, Yunanistan…

NERİMAN CAHİT

Yola çıkmadan iki gün önce bildiri konum olarak seçtiğim NERİMAN CAHİT’i evinde ziyaret ediyorum. Birkaç saat görüşüyoruz. Neler yapacağımı anlatıyorum. Bende olmayan kitaplarından da imzalıyor. İkimiz de çok heyecanlıyız. Zaten ben onu genel edebiyat içinde Gürcistan’da da tanıtmıştım, çok ilgi çekmişti.

Uçağım Cuma öğleden sonra ( 4 Aralık). Açılışa yetişmem gerekiyor. Gerçekten de konuşmalar yarıdayken yetişiyorum. KONAK’ta Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezindeki açılış son derece görkemli… Belediye Başkanları, Bosna Hersek Fahri Başkonsolos’u Kemal Baysak, Gürcistan Konsolos Muavini Makvala Kharevaba katılıyor. Ne yazık ki Kıbrıs’ın İzmir Konsolosluğundan kimse gelmiyor. Ege Kültür Vakfı Başkanı… Gazeteciler, kameramanlar, üniversite öğrencileri, yazarlar, şairler… Çok kalabalık bir davetli grubu…

Geç saatlere kalmadan ayrılıyoruz. Yarın çok erken kalkmak zorundayız. TİRE bizi bekliyor.

TİRE BULUŞMASI

Cumartesi sabah erkenden buluşma yerinde toplanıyoruz. Tire Belediyesinin gönderdiği araçla Tire’ye hareket ediyoruz. Tire İzmir’e 90 km. uzakta bir ilçe… Yol boyunca Ege Bölgesinin zenginliklerini görme fırsatı buluyoruz. Bereketli topraklar… Ne ekseniz yeşilleniyor…

Tire, hayli büyük bir ilçe… Daha girişte bozulmamış kasaba havasıyla, gülen yüzlerle karşılaşıyorsunuz. Çevre tertemiz…

Otobüs belediyenin önünde durduğunda bekleyenleri görüyoruz. Herkes hoş geldiniz diyor. Halkla İlişkiler Sorumlusu ÖZGE YORGUN bizi sıcacık gülümseyen yüzüyle karşılıyor. Gün boyunca bıkmadan usanmadan bizimle dolaşıyor. Tire’yi sevdiriyor bize…

Hazırlıklar yapılmış, başkanın odasına alınıyoruz. En çok ilgimi çeken,beni mutlu eden görüntü, başkanın arkasında asılı kocaman Atatürk resmi…
Başkan yerine başkan yardımcısı Sayın MURAT SANUS bizi kabul ediyor. Çok tatlı bir sohbet ve ülkelerin tanıtımı… Ardından hediyelerimizi ve kitaplarımızı sunuyoruz. Sıra Tire’yi tanımaya geliyor.

Önce Tire Müzesinden başlıyoruz. Hazırlanmış broşürler harika… Belediyenin çok güzel işler yaptığına tanık oluyoruz. Müze girişinde el sanatları bölümünde belediye tarafından işe alınmış dokumacı, hasır ören, çizme yapan, semer diken, yorgancı… bir sürü insanı bizzat o işleri yaparken görüyorsunuz… Canlı canlı yapılan işlere tanık oluyorsunuz. Kimisiyle uzun uzun sohbet ediyoruz. Bunlardan birisi dokumacı ustası ETHEM TIPIRDIK… Ardından arkeoloji bölümünü geziyoruz. Son derece güzel yerleştirilmiş, dizilmiş eserler…

Tire’nin SALI PAZARI da çok meşhur… Çevre köy ve kasabalardan hatta İzmir’den gelenler bile olurmuş. Bereketli toprakların sağlıklı ürünlerinin satışa sunulduğu gün… Tepelere yukarılara yürüyoruz. En çok bayıldığım şey de bizde olduğu gibi sokaklarda portakal ve liman ağaçlarını görmek oluyor… Belediyenin satın alıp restore ettiği konaklar butik otel olarak kullanıma sunulmuş. GÜLCÜOĞLU ve KİRAZOĞLU KONAĞI bunlardan… Sıcacık atmosferi, korunmuş özellikleriyle harika mekanlar… Bahçelerinde fotoğraflar çekiyoruz…

Öğle yemeği için DEREKAHVE KANYONUndayız. Doğal güzellikleriyle şahane bir atmosfer… Yeşilliklerin, akan derenin kenarında yükselen kahve, belediye tarafından neo-klasik tarzda inşa edilmiş. Kuş sesleri arasında kendinizden geçiyorsunuz. Hemen yakınında M.S 5.yy.da yapılmış AYAZMA var. Küçük bir kilise. Meryem Ana’nın MS. 44. Yılda burada bir süre yaşadığı anlatılıyor.

Daha gezecek çok yerimiz var. Restorasyonu yapılan çarşıları, bedesteni görüyoruz. İnanılır gibi değil. Topraktan tarih fışkırıyor.

Etkinlik için belediyenin salonunda toplanıyoruz. Önce imza saati ardından ŞİİR ŞÖLENİ başlıyor. Salon bayraklarla süslü. Tireliler, öğretmenler, öğrenciler ve biz… Her şiir okuyacağımda heyecanlanırım bilesiniz.

Zaman su gibi akıyor. Tire Belediye Başkan yardımcısı yine bizimle… Şölende dans gösterimiz bile var. Salon alkıştan çınlıyor. Program bitiminde Sayın MURAT SANUS’un elinden teşekkür belgelerimizi alıyoruz. Sahnede fotoğraflarımız çekiliyor. Gençlerle inanılmaz bir iletişim içindeyiz. Bizleri görmekten çooook mutlular. Başarıyla bir günü kapatıyoruz… Daha büyük bir mutluluk olamaz.

Özge Hanım’a ve bilgisayar görevlisi ANIL’a ayrıca teşekkür etmek isterim.
Hoşça kal TİRE… Seni unutmayacağım… Sizler EGE’ye giderseniz TİRE’yi mutlaka ziyaret ediniz…

Bu haber 208 defa okunmuştur
  • Teşekkür ederim Nurten Altınok  İSTANBUL - 23.03.2016 Sevgili Ayşe Tural, ne güzel ve detaylı anlatmışsın gezimizi. yüreğine sağlık. Sevgilerimle.

:

:

:

: